Moody’s Sonrası Senaryo

Onur Erkan Yıldız – 26.09.2016

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu Baa3 ‘ Ten Ba1 ‘e indirmesiyle birlikte Türk varlık ve yatırımcılarında tedirginlik hali hakim oldu. Karar öncesinde 2.96 seviyesine dayanan USD/TRY kuru karar sonrasında haftalık açılışını 2.99 seviyelerinde gerçekleştirdi.

Peki bu olumsuz hava ne kadar uzun sürebilir? Türkiye ekonomisi üzerinde etkiler nasıl olur? Biraz bu konuları inceleyelim.

Moody’s, Türkiye’nin 15 Temmuz etkilerini atlattığını açıklamasından iki gün sonrasında bu kararı verdi. Ekonomik olarak ise ;

1) Türkiye’nin yüksek boyutlu dış finansman ihtiyacına bağlı risklerindeki artış

2) Daha önce destekleyici olan borçlanma temellerinde, özellikle de büyüme ve kurumsal sağlamlıkta zayıflama

Uluslararası büyük yatırım fonları bir ülkeye yatırım yaparken en az iki kredi derecelendirme kuruluşundan “ yatırım yapılabilir” şartı arıyorlar. Bu da Türkiye’ye yabancı sermayeden gelecek olan yatırım boyutlarında azalma ihtimali doğurabilir. Türkiye’yi “ yatırım yapılabilir ” statüsünde tutan tek kredi derecelendirme kuruluşu olarak Fitch’i görmekteyiz. Fitch’de bu kararında değişime giderek statümüzü düşürürse, işlerimiz daha zora girebilir. Türkiye gelişmekte olan ülkeler içinde en iyi büyüme oranlarına sahip ülkelerden biri. Üç büyük kredi derecelendirme kuruluşundan da “yatırım yapılması önerilmeyen ülkelerden“ notuna sahip olmamız demek uluslararası büyük yatırım fonlarının Türkiye’ye akışının durması, hatta Türkiye’de ki mevcut fonlarında çıkışını hızlandırması anlamına gelebilir. Bu sürecin hızlanması da ilerleyen dönemlerde borçlanma ve ekonomik büyüme oranlarında yavaşlamalara sebep olabilir. Bu tip durumlarda benzer ülkeler benzer senaryolar ile başa çıkabilmek adına sıkı para politikası yönetimi ile çözüm aramışlardır. TCMB’nin de faiz indirimlerine devam etme olasılığı azalacağı gibi gelecek yıldan itibaren olası sermaye çıkışlarının artmasının ilacı olarak bakılabilecek faiz artırımlarına yönelmesi de gerçekleşebilecek senaryolar dahilinde düşünülmeli. Tabi bu süreçte yaşanabilecek bu senaryolar arasında Borsa İstanbul’da değer kayıpları, kurda yükseliş, şirketlerin kredi miktarlarındaki düşüş ile birlikte ekonomik problemler yaşaması gibi olaylar olabilir. İlk etapta finansal piyasalardan 5-10 milyar dolar arasında zorunlu satış bekleniyor.

Moody’s’in kredi notumuzu düşürmesine dair yüksek boyutlu dış finansman ihtiyacına bağlı risklerindeki artış ve borçlanma temellerinde, özellikle de büyüme ve kurumsal sağlamlıkta zayıflama gibi gerekçelerinde haklılık payı olsa da hafta ortasındaki 15 Temmuz sonrası ekonomik şok dalgasının etkilerinden kurtulduğu açıklamasının ardından bu kararı almasını ekonomik gelişmelere dayalı olarak değerlendirmek biraz zor görünüyor. Sonuçta bu riskler daha önce de dile getiriliyordu ve şu aşamada baktığımızda ABD ve diğer büyük ülke merkez bankalarının ekonomilerini canlandırmaya odaklı uygulamalarında gelişmekte olan ülkelere karşı belirgin bir risk artışından bahsetmek pek mümkün değil. FED’in son toplantısında yapılan açıklamalara göre Aralık ayı için bir faiz artırım ihtimali belirsizliği sürüyor ve Dünya genelinde negatif faiz uygulamaları getiri arayışında gelişmekte olan ülkelere olan ilgiyi koruyor. Her ne kadar üçüncü çeyrekte büyümede bir ivme kaybı beklense de hükümetin ve TCMB’nin 15 Temmuz sonrası aldığı bazı önlemlerin etkilerinin daha net görülebilmesi açısından bu karar alınmadan önce Türkiye’nin bir süre daha izlemede bırakılması daha mantıklı bir karar olurdu diyebiliriz. S&P’nin ardından Moody’s’in de not indirimiyle bazı fonların iç tüzüklerinde yer alan en az iki büyük kredi derecelendirme kuruluşundan alınacak yatırım yapılabilir seviyede kredi notu olma özelliğimizi kaybetmiş olduk. Bu durum yabancı yatırım fonlarının kuralları gereği peyderpey sermaye çıkışlarının oluşmasına neden olacaktır. Bu durum kurda ve borsada sert hareketlerin yaşanmasına neden oldu hafta açılışı itibariyle. Alınan bu kararın ardından Türkiye’nin borçlanma maliyetlerinde ileriki dönemde bir artışın oluşabileceğinden bahsetmek mümkün. Bu noktada yapılması gereken, yapısal reformların süratle gerçekleştirilmesi ve son yaşadığımı olayların yarattığı olumsuz etkilerin bir an önce ortadan kaldırılması olmalıdır. Bu da 15 Temmuz’un hemen sonrası gözlenen kararlı ve güçlü duruşa sahip bir siyasi yapı ve bu yapıya destek verecek diğer etmenlerin devamıyla mümkün görünmektedir. Piyasa açılışı sonrası Moody’s kararının yarattığı etkinin yine de sınırlı olduğunu gözlüyoruz. Kurda 3.00 sınırına yaklaşılsa da henüz bu seviyenin test edilmediğini gözledik. Bu hafta içerisinde 3.00 psikolojik direnci izlemeyi sürdürüyoruz. Bu seviye üzerine geçiş sağlanabilirse 3.00-3.05 bandında hareketler hafta boyu görülebilir. Borsa’da ise 75.000-70.000 aralığına girecek hareketlerin görülmesi mümkün olabilir.

Şimdi Türkiye Kredi Risk Swabı ( CDS ) yılbaşından bu yana bir inceleyelim;

cdstr

Şimdi USD/TRY ve EUR/TRY kurlarını teknik anlamda inceleyelim;

USD/TRY: USD/TRY kuru haftalık kapanışına doğru 2.96 seviyelerine doğru bir yükseliş hareketi gerçekleştirdi ve Moody’s kararı sonrasında 2.99 sevilerinde yeni haftayı açtı. 3.00 psikolojik direnç seviyesi yükselişlerin devam etmesi için önemli olacaktır. 3.00 seviyesinin geçilmesi durumunda 3.02 ve 3.05 fiyat seviyeleri hedeflenebilir. Olası düşüş hareketlerinde ise 2.9720 ve 2.9550 seviyeleri önemli olacaktır.

Destekler: 2.9720 , 2.9550 , 2.9380

Dirençler: 3.0000 , 3.0200 , 3.0500

usdtrydaily

EUR/TRY: Moody’s kararı sonrasında haftalık açılışını 3.3550 seviyelerinde yapan EUR/TRY kuru için 3.38 seviyesi önemli olacaktır. 3.38 seviyesinin yukarı yönlü geçilmesi durumunda 3.40 seviyesi hedeflenebilir. Olası düşüş hareketlerinde ise 3.3520 ve 3.3270 fiyatları önemini koruyacaktır.

Destekler: 3.3520 , 3.3270 , 3.2960

Dirençler: 3.3800 , 3.4000 , 3.4100

eurtrydaily

Onur Erkan Yıldız

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin