Haftalık Hisse Önerileri / İntegral Yatırım – (9-13 Mart 2020)

Haftalık Değerlendirme ve Strateji

Küresel piyasalar oldukça sert bir haftayı geride bıraktı. Aslında geçtiğimiz hafta yaptığımız yorumda borsa endekslerinin tepki vermesi gereken noktalara geldiğini belirtmiştim. Ancak önemli olan tepki vermek değil, bu tepkinin kalıcı olmasıydı. Piyasalar geçen haftaya beklentimize paralel tepki yükselişleri ile başladı. Fed’den gelen beklenmedik 50 baz puanlık faiz indirimi ise, piyasalarda kuşkuyla karşılandı. Koronavirüs haftaya damga vurmaya devam ederken, özellikle İtalya’dan kaynaklanan virüs endişeleri Avrupa borsalarını yine etkisi altına aldı. DAX endeksi geçen hafta %3 değer kaybederken, ABD S&P borsası haftayı %1’e yakın değer artışı ile kapadı.

GOÜ Borsaları karışık kapandı, Rusya Borsası Petrolden Darbe yiyor
GOÜ borsalarında ise faiz indirimi fazla etki etmedi denilebilir. Borsa İstanbul haftayı %3.4 kazanç ile kapatırken, bunda Fed’in faiz indiriminin yanında Suriye konusundaki ateşkes anlaşmasının etkisi olduğu söylenebilir. Rusya borsası petrol fiyatları nedeni ile sert düşüş gösterirken, Hindistan borsasında satışlar devam etti. G.Afrika endeksi ise haftayı kazanç ile kapatan bir diğer GOÜ borsası oldu.

Moddy’s ve IIF Büyüme Tahminlerini Düşürdü
Önümüzdeki, haftada küresel piyasalarda virüs endişesinin devam etmesi sürpriz olmayacak. Bununla ilgili olarak kurumlardan 2020 küresel büyümeye yönelik beklentilerini aşağı yönlü revizyon hareketleri gelmeye başladı. Moody’s virüs salgının birçok ekonomiyi olumsuz etkilemesini beklediğini belirtti ve Türkiye için büyüme tahminini %3’den %2.5 seviyesine revize etti. Moody’s ayrıca Çin için beklentisini %5.2’den %4.8’e, ABD için beklentisini %1.7’den %1.5’e, Euro bölgesi için beklentisini %1.2’den %0.7’ye düşürdü. Gelişmekte Olan Ülke ekonomileri beklentisini de %4.2’den %3.8’e indirdi.

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) ise virüs nedeni ile 2020 yılı büyümelerin küresel krizden bu yana en düşük seviyelerine gerileyebileceğini bildirdi. IIF ABD için büyüme beklentisini %2’den %1.3’e, Çin için %5.9’dan %4’e revize ettiğini açıkladı.

Ekonomik kötümserlik aşırı Fiyatlanıyor
Borsalardaki düşüşün altında yatan en önemli neden bu aslında. Ekonomilerin yavaşlayacağı, şirketlerin daha az kar edeceği beklentileri hisse senedi piyasalarında fiyatlanıyor. Ancak öyle bir fiyatlama yaşanıyor ki, bu gidişattan başta Fed olmak üzere diğer merkez bankalarının rahatsız olduğu görülüyor. Bu açıdan bakıldığında önümüzdeki hafta 12 Mart tarihinde Avrupa Merkez Bankasından (ECB) da bir hareket gelebilir. ECB’nin politika faizi zaten sıfır seviyesinde. Fazla bir alanı yok. Ancak tahvil alımı beklemek mümkün. Diğer G7 ülkeleri merkez bankalarından da peş peşe açıklamalar gelebilir. Daha fazla parasal teşvik ne kadar etkili olur söylemek zor. Aslında piyasaların ihtiyacı olan asıl ilaç, virüse karşı etkili bir aşı haberinden başkası değil. Bu haber geciktikçe piyasalardaki dalgalanma boyu yüksek kalmaya devam edecek.

Virüs kaybolduğunda düşük faizler ve bol likidite olacak
Ancak bir başka gerçek daha var. Hisse senedi piyasaları tepki vermesi gereken noktalara gelmiş görünüyor. Almanya Borsası bu tepki noktasının altına bile gerilemiş durumda. Bu nedenle artık piyasalarda satışların durulması ve bekle gör sürecinin yaklaşmış olması muhtemel olabilir. Virüs endişesi ortadan kaybolduğunda dünya kendisini çok düşük faizlerin olduğu ve bol likiditenin olduğu bir ortamda bulacak. Böyle durumda para getiri arayışı içerisinde olacak. Bu açıdan bakarsak hisse senedi piyasaları paranın gideceği temel adreslerden birisi olabilir. Uzun vadeli yatırımcıların bu gerçeği görerek pozisyonlarını yavaş yavaş inşa etmelerinde fayda var.

Hazine ihaleleri, Cari açık ve sanayi üretim verisi izlenecek
Önümüzdeki hafta içeride Hazine’nin üç ihalesi izlenecek. 5 yıl ve 7 yıl vadeli ihaleler önemli olabilir. Ancak ne yazık ki Hazine ihalelere yükselmiş faiz ortamında giriyor. Salı günü ise Ocak ayı cari işlemler dengesi verisini alacağız. Cuma günü Ocak ayı sanayi üretim verisi önemli olacak. Bu veri 2020 yılına ait ilk veri olması açısından önemli. Yine Cuma günü TCMB beklenti anketi açıklanacak. Özellikle enflasyon beklentilerinde ne derece bir bozulma var onu izleyeceğiz. Bunların dışında Suriye’deki gelişmeler, ateşkesin sorunsuz biçimde devam edip etmeyeceği önemle takip edilecek.

Dışarıda ise Salı günü Çin Şubat enflasyon verisi ve Euro bölgesi 4.çeyrek büyüme verileri alınacak. Çarşamba günü ABD Şubat ayı çekirdek enflasyon verisi var. Perşembe günü Euro Bölgesi Ocak ayı sanayi üretimi verisi ve ECB faiz toplantısı bulunuyor. ECB Başkanı Lagarde’ın konuşmaları takip edilecek. Cuma günü ise Almanya Şubat ayı enflasyon verisi alınacak.

ABD Borsaları ciddi tepki vermesi gereken noktalarda
ABD S&P endeksi için 2896 seviyesinde 22-aylık ortalama bulunuyor ve bu seviyeden tepki yükselişleri geliyor. Teknik olarak tepkilerin devam etmesinin beklendiği seviyeler olduğu söylenebilir. Daha aşağı seyrin devam etmesi durumunda ise 2604 seviyesindeki 50- aylık ortalama izlenecek. Ancak mevcut seviyeler can yakıcı olmasının yanında şiddetli tepi yükselişlerine de zemin hazırlayan seviyeler aynı zamanda. Alman DAX endeksi ise 11836 seviyesindeki 50 aylık ortalamasının altına gelmiş durumda. Ancak göstergeler bunu onaylamıyor. Ya DAX bu noktalardan güçlü tepki yükselişi göstererek ya da teknik göstergeler DAX endeksindeki düşüşü onaylamaya başlayacak.

Petrol’de Neler Oluyor
Petrol fiyatları geçen hafta %10 geriledi. Bu sert düşüşte, Rusya ve Suudi Arabistan’ın petrol arz kısıntısı konusunda anlaşamaması ve ardından gelen petrol rekabeti etkili oldu. Rusya üretimi kısmak istemezken, aksine üretimi artırabileceği bekleniyor. Bunda kaya gazı teknolojisi sayesinde en büyük petrol üreticisi konumuna gelen ABD ile rekabete girme savaşı olduğu yönünde yorumlar yapılıyor. Anca hangi taraf petroldeki düşüşe dayanabilecek göreceğiz. Bu arada kağıt üzerinde petroldeki düşüş Türkiye cari açığı açısından olumlu bir gelişme. Ancak petrolün düşüş nedeni dünya borsalarını olumsuz etkilemeye devam ederse Türk piyasalarında olumlu etkiyi şimdilik göremeyebiliriz. Her şey durulduğunda ve satışlar sona erdiğinde bu sefer Türkiye için bardağın dolu tarafı fiyatlanmaya başlayabilir.

BORSA
Borsa endeksi önceki hafta 102600 seviyesindeki 50-haftalık ortalamasından tepki gösterdi. Geçtiğimiz hafta ise bu seviye üzerindeki seyrini korudu. Ancak endeks 110500 seviyesindeki 22-haftalık ortalamasının altında bulunuyor. Bu iki ortalama arasında dalgalanmalar görebiliriz. 100000 seviyesi ise 22 ve 50 aylık ortalamaların yakınlaştığı noktalar ve endeks için çok güçlü destek noktası.

Endekste yukarıda 110500 seviyesi izlenebilir. Bu seviyenin üzerine yerleşmesi durumda 113000 ve 115000 dirençleri önem kazanıyor. Günlük grafikler 20 Şubat tarihinden bu yana sat konumunda bulunuyor. Bu nedenle yukarı hareketlerde 113000 ve 115000 seviyelerini kısa vadede geçmesi zor görünüyor. Haftalık ve aylık grafiklerde ise endeks halen yükseliş trendinde bulunuyor ve yaşadığımız bu düşüşler ortalamalara doğru bir düzeltme görünümüne sahip. Tek fark düzeltmenin sert olması.

Stratejik açıdan bakıldığında elde kalan hisseleri satma noktalarını çoktan geçtiğimizi söylemek mümkün. Bu noktadan itibaren satış kararı vermek için 100000 seviyesinin altına inmesini beklemek daha doğru olabilir. Ya da endekste yükselişler olduğunda VIOP’da kısa pozisyonlar açarak pozisyonlar koruma altına alınabilir ve bu süreç koruma şemsiyesi altında izlenerek geçirilebilir.

Nakdi olan yatırımcılar için ise uzun vadeli düşünmenin önemli olduğu günler yaşıyoruz. İyi şirketlerde kademeli alımlar yapılabilir. Ancak alış fiyatları arasında en az %5 ya da daha fazla farklar olmasına dikkat etmekte fayda var.

Bu arada bilançolar gelmeye devam ediyor. Konsolide olmayan bilançolar tamamlandı. Konsolide bilançolar için süre 10 Mart tarihinde doluyor. Yani Salı günü oldukça yoğun bir bilanço akışı gelebilir. Bununla birlikte bilanço beklentileri de sona ermiş olacak. 1Ç20 bilanço beklentilerinin Mart ayından sonra etkili olmasını beklemek doğru olacaktır.

DOLAR
TL tarafında ise Fed’in faiz indirimi imdada koştu denilebilir. 6.26 sınırına kadar yükselen DolarTL kuru Fed açıklamaları ise 6.03 seviyesine kadar gerilemesinin ardından, haftayı 6.08 seviyelerinde kapadı. Suriye’deki ateşkes haberinin de TL üzerinde yardımcı faktör olduğunu söylemek mümkün.

TCMB’nin hafta sonu açıkladığı zorunlu karşılıklar ile ilgili mevcut düzenlemede yaptığı yenileme adımlarının DolarTL üzerinde olumlu etki beklemekle birlikte çok ciddi bir etki yaratmasını beklemiyoruz. TCMB bu adımla birlikte bankalardaki kredi artışlarında nitelik bakımından bir ayrım yapıyor. TCMB’nin kredi artışlarında getirdiği %5-15 bandı kuralı için, bu artışların ayrıca nitelik bakımından ayrıştırılması gerekiyordu zaten. Aksi halde kredi büyüme hızı %15’i aşmış üretime yönelik ve uzun vadeli konut kredisi veren bir banka ile yine kredi büyüme hızı %15’i aşmış ama tüketime yönelik cari açığı artırıcı yönde kredi veren bankalar aynı kefeye konuluyordu. Bu düzenlemeyle daha dengeli bir uygulama getirilmek isteniyor. Aynı şekilde %5-15 kredi büyüme hızında olup zorunlu karşılık teşviklerinden faydalanan bankalar için de tüketime yönelik kredi verenleri ayırmak isteniyor.

DolarTL kurunda 6.06 seviyesi ilk destek olarak izlenebilir. Bu seviyenin altına gerilemesi durumunda 6 seviyesindeki 50 günlük ortalamaya kadar gerilemeler görebiliriz. Fed’in faiz indirimi DolarTL kurundaki yukarı eğilime ket vurdu diyebiliriz. Rüzgar TL’den yana esiyor. Bu nedenle DolarTL kurunda ani yukarı sert hareketler beklemek çok doğru bir strateji olmayabilir.

Not: Pozisyon girişleri Pazartesi açılış seansında oluşan fiyatlardan yapılacaktır. Giriş maliyetine göre satış hedefi ve stop loss seviyeleri belirlenecektir. Açılış seansının ardından tablomuz giriş fiyatları ile güncellenip tekrar gönderilecektir.

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN