Aylık Bülten (Nisan 2018) – Osmanlı Yatırım

Osmanlı Yatırım Aylık Bülteni

Piyasalara da bahar gelecek mi? …

Geride bıraktığımız Mart ayında, küresel ekonomilerde makro veri akışı büyüme döngüsünde güç kaybının devamına işaret ederken, enflasyonda ise yükseliş sinyalleri zayıf kalmaya devam etti. ABD Başkanı Trump’ın, Çin’e fikri mülkiyet hırsızlığı iddiasıyla 50 milyar dolar ek gümrük vergisi getirdiğini açıklaması ve Çin’in hemen misillemeye geçmesiyle ticaret savaşları algısı güçlenirken, bu durum küresel risk iştahını olumsuz etkiledi. Ancak ABD’nin ithal çelik ve alüminyuma uygulamaya başladığı ek gümrük vergilerinden, Kanada ve Meksika’nın yanı sıra AB, Avustralya, Arjantin, Brezilya ve Güney Kore’nin de muaf tutulacağını bildirmesi, küresel bir ticaret savaşından çok ABD-Çin arasında ikili ticaret savaşının patlak verdiğine işaret ediyor. Bu nedenle küresel çapta etkisi şimdilik sınırlı olacak gibi görünmekte. Euro Bölgesi’nde enflasyon %1,2’ye ve İngiltere’de ise %2,7’e doğru gerilerken, ABD’de manşet enflasyonun %2,2 ve çekirdek enflasyonun %1.8’de kalması olumlu karşılandı. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışı %1,6’ya yükselirken, hedefin gerisinde kalmayı sürdürdü. ABD’de son çeyrek büyüme %2,9 ve Euro Bölgesi’nde %2,7 ile benzer düzeyde olurken, bölge için açıklanan imalat sanayi öncü göstergesi PMI endeksinin mart ayında 56.6 seviyesine ve hizmetler endeksinin ise 55.0’e gerilemesi büyüme açısından yavaşlama sinyali verdi. ABD Merkez Bankası’nın mart toplantısında piyasalar tarafından güvercin gibi gösterilmeye çalışılan ancak aslında şahin olan kararlar alması da boğa piyasasını sürdürme çabalarına darbe vurdu. Mart ayı FOMC toplantısında Fed’in federal fonlara uyguladığı faiz oranı beklendiği gibi 25 baz puan artarak %1.50-1.75 aralığına çıkarken, 2018 yılında toplam üç adet faiz artışı içeren baz senaryoda bir değişiklik olmadı, ancak 2019 ve 2020 yıllarına bir adet faiz artışı eklendi. Dolayısı ile, bu yıl için baz senaryonun korunması rahatlatıcı olmazken, Fed’in verilere bağlı hareket edeceğinin vurgulanması olumlu görünümün devamında dört adet faiz artışı senaryosunun tekrar masaya geleceğini düşündürdü. Diğer taraftan, İngiltere Merkez Bankası (BOE) mart ayı karar metninde, “Tüm üyeler gelecekteki faiz artışlarının kademeli ve sınırlı olacağı konusunda fikir birliğine vardı” ifadesinin yer alması ise, nisan ayında toplantısı olmayan Bankanın mayıs ayında küresel kriz sonrası ikinci faiz artışına gideceği beklentisini güçlendirdi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise mart ayı toplantısında beklendiği gibi faizlerde değişikliğe gitmezken, buna karşılık sözlü yönlendirmesinde daha önce kullanılan “ekonomik durum kötüleşirse gerektiği durumda varlık alımı miktarının artırılabileceği’ ifadesi çıkarılarak Bankanın para politikasında riskleri yukarı yönde görmeye başladığı mesajı verildi.

Yurtiçinde ise, Afrin merkezinin ele geçirilmesinden sonra Münbiç ve Irak’ta Sincar’a da harekât düzenlenmesi gündeme gelirken, ABD’deki Dışişleri Bakanı değişikliği diplomatik kanalların kullanılması açısından belirsizlik getirmekte. Bu nedenle, ABD’nin Münbiç’e ilişkin Türkiye’yi tatmin edecek bir çözüm bulup bulmayacağı takip edilmesi gereken bir risk olarak görünüyor. Partilerin seçimlerde ittifak yapabilmesine imkân tanıyan ve seçim sisteminde değişiklikler getiren yasa tasarısı TBMM’de onaylanırken, hükümetten erken seçim olmayacağı yönünde açıklamalar gelmeye devam etti. Mart başındaki sürpriz Moody’s not indirimi sonrası yabancı yatırımcı pozisyonlarında azalış gözlenirken, kur sepeti 4.48 ile yeni tarihi zirvesini gördü. Manşet ve çekirdek enflasyonun düşüşe direnç göstermesine rağmen, TCMB’nin sıkı duruşunda söylem dışında bir değişikliğe gitmemesi TL açısından destekleyici olmazken, kısa ve uzun vadeli tahvil faizlerinde de belirgin yükselişler getirdi. Mevduat ve kredi faizleri de yükselişe devam ederken, Hazine’nin iç borç çevirme oranını sınırlaması ise en azından yukarı yönlü baskıyı azaltıcı yönde çalışıyor. Diğer taraftan, yabancı portföy akımları çıkış yönüne dönerken, yurtiçi yerleşiklerin son haftalarda döviz mevduat hesaplarını azaltma eğilimine geçtikleri gözlendi. Yılın son çeyreğinde milli gelir %7,3 artarken, 2017 yılı büyümesini de %7,4 seviyesine ulaştırdı. Büyüme eğiliminin bu yıl ilk çeyrekte de güçlü seyrettiği görülüyor. Enflasyonda ise %8,5-9.5 aralığına yükselen gelecek dönem enflasyon beklentilerinde hiçbir iyileşme gözlenmezken, kurlardaki yeni atakla beraber fiyatlara geçişin hızlanması ve üretici fiyatlarından gelen maliyet baskısının güçlenmesi söz konusu olabilir. Mart ayında %10,23 seviyesine çok sınırlı gerileyen enflasyonun lehteki baz etkilerine rağmen, TL’deki değer kaybının etkisiyle Nisan’dan itibaren yönü tekrar yukarı çevirmesi bekleniyor.

Nisan ayında ise, gelişmiş ülkelerin merkez bankaları toplantı takvimi yoğun görünmüyor. ECB 26 Nisan ve BOJ 27 Nisan tarihlerinde toplanacak. Politika veya faiz değişikliği ihtimali bulunmazken, para politikasına ilişkin verilecek sinyaller takip edilecek. Yurtiçinde ise, Suriye gelişmeleri ve ABD ilişkileri gündemde olacak. Bu bağlamda, 4 Nisan’daki Putin-Erdoğan-Ruhani zirvesi de önemli görünürken, Hakan Atilla davasında karar ise 11 Nisan’da gelecek. TCMB’nin bu ayki PPK toplantısı ise 25 Nisan tarihinde gerçekleşecek.

Hisse Senedi

Geçen ay %4’ün üzerinde yükselen döviz sepeti ve Amerikan piyasaları öncülüğünde başlayan global hisse piyasalarındaki satış nedeniyle Borsa İstanbul Mart ayını %3.4 düşerek 114930 puandan kapattı. Dolar bazında düşük kalması endeksin yukarı potansiyelini hala korumaktadır. Suriye konusunda Avrupa ve Amerika ile yaşanabilecek gerilimler yanında sınırımız dışında yeni operasyonlar, enflasyon, cari açık ve Hakan Atilla davası ile ilgili gelişmeler piyasa riski olarak önümüzde durmaktadır. Özellikle Nisan ayının ilk yarısındaki yoğun gündem piyasada olumsuzluk yaratmazsa ikinci yarıda temkinli iyimserliğin hâkim olacağını düşünüyoruz.

Olumsuz haber akışı nedeniyle Mart ayında satışların geldiği günlerde endeksin, 113000 seviyesinde bulunan desteğine yaklaşımlarda alımların geldiğini gördük. Bu seviye yine önemli desteğimiz olmaya Nisan ayında da devam edecek. 116500 – 117500 ve 119000 seviyeleri direnç noktalarımız olarak izlenmelidir. THYAO, TUPRS ve PETKM bu ay takip edilebilecek senetler olarak öne çıkmaktadır.

Tahvil – Bono ve Eurobond

Yurtiçi ve yurtdışı gelişmelerin piyasaları çok dalgalandırdığı bir ay olan mart ayını geride bıraktık.

Yurtdışında fed kararları ve Trump’ın ticaret savaşlarının fitilini ateşleyecek kararları onaylaması yurtdışı piyasaları etkileyen gelişmeler olarak göze çarptı.

Yurtiçinde cari açık rakamlarının yükselmesi kurdaki TL aleyhine sert hareketler ve tahvil piyasasındaki dalgalanmalar piyasalarda negatif bir algının oluşmasına yol açtı.

Nisan ayı içinde enflasyon görünümünde henüz bir düzelme işareti görülmemesi, cari açıkta görülen artış, genel anlamda tedirgin eden faktörler olarak öne çıkmaya devam ediyor.

2 yıl vadeli gösterge kâğıdın 13,50-14,50 bandında hareket etmesini, 10 yıl vadelinin ise %12-13 bandına yoğunlaşmasını bekliyoruz.

Kısa ve uzun vadeli faizlerde aşağı yönlü bir hareketi kısa vadede beklemiyoruz. Seyrin olumluya dönmesi için piyasaların özellikle siyasi ve jeopolitik tarafta pozitif gelişmelere ihtiyacı olduğu görülüyor.

Bu çerçevede 5 ve 10 yıl vadeli kıymetlerinde orta-uzun vadeli kademeli olarak pozisyon alınmaya başlanabilir. Uzun vadeli tahvilde %13 seviyesi ve üzeri alım yapmak getiri sağlayabilir. Kur etkisi ve enflasyondaki artış trendini göz önüne aldığımızda TÜFE’ye endeksli tahvillerde pozisyon almak için izlenebilir.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz:

Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için yüksek faiz ve kur ortamında korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSDRND31918 ISIN kodlu Derindere değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +550 ek getiri ile alınabilir.
TRSZORN71914 ISIN kodlu Zorlu Enerji değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar TRLİBOR+450 ek getiri ile alınabilir.
TRFULFK21914 ISIN kodlu Ulusal Faktoring değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar +450 ek getiri ile alınabilir.
TRSODAS21911 ISIN kodlu Odaş Elektrik Üretim değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar +500 ek getiri ile alınabilir.
TRSTISB72712 ISIN kodlu İş Bankası değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +350 ek getiri ile alınabilir.
TRSVKFB92719 ISIN kodlu Vakıflar Bankası değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +350 ek getiri ile alınabilir.
TRSSKBKA2716 ISIN kodlu Şeker Bank değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +475 ek getiri ile alınabilir
TRSSAYR51818 ISIN kodlu Say Reklam tahvili 100 temiz fiyata kadar +525 ek getiri ile alınabilir.
Halka arz cinsi bono önerilerimiz:
Kısa ve orta vadede yaklaşık %13,50-15,50 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Mart ayını piyasalarda hareketliliğin oldukça yükseldiği bir ay olarak geride bıraktık.
Tahvil faizlerinde sert yükselişler gördük. Ardından kur tarafında da TL’de ciddi değer kayıplarını gözlemledik.

Bu çerçevede yatırımcıların risk algısına göre hisse senedi fonunda daha temkinli bir yatırım stratejisinde olmalarını önerirken tahvil bono fonu yatırımlarında kademeli alım yatırımı düşünebilirler. Bunun yanında dövize ve enflasyona endeksli fonlar ve likit fonlar da tercih edilebilir.

Osmanlı Yatırım tarafından hazırlanan 2018 Nisan Aylık Global Bakış Raporu için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin