Aylık Bülten (Şubat 2018) – Osmanlı Yatırım

Osmanlı Yatırım Aylık Bülteni

Dolar Tahterevallisi…

Geride bıraktığımız Ocak ayında, küresel ekonomilerde makro veri akışı büyüme tarafında gücünü korurken, enflasyonda da kıpırdanma sinyalleri gelmeye devam etti. IMF, 2018 ve 2019 yılları için küresel büyüme tahminlerini %3,9’a çıkarırken, bu küresel ekonomi için 2011 yılından bu yana en hızlı büyümeye işaret etti. Riskli varlıklara ve EM’lere yönelik risk iştahı güçlü bir seyir izlerken, ABD’de federal hükümetin kısa süreli kapanmasının etkisi sınırlı oldu. Euro Bölgesi’nde enflasyon %1,4’e ve İngiltere’de %3,0’e doğru gerileyerek yılı kapatırken, ABD’de de manşet enflasyon %2,1’e gerilese de çekirdek enflasyonun %1,8’e yükselmesi olumlu karşılandı. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışı %1,5’de yatay kalırken, hedefin gerisinde kalmayı sürdürdü. ABD’de son çeyrek büyüme tahmini %2,6 ile aşağı revize edilirken, Euro Bölgesi için açıklanan imalat sanayi öncü göstergesi PMI endeksi 59.6 seviyesine gerilerken, hizmetler endeksinin ise 57.6’a yükselmesi büyüme açısından karışık sinyal verdi. Fed, ocak ayı toplantısında beklendiği gibi faizlerde bir değişikliğe gitmezken, son dönemdeki olumlu görünümle faiz artışlarının kademeli olarak devam edeceği vurgulandı. Komite, enflasyonda yıllık artışların yakın dönemde yükselişe geçeceğini ve orta vadede %2’ye yakınsacağını belirtirken, enflasyon beklentilerinin hale düşük kalsa da yükselme eğilimine geçtiği vurgulandı. Vadeli piyasalarda toplantı öncesi %88 olan mart ayı faiz artışı olasılığının %94 olarak fiyatlandığı ve ABD 10 yıl tahvil faizlerinin 2.75’e yükseldiği izlendi. Yılın ilk günlerinde BOJ’un uzun vadeli tahvil alım miktarlarını azaltması ve ECB’nin aralık ayı toplantısının tutanaklarında, ileriye dönük sözlü yönlendirmesine ilişkin kullandığı iletişimi 2018 başı kadar erken bir zamanda değiştirilebileceğini belirtilmesi ile tahvil faizlerinde ve Euro’da yükseliş yaşandı. Dolar endeksinin ise gerilemeye devam ederek son üç yılın en düşük seviyesine indiği ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %2,71 ile 2014 yılından beri en yüksek seviyesini gördüğü de izlendi. Ancak, BOJ’un ocak toplantısında ilave bir karar almaması ve ECB’nin sözlü yönlendirmesini değiştirmekte acele etmeyeceği yönündeki son mesajları ile göreli sakinlik izlendi.

Yurtiçinde ise, Afrin operasyonu ana gündem maddesi oldu. Harekât öncesi Rusya ile belirli konularda mutabakat sağlandığının anlaşılması ve ABD’nin söz konusu bölgede güçlerinin olmaması operasyonel riski azaltırken, piyasalar açısından olumsuz fiyatlamayı engelleyen bir gelişme oldu. Buna karşılık, harekatın ABD güçlerinin olduğu Münbiç’e genişletilmesi ihtimali takip edilmesi gereken bir risk olarak görünüyor. Meclisin gündeminin Mart 2019’da gerçekleşecek yerel seçimler nedeniyle uyum yasaları olması beklenirken, AKP ile MHP arasında ittifak görüşmelerinin ortak komisyonlar aracılığı ile başladığı izlendi. Kasım ayında 4.33 ile yeni tarihi zirvesini gören kur sepetinde geri çekilme ise dalgalı bir eğilim sergilese de devam etmekte. TCMB’nin yılın ilk toplantısında baz etkisi ve geçici faktörlere bağlı enflasyon düşüşüne tepki vermeyeceğini söylemesi olumlu karşılanırken, geçen yılın sonlarında %14’ün üzerine çıkarak 2009 yılından beri en yüksek seviyesini göre iki yıllık gösterge faizde ve %13 ile tarihi zirvesini gören on yıllık tahvil faizinde sınırlı düşüşler kaydedildi. Ancak, enflasyonun baz etkisiyle gerileyecek olması ve Hazine’nin iç borç çevirme oranını düşürmesi tahvillere destek vermeye devam ediyor. Diğer taraftan,  yabancı portföy akımları ılımlı giriş eğilimini korurken, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesaplarını artırma eğilimini daha sınırlı da olsa devam ettirdikleri gözlendi. Yılın son çeyreğine ilişkin başta sanayi üretimi olmak üzere tüm öncü göstergeler çok sınırlı bir yavaşlama olduğunu gösterirken, 2017 yılı büyümesinin %7 civarında gerçekleşebileceğini düşündürdü. Enflasyonda ise gelecek dönem enflasyon beklentilerinin %8,5-9.5 aralığına yükseldikten sonra durulması ve maliyet baskısının hafiflediğine ilişkin üretici fiyatlarından gelen sinyaller enflasyonda geri çekilme gözlenebileceğine işaret etti. Aralık ayında %11,9 seviyesine gerileyen enflasyonun lehteki baz etkileri nedeniyle ocak ayında %10,5-11.0 aralığına gerilemesi olası görünürken, baz etkisinin 2018 yılının nisan sonuna kadar düşüşe yardımcı olması bekleniyor.

Şubat ayında ise, gelişmiş ülkelerin merkez bankaları toplantı takvimi yoğun değil. Sadece BOE’nin 8 Şubat tarihinde toplantısı bulunurken, para politikasında bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor. ABD’nin gündeminde ise 8 Şubat’a uzatılan federal harcama yetkisi ve büyük olasılıkla mart başlarında ulaşılması beklenen borç tavanının yükseltilmesine ilişkin görüşmeler olacak. Yurtiçinde ise, Afrin operasyonu ve ittifak görüşmeleri gündemde olacak. TCMB’nin de bu ay PPK toplantısı bulunmuyor.

Hisse Senedi

Ocak bülteninde belirttiğimiz gibi bankacılık endeksi geçtiğimiz ay piyasa üzerinde hareketiyle BIST100‘ü tarihinde ilk kez 120845 seviyesine taşıdı. Bu aylık bazda %3,6’lık bir yükselişe denk geliyor. Açıklanmaya başlayan bilançolar sonrası hisse bazlı hareketlerin Şubat ayında da devamını bekliyoruz.

Ocak ayı içinde piyasa riski açısından Afrin operasyonu oldukça önemliydi. Ancak ciddi bir direnişle karşılaşmadan ilerlemeye devam edilmesi, uluslararası toplumun önemli aktörlerinden operasyon için itidal çağrıları dışında önemli bir tepki gelmemesi hatta bazı müttefiklerimizden Türkiye’nin tezlerini destekleyici mesajlar gelmesi bu olumsuzluğun piyasa üzerinde etkisini yok etti.

Şubat ayında piyasa riski olarak görebileceğimiz konular olarak yurt dışı piyasalarda risk iştahının azalması, Almanya ve ABD faizlerindeki yükseliş, gelen bilançolarla beklentilerin bitiyor olması ve devam eden operasyonda müttefiklerle (özellikle ABD ile) yaşanabilecek gerginlik sayılabilir. Endekste 122500 ve 124000 önemli direnç noktalarımız. Bu seviyelere olan ataklarda dirençlerin geçilip geçilmediğinin takibi önemli olacak. Çok büyük olumsuzluk olmazsa geri çekilmelerde 117000 desteği alım için izlenmelidir.

Tahvil – Bono ve Eurobond

Ocak ayını siyasi ve jeopolitik gelişmeleri takip ederek geçirdik. Diğer gündem maddelerini ise TCMB’den gelen PPK toplantısı, FITCH tarafından yapılacak olan değerlendirme ve dış piyasalarda ABD’de hükümetin kapanabileceği riski oluşturdu.

Ocak ayı Merkez Bankası toplantısında faizlerde beklendiği gibi herhangi bir değişikliğe gidilmezken para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etmeye devam edilmesinin yanında bu ifadelere daha sert vurgular yapıldığını gördük.

Yeni yılda Enflasyon görünümünde bozulma, cari açıkta görülen artış, genel anlamda tedirgin eden faktörler olarak öne çıkmaya devam ediyor.

2 yıl vadeli gösterge kâğıdın 13,00-14,00 bandında hareket etmesini, 10 yıl vadelinin ise yüzde 11,50-12,50 bandına yoğunlaşmasını bekliyoruz.

Kısa ve uzun vadeli faizlerde aşağı yönlü bir hareketi kısa vadede beklemiyoruz. Seyrin olumluya dönmesi için piyasaların olumlu haberlere ihtiyacı olduğu görülüyor.

Bu çerçevede 5 ve 10 yıl vadeli kıymetlerinde orta-uzun vadeli kademeli olarak pozisyon alınmaya başlanabilir. Uzun vadeli tahvilde %13 seviyesi ve üzeri alım yapmak getiri sağlayabilir. Enflasyondaki artış trendini göz önüne aldığımızda TÜFE’ye endeksli tahvillerde pozisyon almak için izlenebilir.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz:

Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için yüksek faiz ve kur ortamında korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSDRND31918 ISIN kodlu Derindere değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +550 ek getiri ile alınabilir.
TRSZORN71914 ISIN kodlu Zorlu Enerji değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar TRLİBOR+450 ek getiri ile alınabilir.
TRSTISB72712 ISIN kodlu İş Bankası değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +350 ek getiri ile alınabilir.
TRSVKFB92719 ISIN kodlu Vakıflar Bankası değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +350 ek getiri ile alınabilir.
TRSSKBKA2716 ISIN kodlu Şeker Bank değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +475 ek getiri ile alınabilir
TRSSAYR51818 ISIN kodlu Say Reklam tahvili 100 temiz fiyata kadar +525 ek getiri ile alınabilir.
Halka arz cinsi bono önerilerimiz:
Kısa ve orta vadede yaklaşık %13,50-15,50 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Yılın ilk ayını oldukça hareketli geçirdik. Siyasi ve jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Merkez Bankası toplantısında, faizlerde beklendiği gibi herhangi bir değişikliğe gidilmezken para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verilmeye devam etti.

Bu çerçevede yatırımcıların risk algısına göre hisse senedi fonunda daha temkinli bir yatırım stratejisinde olmalarını önerirken, tahvil bono fonu yatırımlarında kademeli alım yatırımı düşünebilirler. Bunun yanında dövize endeksli fon ve likit fonlar tercih edilebilir.

Osmanlı Yatırım tarafından hazırlanan 2018 Şubat Aylık Global Bakış Raporu için tıklayın.

Önemli Uyarı: Paraborsa.Net hiç bir kurumun günlük bülten, portföy önerisi veya herhangi bir araştırma raporunu kendi sunucularında barındırmamaktadır. Sadece kurumların ilgili sayfasına yönlendirmektedir. Dolayısıyla çalışmayan linklerden ve yönlendirilen sayfalardaki içerikten ilgili kurum sorumludur.

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin