Aylık Bülten (Temmuz 2013) – Oyak Yatırım

Değerlemelerimizde kullandığımız risksiz getiri oranını TL ve Dolar için sırasıyla %8 ve %6’ya yükseltiyoruz.

Türkiye’nin kredi notunun Mayıs ayında yatırım yapılabilir seviyeye yükseltilmesinin ardından risksiz getiri oranını %6.5 seviyesine indirdiğimizin üzerinden çok zaman geçmedi, bunun farkındayız. Fakat, artan politik riskler Fed’in parasal genişlemenin sonuna yaklaştığımız sinyalini vermesiyle birleşince daha temkinli varsayımlar kullanmak zorunlu hale geldi. Mayıs’ta %5.5-6’larda seyreden tahvil faizleri, %8-9 seviyelerine geldi. Buna rağmen Merkez Bankası politika faizini bunun da altında tutarak likidite enstrümanlarıyla TL’yi güçlü tutmaya çalışmaya devam ediyor. Diğer taraftan, Avrupa’da ekonomik aktivitenin hala zayıf olması ihracatı olumsuz etkilemeye devam ederken, iç talebin güçlü olması bu zayıflığı telafi etmeye yetiyor gibi görünüyor. Bu durum, diğer para birimlerine paralel olarak TL’deki zayıflamaya rağmen ihracatın büyümeye katkısının sınırlı olacağını gösteriyor.

Şu an için, hem Merkez Bankası’nın hem de şirketlerin en önemli problemi zayıf TL olarak görünmektedir. Merkez Bankası zayıf TL’nin enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlandırmaya çalışırken, girdi maliyetleri döviz cinsinden olan ve açık döviz pozisyonu olan şirketlerde de net karın olumsuz etkilendiğini gözlemleyeceğiz. Risksiz getiri oranının yükselmesinin yanında, zayıf TL/güçlü Dolar-Euro varsayımlarımızı da beklentilerimize yansıttığımızda piyasa için bir yıllık hedefimizi 99 bin’den 83 bin seviyesine indiriyoruz. Piyasa için yeni beklentimiz %15 yükselişe işaret etmektedir.

Piyasa için yükseliş potansiyeli çok yüksek görünmese de, Türkiye kırılganlıklara rağmen F/K çarpanı bazında ciddi ıskontosunu düşündüğümüzde diğer gelişmekte olan piyasalara göre daha iyi bir performans sergileyecektir. Türkiye diğer gelişmekte olan piyasaların ortalama F/K çarpanı olan 11.3x’e göre 9.8x çarpanı ile işlem görmektedir. Gelişmekte olan piyasaların geneli için kriz senaryosunu dışarıda bıraktığımızda, özellikle güçlü gelecek bankacılık ikinci çeyrek karları öncesince piyasanın sağlam kalması beklenebilir. Şu an için beklenti bazlı/ ekonomik büyümeye duyarlı olmayan/ döviz riski az olan şirketlere yatırım yapmak doğru bir strateji olabilir.

OYAK Yatırım 2013 Temmuz Strateji raporuna ulaşmak için tıklayınız.

Önemli Uyarı: Paraborsa.Net hiç bir kurumun günlük bülten, portföy önerisi veya herhangi bir araştırma raporunu kendi sunucularında barındırmamaktadır. Sadece kurumların ilgili sayfasına yönlendirmektedir. Dolayısıyla çalışmayan linklerden ve yönlendirilen sayfalardaki içerikten ilgili kurum sorumludur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir