Haftanın Piyasa Beklentileri / Bizim Menkul – (14-18 Ekim 2019)

Haftalık Bülten

İçsel olarak hafta boyunca Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri operasyonuna ilişkin gelişmeler takip edilirken küresel olarak ABD-Çin ticaret müzakereleri piyasaların odağında yer aldı. Hafta başında ABD’nin bazı Çinli şirketleri kara listeye alması ticaret müzakerelerine dair iyimserliği azaltıp piyasalara satış getirirken dün Washington’da başlayan görüşmelere dair Trump’tan gelen görüşmelerin çok iyi gittiğine yönelik açıklamalar küresel piyasalara destek oldu. Yurt içinde ise haftaya Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesi sonrası Beyaz Saray’dan gelen Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yapmayı planladığı operasyonu ABD’nin desteklemeyeceğine yönelik açıklamayla başladık. Çarşamba günü ise Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik Barış Pınarı Harekâtı’nın başlatıldığı açıklandı. Hafta boyunca operasyona yönelik ABD, Avrupa ülkeleri ve farklı kaynaklardan yapılan açıklamalar Türk varlıkları üzerinde baskı yarattı. BİST100 Endeksi haftaya negatif başlamasına rağmen ilk işlem gününde 105.176 seviyesine kadar yükseldi. Haftanın kalanında sert satışlarla karşılaşan ve 97.500 sınırına kadar gevşeyen endeks bu seviyeden gelen alımlarla kayıplarının bir kısmını telafi etse de %4,29 kayıpla 99.028 puandan haftayı tamamladı. Dolar/TL, 5,70 sınırının üzerinde yükselişle haftaya başlarken Suriye kaynaklı gelişmeler ve Trump’ın Türkiye’ye yönelik tweetleri TL’deki volatiliteyi artırdı. Hafta içinde Dolar/TL, 5,90 sınırını test ederken Euro/TL, 6,51 seviyesinin üzerine kadar yükseldi. Artan jeopolitik risklerin etkisiyle Türkiye’nin risk primini gösteren 5 yıllık CDS oranı tekrar 400 sınırının üzerine çıktı. Yurtdışı yerleşik yatırımcılar 27 Eylül – 4 Ekim haftasında reel olarak (fiyat ve kur etkisinden arındırılmış) 9,4 milyon dolar hisse senedi, 148,4 milyon dolar da DİBS satışı gerçekleştirdi. Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı 345 milyon dolar azalarak 193,3 milyar dolara geriledi.

Haftanın ilk işlem gününe Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yapmayı planladığı operasyona yönelik haber akışının etkisiyle negatif başlamasına rağmen seans içinde 105.176 seviyesine kadar yükselen BİST100 Endeksi kapanışa doğru banka hisseleri öncülüğünde gelen satışlarla tekrar düşüşe geçti ve %0,45 kayıpla 102.993 puandan günü tamamladı. Türkiye 2 yıllık tahvil faizi %13,69 seviyesinden, 10 yıllık tahvil faizi %13,92’den ve ABD 10 yıllık tahvil faizi %1,53 seviyesinden haftayı karşıladı. Dolar endeksi 99 sınırında haftaya başlarken Euro/Dolar paritesi 1,09’lu seviyelerde hareket etti. Altının onsu 1.508,6 dolardan, gramı ise 276,1 liradan işleme başladı.

Pazartesi günü Hazine ve Maliye Bakanlığı, Eylül ayına ilişkin nakit gerçekleşmelerini açıkladı. Buna göre, geçen ay nakit gelirleri 58 milyar 884 milyon lira, nakit giderleri ise 80 milyar 534 milyon lira oldu. Nakit giderlerin 69 milyar 514 milyon liralık kısmını faiz dışı giderler, 11 milyar 20 milyon liralık kısmını ise faiz ödemeleri oluşturdu. Böylece, Eylül ayında hazine nakit dengesi 21 milyar 650 milyon lira açık verdi. Yılın ilk 9 aylık bölümündeki bütçe dengesi açığı ise 89,75 milyar lira oldu.

Salı günü ABD’de açıklanan üretici fiyat endeksi Eylül ayında aylık olarak %0,3 azaldı. Yıllık bazda ise %1,4 artarken bu Kasım 2016’dan beri görülen en düşük artış oldu. Beklenti ÜFE’nin aylık %0,1, yıllık %1,8 olmasıydı. Çekirdek ÜFE de aylık %0,3 düşerken, yıllık bazda %2 arttı.

Çarşamba günü açıklanan Fed tutanaklarında küresel büyümeye ve ticaret belirsizliğe yönelik endişelerin artmasına dikkat çekilirken parasal gevşemenin ne zaman sonlandırılacağına dair tartışmaların öne çıktığı vurgulandı.

TCMB tarafından her hafta Perşembe günü açıklanan yurt dışı yerleşik yatırımcı menkul kıymet istatistiklerine göre 27 Eylül – 4 Ekim haftasında yurt dışı yerleşik yatırımcılar reel olarak (fiyat ve kur etkisinden arındırılmış) 9,4 milyon dolar hisse senedi, 148,4 milyon dolar da repo dahil Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) satışı gerçekleştirdi. Böylelikle yabancıların hisse tarafındaki satışları 3 haftadır devam ederken DİBS tarafında geçen hafta yaptıkları 150 milyon dolarlık alım bu hafta tersine dönmüş oldu. BİST100 Endeksi aynı dönemde %1,11 değer kaybederken, 2 yıllık gösterge tahvil faizi 55 baz puan geriledi. Yılbaşından bu yana 583,3 milyon dolar hisse senedi alımı ve 2.300,1 milyon dolarlık DİBS satışı yapan yurt dışı yerleşikler böylelikle 2019 yılında toplam 1.716,8 milyon dolarlık menkul kıymet satışı gerçekleştirmiş oldu.

Yine TCMB tarafından periyodik olarak yayınlanan verilere göre 4 Ekim ile biten haftada yurt içinde yerleşik gerçek kişilerin döviz mevduatı 650 milyon dolar artarak 119.641 milyon dolara yükselirken tüzel kişilerinki 995 milyon dolar azalarak 73.707 milyon dolara geriledi. Yurt içi yerleşik gerçek kişilerin döviz mevduatındaki artış altıncı haftada da devam ederken tüzel kişilerin döviz mevduatı 30 Ağustos’tan sonra ilk kez azaldı. Böylece yurt içi yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin toplam döviz mevduatı 345 milyon dolar azalarak 193.348 milyon dolar oldu. 27 Eylül kapanışında 5,6659 olan TCMB dolar alış kuru 4 Ekim tarihinde 5,6854 seviyesine yükselirken yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatının TL karşılığı 1.815,2 milyon TL artarak 1.099,3 milyar TL oldu. Aynı dönemde yurt içi yerleşiklerin TL mevduatı 16.774,7 milyon TL azalarak 1.091,2 milyar TL’ye geriledi. Böylelikle 27 Eylül-4 Ekim haftasında yurt içinde yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin toplam mevduatı içindeki döviz mevduat payı 0,4 puan artarak %50,2 seviyesine yükseldi.

ABD’de Eylül ayında tüketici fiyat endeksi aylık değişmezken yıllık %1,7 artış gösterdi. Beklenti enflasyonun aylık %0,1, yıllık %1,8 artması yönündeydi. Gıda ve enerji hariç TÜFE aynı dönemde aylık %0,2 beklentisine karşın %0,1 arttı, yıllık bazda ise beklentiye paralel %2,4 olarak gerçekleşti. ABD’de haftalık işsizlik başvuruları 10 bin azalarak 210 bine geriledi. Beklenti 220 bin olması yönündeydi.

Bugün TCMB tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin cari işlemler fazlası, bir önceki yılın Ağustos ayına göre 554 milyon dolar artarak 2,6 milyar dolar oldu. Bunun sonucunda, on iki aylık cari işlemler fazlası 5,1 milyar dolara yükseldi. Bu gelişmede, hizmetler dengesi kaynaklı net girişlerin 848 milyon dolar artarak 5,2 milyar dolara ve ikincil gelir dengesi kaynaklı net girişlerin 73 milyon dolar artarak 100 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.

ABD’de Michigan tüketici güven endeksi Ekim ayında gelirlerdeki artışın etkisiyle beklenmedik şekilde yükselerek Eylül’deki 93,2 seviyesinden 96’ya çıktı. Beklenti endeksin 92 olması yönündeydi.

Almanya’da tüketici fiyat endeksi Eylül ayında 2018’in aynı dönemine kıyasla %1,2 arttı. Ülkede yıllık enflasyonun, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) tüm Euro Bölgesi için hedeflediği %2’nin çok altında kalması dikkati çekti. Enflasyon, aylık bazda ise değişmedi. Enerji ürünleri fiyatlarındaki düşüşün genel fiyat hareketlerinde aşağı yönlü etkisinin olduğu kaydedildi. Enerji fiyatları hariç tutulduğunda, Almanya’da Eylül ayında yıllık enflasyon %1,4 oldu.

Haftanın son işlem gününe pozitif başlayan ve seans boyunca alıcılı seyrini sürdürerek 99.783 seviyesine kadar yükselen BİST100 Endeksi %0,25 kazançla 99.028 puandan günü kapattı. Küresel piyasalar, ABD-Çin ticaret müzakerelerine ilişkin yetkililerden gelen olumlu açıklamalar ve Brexit belirsizliğinin çözülebileceğine yönelik beklentilerle pozitif seyrediyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %1,74’den, Türkiye 2 yıllık gösterge tahvil faizi %15,23’den ve 10 yıllık tahvil faizi %14,63’den işlem görüyor. Dolar endeksi 98,29 seviyesine gevşerken Euro/Dolar paritesi 1,1040 sınırının üzerinde bulunuyor. Altının onsu 1.479,9 dolardan, gramı ise 279,5 liradan alıcı buluyor.

Uzun Vadede Ne Bekliyoruz…
7,87x olan BİST100 cari F/K çarpanı 10,2x olan 5 yıllık ortalamasına göre %22,6 iskontolu. Türkiye için son dönemde artan piyasa volatilitelerinin bir katalizör sonrası normalize seviyeye gelmesi durumunda Türk borsası için önemli bir potansiyelin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiye’nin taşıdığı riskleri dengeleyebilecek büyüme potansiyeli de dikkate alınmalı. 2019’un ilk yarısında politika faizini %24’te tutan TCMB, Temmuz ayında 425 baz puan, Eylül ayında 325 baz puan indirime giderek politika faizini %16,50 seviyesine çekmiştir. Yılın kalanında enflasyon görünümüne bağlı olarak 150-250 baz puan faiz indirimi yapmasını beklemekteyiz.

TCMB 2019 yılı Eylül ayı beklenti anketine göre; TÜFE’nin Ekim ayında %1,93, 2019 yılı sonunda %13,96 ve 12 ay sonrasında %12,21 artması beklenmektedir. Yine aynı şekilde Dolar/TL kurunun 2019 sonunda 6,00, 12 ay sonrasında ise 6,35 olması öngörülmektedir. Cari açığın 2019 sonunda 5,9 milyar dolar, 2020 yılında ise 16,3 milyar dolar olması beklenirken GSYH büyümesinin 2019 yılında %0,01 ve 2020 yılında %2,6 olması beklenmektedir. TCMB haftalık repo faizinin cari ay sonunda %17,00’ye, 3 ay sonrasında %15,66’ya, 6 ay sonrasında %14,85’e ve 12 ay sonrasında ise %13,69’a gerilemesi beklenmektedir. Hali hazırda %14,63 olan 10 yıllık tahvil faizlerinin 12 ay sonrasında %13,90 seviyesinde dengeleneceği beklenmektedir.

ÜCRETSİZ VİOP’A BAŞVURUN, 100 BİN TL SANAL PARA İLE YATIRIM ARAÇLARINI TEST EDİN.

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin