Buğday gerçekleri ve planlama gereği

Cem Şengezer – 01.04.2013

Fiyatları ekonomik gerekçelerden bağımsız hareket etmeye başlıyor. Farklı bakış açılarına ihtiyaç vardır.

Sanayide üretimin temel girdilerini inceleyemi sürdürüyoruz. Bugün temel gıdada neler olduğuna bakalım ve buğday piyasasındaki gelişmeleri inceleyelim. Elbette amaç para kazanmak olunca gelişmeler de ekonomik gerçeklerden farklı sebeplerle yönetilmektedir. Bu gerçeği her hammadde piyasası için kabul etmeliyiz. Artık ekonomik gerçeklerin belirleyiciliği giderek azalmaktadır. Durum bu olunca da binlerce iktisatçının mezuniyeti veya işgücündeki rolü sorgulanır olmaktadır. İşletmecilerin de kararları giderek gerçeklerden uzak kalmaktadır. Sonuçta onlar da iktisatçıların veya ekonomistlerin demeçlerinden etkilenmekte ve yönlenmektedir. Burada bir küçümseme yoktur. Duyduğumuz, konuştuğumuzdan çıkan sonuçlardır. Aslında yadırganacak bir durum yoktur, akademik olarak okutulan derslerde bu bakış benimsetilmektedir ama hayatın gerçekleri, uygulamaları farklıdır.

Buğday için de özel durum yoktur. Stokların, üretimin belirleyiciliği vardır ama gelişmelerin çoğunu açıklamaya yetmez, yetmeyecektir. Yakın dönemden örnek verelim: Karadeniz bölgesinde geçen yıl yaşanan kuraklık üretimi önemli ölçüde etkiledi. Açıktırki bu tür kuraklık ve iklim değişikliklerini önceden tahmin etmek üzerine teknikler vardır ama sınırları halen bellidir. Düşen üretimle özellikle Rusya’da fiyatlar bir yılda %30 üzerinde arttı. Beklenen bir durumdur elbette ama 2007-2008 aylarındaki %100 üzeri artışı nasıl açıklayabiliriz ? Yine üretim ve stoklara bağlasak da ardından gelen sert düşüşü nasıl açıklarız. Üretim patlaması oldu ve arz-talep dengesi arz yönünde mi değişti ? Olmaz. O halde daha geniş bakışa sahip modellere ihtiyacımız var. Tüm gelişmeleri kapsayabilecek bir model peşinde olmalıyız. Bu köşede birkaç haftadır bu tür matematik modellerin sonuçlarını anlaşılır halde sunmaya çalışıyoruz. Üstelik garip gerçekleri de açıklamasınız: Rusya en büyük üretici ama ihracat yapıp, ithalat da yapabilmektedir. Zor, gerçekten zor açıklanabilecek durumlarla karşı karşıyayız.

Türkiye’de ise gerek kalite, gerekse üretim faktörleri fiyatların farklı seyretmesine sebep oluyor. Tarım politikamızın olmadığı da belirtiliyor. Üstelik bunu belirten karar verici düzeyde kişilerdir. Bu yıl için krize işaret eden, bir kaç yıl öncesinde uyaranlar var. Bunu belirtirken öncü göstergelere bakmak da mümkündür. Örneğin kırmızı et fiyatlarındaki artış buğday için belirleyicidir. Hayvancılık krizi ve buğday krizi bağlantılılıdır. Pamuk da dolaylı olarak bu mekanizmadan etkilenmektedir.
Yıllık artışlar da farklı olmaktadır. Kurumların tahminleri de fiyatların artacağı yönündedir. Bu açıklamaları takip etmek yorucu olabilir. Yine gelelim matematik ve grafiklerin netliğine. Üzerinden açıklamaya çalışalım. Her yazıda belirtiyoruz: geleceğin hikayesi geçmişte yazılır.

Yaklaşık 10 yıl öncesindeki gelişmelerden başlayabiliriz: 2004 yılında fiyatlar 300 TL altında iken 2007 sonu 2008de yaşanan finansal krizle 4 misli artış göstermiştir. Üretim ve talep beklentileriyle açıklanamayacak durumdur. Sonrasında ise sert düşüş ve 2009 yılında 450 TL görüldü. Gariplikler alemindeyiz. Geçen yıl tekrar 900 TL üstü görüldü. Son 1 yılda artış %10 üzerindedir. Bu yılsa %10 üzerinde düşüş görüldü. Son 1 ayda kayıplar %2ye yaklaştı. Dalgalanmalar sürüyor. Tüm bu gelişmeler üzerine gelecek ne diyor ? Bunun için 50 aylık fiyat ortalamasına ve 50 aylık gösterge ortalamasına bakmamız yeterli olabilir. Daha fazla detay alabilmek için bakış açısını derinleştirmek gereklidir ama köşemiz için 50 aylığa bakalım.

Anahtar bakışı belirtelim: 50 aylık fiyat ortalaması yükselirken, 50 aylık gösterge ortalaması düşüyorsa fiyatların da gelecekte düşeceğini düşünebiliriz. Fiyat ortalaması düşerken, gösterge ortalaması yükseliyorsa fiyatlar gelecekte yükselecektir. Son durumda fiyat ortalaması 661 TL civarındadır ve önceki aylara göre yükselmektedir. Son fiyat ise 691 TL civarındadır. Gösterge ise gevşemektedir, yani fiyatlardaki artışı onaylamamaktadır. Buna göre, yakın gelecekte fiyatların ortalamaya daha da yaklaşıp 670 TL altına gevşemesi beklenebilir. Gelecek yılda ise fiyatların hızlı artması beklenebilir. Bunu da yine haberlerden bağımsız grafik analizle anlatacağız. Bu noktada üretici ve tacirlerin planlama yapmaları gereklidir.

Cem Şengezer’in tüm yazıları için: Bilge Ekonomist

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir