Yatırım Sepetleri / Tacirler Yatırım – (09.04.2020)

Piyasa Beklentilerimiz

Ekonomik beklentilerimiz: Virüs salgının ve ekonomiler üzerindeki büyük hasarının konuşulduğu bugünlerde, yurtiçinde gelen verilerin yavaş yavaş olumsuz etkileri yansıttığını görüyoruz. Yüksek frekanslı verilerin bu dönemde yakından takip edilmesi gerektiğini (örneğin kredi kartı harcamaları verileri) düşünüyoruz. Ay içerisinde 22 Nisan’da gerçekleştirilecek PPK toplantısı yakından takip edilecek. TL’deki değer kaybı faiz indirimleri önünde bir engel oluştursa da PPK en son karar notunda yılsonu enflasyon tahmini olan %8,2 üzerinde aşağı yönlü riskleri işaret ederek, faiz indirimleri kapısını açık bırakmıştı. PPK toplantısına kadar TL’de rahatlama görülmesi halinde faiz indirimlerine devam edilebileceğini düşünüyoruz.

Pay senedi piyasası beklentilerimiz: Koronavirüs salgını ve bunun sonucu olarak gelişen ekonomik büyümeye yönelik olumsuz beklentilerin önemli ölçüde pay senedi fiyatlarına yansıdığını düşünüyoruz. Ayrıca, Fed, AMB ve BOJ’un aldıkları kararlar küresel piyasalardaki aşağı yönlü riskleri sınırlamakta ve piyasaları kısmen de olsa desteklemektedir. Salgınla ilgili haber akışının kısa vadede piyasalarda oynaklık yaratabileceğini tahmin etmemize rağmen, BIST-100 endeksinin orta ve uzun vadeli yatırımcılar için değerleme açısından (2020T F/K: 5,3) oldukça cazip bir seviyede olduğunu düşünüyoruz. Salgın ile ilgili haber akışının azalmasıyla yatırımcıların daha çok ekonomik gelişmelere ve şirketler üzerindeki etkilere odaklanacaklarını tahmin ediyoruz. BIST-100 endeksinde 94.800 seviyesinin aşılması durumunda 98.000-100.000 aralığına hareket olabileceğini ancak olumsuz durumda 83.000 desteğine doğru geri çekilme yaşanabileceğini düşünüyoruz.

Faiz beklentilerimiz: Son dönemdeki yüksek oynaklık içerisindeki 10 yıllık tahvil faizlerinde %14 seviyesinin aşıldığı görüldü. Burada en önemli faktörlerden biri Türkiye’nin 600 baz puan seviyesinin üzerine yükselen ve son dönemde GoÜ ortalamasıyla olumsuz ayrışma kaydeden 5 yıllık CDS oranları oldu. Ayrıca salgının ekonomik etkilerinin bir miktar önüne geçebilmek üzere alınan önlemler çerçevesinde artan borçlanma ihtiyacının da etkili olduğunu düşünüyoruz. Son iki aydır yabancı yatırımcı çıkışı da devam etmekte olup, bono stoku içerisindeki payı %6,8’e kadar geriledi. Öte yandan, TCMB geçen hafta içerisinde aldığı ek önlemlerle ikincil piyasadan tahvil geri alım ihalelerinin önden yüklemeli yapılacağını ve limitin artırabileceğini belirterek faiz seviyesi üzerinde yukarı yönlü risklerin bir miktar önüne geçmiş oldu. Bu gelişmeler ışığında virüs kaynaklı küresel belirsizliklerin devam edeceği varsayımıyla 10 yıllık tahvil faizlerinin %14-15 aralığında dalgalanmasını öngörüyoruz.

Küresel piyasalar ve emtia beklentilerimiz: Koronavirüs salgını nedeniyle piyasalarda altına yönelik güvenli liman talebi güçlü seyrediyor. Bu çerçevede altın, Mart ayının ortalarında yaşadığı kayıplarının büyük kısmını telafi etmiş ve 1.450 $/ons seviyesinden yönünü yukarı çevirerek yeniden 1.600$/ons seviyesi üzerine yerleşmiş durumda. Altın ETF’lerindeki toplam varlıklar rekor seviyeye yükselirken, CFTC COT raporlarına göre yatırımcıların altında net uzun pozisyonları artmaya devam ediyor. İsviçre’deki altın rafinerilerinin kısmi olarak yeniden operasyona başlamalarına rağmen, küresel taşımacılıkta görülen aksamaların ve madenlerin üretim kapasitesinin %50’sinin altında çalışacak olmasının arz eksikliğini tam anlamıyla giderilemeyebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte arza ilişkin endişelerin ve yatırımcıların güvenli limanlara yönelmelerine bağlı olarak altın fiyatlarındaki yükseliş eğiliminin korunması ve fiyatların 1.670–1.700 $/ons bandını hedef alması söz konusu olabilir.

Çoklu Varlık Dağılımı

Birikimlerinde görece daha az dalgalanmayı tercih eden ve mevduat getirisinin bir miktar üzerinde getiri hedefleyen yatırımcılara yöneliktir. Bu sebeple Özel Sektör Tahvil fonu ve Kısa Vadeli Tahvil Bono Fonu yatırım dağılımının büyük bir kısmını oluştururken, dönem dönem fırsat görüldüğünde pay senedi fonlarına ve altın fonlarına %20’ye kadar yatırım yapabilir.

 

Görece daha yüksek risk iştahına sahip yatırımcılara yöneliktir. Portföy dağılımında orta vadede varlık alokasyonu odaklı bir yönetim tarzı izlenir. Portföyün en az %25‘lik kısmı Özel Sektör Tahvil Bono fonunda değerlendirilirken, iyi piyasa koşullarında pay senetleri ve altın fonlarına portföyün %40’ına kadar yatırım yapabilir.

 

Yüksek risk profiline sahip yatırımcılara yöneliktir. Karşılaştırma ölçütü hedefi orta ve uzun vadede BIST-100 endeksinin üzerinde bir getiri sağlamaktır. Bu sebeple piyasa koşullarına göre portföydeki pay senedi ağırlığı %100 oranına kadar çıkabilir. Yüksek riskli portföy anlayışıyla yönetildiğinden uzun vadeli düşünen yatırımcılar için uygun bir stratejidir.

 

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN