Aylık Bülten (Nisan 2020) – Osmanlı Yatırım

Yoksa bu bir kabus mu?

Geride bıraktığımız Mart ayında, küresel makro veri akışı, Çin’de ortaya çıkan ve dünya geneline hızla yayılan koronavirüs salgının ekonomik aktivite üzerinde belirgin etkileri olduğunu yansıtırken, piyasalar küresel resesyon fiyatlamasına girerek başta borsalar olmak üzere riskli varlıklardan yoğun bir şekilde çıkmaya başladı. Salgına ilişkin belirsizliklerle dünya genelinde ABD Doları nakit talebi artarken, Fed’in swap limitlerini genişletmesi ve yükseltmesi bu duruma sınırlı çare oldu. ABD Doları ve ABD 10 yıl vadeli tahvilleri faizi bir yandan güvenli liman hareketlerinden etkilenirken, bir yandan da Fed’in sınırsız tahvil alımı ve ekonomik destek paketlerinin etkisi ile sık yön değiştirmeye başlayarak piyasalarda sağlıklı fiyatlamayı zorlaştırdı. Fazla yön değişikliği olmayan ve net olarak düşüş eğiliminde olan varlık sınıfı ise petrol fiyatlarıydı ve ayı 25 doların altında kapadı. Küresel ekonomilerde makro veri akışı ise, dünya genelinde büyüme açısından ani yavaşlamaya işaret ederken, enflasyonda ise ılımlı görünüm izlendi. ABD’de son çeyrek milli gelir büyüme oranı nihai tahmini %2.1 olarak kesinleşti. Büyüme, Euro Bölgesi’nde %1.0 ve İngiltere’de %1.1 ile zayıf gerçekleşirken, aktvite öncü göstergesi flash PMI endekslerinin ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya’da özellikle hizmet sektörlerinde tarihi düşük seviyelerine indiği izlendi. Gelişmiş ülkelerde hizmetler sektörü ağırlığı %80 ile yüksek seviyelerde olduğundan bileşik endekslerde düşüşün çok sert olduğu ve her yerde en az küresel kriz sırasında görülen hatta bir çok yerde daha da düşük seviyelere inildiği görüldü. Bileşik endekslerin GSYH gerçekleşmeleri ile yakın ilişkisi, bu ülkelerde GSYH değişimlerinin yıllık bazda %6-8 aralığında sert düşüşler göstereceğini ima etmekte. Euro Bölgesi’nde enflasyon %1.4 ve İngiltere’de ise %1.8 ile yükselirken, ABD’de de manşet ve çekirdek enflasyon ise %2.5 ve %2.3’e çıktı. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışının da %1.8’e yükselmesine karşılık henüz sınırlı enflasyonist baskıya işaret etti. ABD’de Fed’in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) Mart ayında gerçekleştirdiği iki olağanüstü toplantıda politika faizini 150 baz puan indirdi. ABD Merkez Bankası ayrıca, aralarında borçlanma maliyetlerini düşük tutmak için sınırsız tahvil alımı ve özel sektöre ve yerel yönetimlere kredi akışını sağlamak için programlar oluşturmak dahil geniş çaplı tedbir paketini açıkladı. Avrupa Merkez Bankası ise, Covid-19 salgını ile mücadele kapsamında başlattığı tahvil alım programında limit uygulamayacağını açıkladı. ABD Kongresi 2.2 trilyon dolarlık destek paketini onaylarken, Alman hükümeti de koronavirüsün ekonomideki olumsuz etkilerini azaltmak için toplam 750 milyar euroluk (800 milyar dolar) bir paketi onayladı. Benzer tedbirler, Fransa, İngiltere ve bir çok başka yerde de gözlendi.

Yurtiçinde ise, Koronavirüs salgınının etkileri öne çıkarken, hükümetin ekonomik etkileri sınırlama amacı ile uygulamaya aldığı destek paketinde, bergi ve SGK prim ödemelerinin ertelenmesi, KGF limitlerinin artırılması, kısa çalışma ödeneği kullanım şartlarının esnetilmesi, ihtiyaç sahibi ailelere maddi yardım, emekli asgari maaşlarının yükseltilmesi ve sağlık çalışanlarına yapılan performans ödemesinin tavandan yapılması gibi düzenlemeler yer aldı. Merkez Bankası ise, 100 baz puan faiz indiriminin yanısıra, kredi akışının kesintiye uğramamasını sağlamak için fonlama imkanlarını ve tutarlarını genişletti. Son olarak da, açık piyasa işlemler portföyü için yaptığı tahvil alımlarını önden yüklemeli gerçekleştireceğini ve gerektiği durumda bunun için belirlediği limiti gözden geçirebileceğini söylerken, piyasa yapıcılarının İş-Kur’dan aldıkları tahvilleri de geri alabileceğini açıkladı. Öte yandan, küresel risk iştahının belirgin azalması ve TCMB’nin faiz indirimlerine devam etmesi ile dolar kuru 6.50 civarına yükseldi. Mart ayında, küresel borsalara paralel BIST endeksinde de sert düşüşler hakim olurken, CDS primlerinde ve tahvil faizlerinde yükseliş kaydedildi. Merkez Bankası’nın faiz indirimine devam etmesi ile iki ve on yıl gösterge tahvil faizleri arasındaki makas (%11.5’e karşılık %13.5) açıldı. Öte yandan, mevduat ve kredi faizleri ikincil piyasadaki yükselişe rağmen TCMB’nin fonlama faizini düşürmesi ve imkanları genişletmesiyle yatay seyrini korurken, kredi büyümesinde (kur ve mevsimsellikten arındırılmış) ivmelenme ilk çeyrek sonunda da gücünü korudu. Diğer taraftan, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetleri ve tahvillerinden çıkışı rekor seviyelerde seyrederken, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesapları da yükseliş eğilimini korudu. İlk çeyrek milli gelir büyümesinin Mart ayındaki kesintiye rağmen yıllık %5 civarı gerçekleşebileceği görülürken, tüm öncü göstergeler Mart ayından itibaren ekonomik aktivitede belirgin yavaşlama olacağını düşündürdü. Enflasyonda ise, Şubat ayında %12.4 seviyesine yükselen yıllık TÜFE’nin, Mart ayında akaryakıt fiyat düşüşü ve baz etkisi nedeni ile %11.7 seviyesine gerilemesi bekleniyor.

Bu ay gelişmiş ülke Merkez Bankalarının toplantı takvimi dolu görünüyor. Fed toplantısı 29 Nisan, ECB’nin toplantısı 30 Nisan, ve BOJ toplantısı 28 Nisan’da gerçekleşecek. TCMB’nin bu ayki toplantısı ise 22 Nisan’da gerçekleşecek. Yurtiçi gündemde ise, Covid-19 salgınının yayılma hızı ve bunun toplum sağlığı ve ekonomik etkilerine yönelik alınan karşı önlemler öne çıkacak.

Hisse Senedi

Şubat ayı sonunda Suriye’de yaşanan gelişmelerin etkisi ile gevşeyen yurt içi piyasalar Mart ayı ile birlikte geçen ay ki bültende belirttiğimiz direnç noktalarımızdan 112500’e kadar bir tepki yaptı.

Ancak ardından Çin’de ortaya çıkmış olan koronavirüsün dünya çapında yayılıyor olması tüm dünya finans piyasalarını çok olumsuz etkiledi. Bu aşamada BIST 100’de 83000 seviyesinin altını test ettik. Tabi bu beklenmeyen gelişme sonrası ABD ve Avrupa ülkelerinin hükümetleri ve merkez bankalarının ardı ardına açıkladıkları finansal destek paketleri bir nebze olsun piyasalara nefes aldırdı. BIST100’de de 92000 üzerine tepkiyi görsek de bizde virüsün yayılma hızının artması hala baskı oluşturmaktadır.

Nisan ayına da piyasanın yukarı atakları ile başlıyoruz. Ancak bu hareketlerin sadece tepki hareketi olduğu unutulmamalıdır. Koronavirüs ile ilgili her gün açıklanan rakamların pik yaptığı (tepe noktaya ulaştığı) görüldükten sonraki çıkışların daha çok dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu noktada BIST100’de 93000 çok önemli bir nokta olarak takip edilmelidir. 93000 üzerinde kalıcı bir hareketin endeksi yukarı taşıyabileceğini düşünüyoruz. (97000-100000-105000) Bu noktaya kadarki tüm hareketler sadece tepki olarak kalabilir. 85000 ve 83000 bu aşamada destek noktalarımız olacaktır. Tek gündemin koronavirüs olduğu bu ortamda teknoloji, sağlık, lojistik, gıda, perakende ticaret gibi sektörlerde hareket devam edebilir. Eğer vaka sayısı pik noktasına ulaşır ve endeks 93000 üzerinde kalıcı olabilirse bankacılık, ulaşım ve diğer sanayi şirketlerinde bir hareket görebiliriz. Nisan ayında temkinli bir iyimserlikle haber akışına göre pozisyon açılmasını öneriyoruz.

Tahvil – Bono ve Eurobond

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 19 Mart toplantısını ani bir kararla 2 gün öncesine alarak politika faizinde 100 baz puanlık bir indirim gerçekleştirdi. Politika faizi %10.75’ten %9.75’e indirilmiş oldu. 22 Nisan’da yapılması beklenen para politikası kurulu toplantısı beklentisi aynı oranlarda olabilir.

Eurobond fiyatlarında yaşanan ani düşüşler alım fırsatı olarak düşünülebilir. Hazine tarafından açıklanan bilgide Nisan-Haziran dönemi iç borçlanma stratejisi Nisan ayında 1.4 Milyar TL kira sertifikası dahil toplam 30 Milyar TL iç borçlanma öngörülüyor bunun 28.2 Milyar TL’si piyasadan. Nisan ayında 20.6 Milyar TL itfa yapılması bekleniyor. İç borç çevirme oranı %146 beklenti.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz: Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için faiz ve döviz dalgalanmalarından korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSMGTI22115 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+350 ek getiri ile alınabilir.
TRSHYTV92015 ISIN kodlu Hayat Varlık değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+475 ek getiri ile alınabilir.
TRSCMSA32112 ISIN kodlu Çimsa Çimento değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+100 ek getiri ile alınabilir
TRSAIGY92113 ISIN kodlu Akiş Gayrimenkul değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+300 ek getiri ile alınabilir.
TRSMGTIE2015 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +475 ek getiri ile alınabilir.
TRSHEKTS32123 ISIN kodlu Hektaş Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +150 ek getiri ile alınabilir.
TRSAKFHK2111 ISIN kodlu Akfen Holding değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+250 ek getiri ile alınabilir.
TRSMGTIA2118 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+200 ek getiri ile alınabilir.

Özel sektör Banka ve iştirakleri kısa vadede %10,75-11,50 bileşik seviyelerinden alınabilir.
Özel sektör şirket bonoları ise kısa vadede %13,00-16,00 bileşik seviyelerinden alınabilir.
100-200 gün hazine bonoları için 10,80-11,60 bileşik seviyelerinden alınabilir.

Halka arz cinsi bono önerilerimiz: Kısa ve orta vadede yaklaşık %11,50-12,50 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Daha önce belki de heyecanla izlediğimiz Hollywood salgın film sahnelerini ne yazık ki ve ne acı ki yaşam sahnelerinde de görmeye başlıyoruz. Maalesef bu salgının etkisi incelediğimiz yatırım piyasalarına da etkisi negatif yönde ilerlemeye devam ediyor. Ülkelerin art arda sıraladığı ekonomik paketler ekonomide olumlu sinyaller verse de yatırımcıların riskli yatırım enstrümanlarından nakit ve daha güvenli risksiz yatırım enstrümanlarına kaydığını görebiliriz.

Küresel bazda yaşanan bu durum yatırım fonlarında da yatırımcıların risk algısına göre tercih değişikliklere yol açabilmektedir.. Yatırım fonlarında 2020 yılın ilk haftalarında olan 3.401.929.724 TL olan işlem hacmi 30.03.2020 tarihi itibari ile 723.713.577 TL’ye gerilemiş durumunda.

Covid -19 hastalığının sosyal ve ekonomik etkileri henüz öngörülemiyor. Yatırım fonu portföyünüzde yapacağınız değişiklikler için öncelikle ülkemizde ve dünyada “Coronavirus” salgınının etkilerinin normalize olması ve ekonomik etkilerinin öngörülebilmesi gerekmektedir. Eğer yeni bir yatırım fonu portföyü oluşturacaksanız risk seviyesi 1-2 aralığında olan fonlara ağırlık vermenizi öneririz. Daha çok nakitte kalmak ve riski düşük tutmak için Özel Sektör tahvili fonları, kısa vadeli borçlanma araçları fonları tercihi yapabilirsiniz. Ayrıca eurobond fiyatlarında yaşanan ani düşüşler kaynaklı Kamu dış borçlanma araçları fonlarının değer kayıpları orta ve uzun vadeli yatırım yapılabilir seviyede değerlendirilebilir.

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN