Aylık Bülten (Nisan 2017) – Osmanlı Yatırım

Piyasalarda bahar havası esmeye devam edecek mi?…

Geride bıraktığımız Mart ayında, küresel ekonomilerde makro veri akışı olumlu görünümünü korurken, Trump’ın yoğun baskısına rağmen Obamacare olarak adlandırılan sağlık sigortası yasasının Temsilciler Meclisi’nden geçememesi, “reflasyon” veya “Trump trade” olarak da adlandırılan piyasa temasına çok ağır darbe oldu. Zira, kurumlar vergisi indirimi ve bütçe kanalından altyapıya yönelik harcamalarda artış öngören Trump’ın ekonomik planının, bu yasama görünümü ile uygulanmasında büyük zorluklarla karşılacağı ortaya çıkmış oldu. ABD’de son çeyrek büyümesi %2.1 seviyesine revize edilirken, Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışı da %1.8 seviyesine yükseldi.

Euro Bölgesi için açıklanan imalat sanayi öncü göstergesi Mart ayı flash PMI endeksleri de, 2011 yılından beri en yüksek seviyeye ulaşıldığını gösterdi. Bölgede büyüme %1.7 gerçekleşirken, İngiltere’de ise %1.9 düzeyinde oldu. FOMC’nin Mart toplantısında beklendiği gibi gösterge faiz 0.25 artırılarak federal fonlara ilişkin hedef %0.75-1.00 aralığına çekildi. Fed’in toplantı metninde ise ekonomik görünüm üzerindeki riskler için “kabaca dengeli” diye tanımlamaya devam ettiği görünürken, enflasyonda %2 hedefe yakında ulaşılabileceği cümlesi de %2 civarında istikrar kazanacak şekilde değiştirildi. Üyelerin resmi faiz tahminlerinin ortalaması (medyan) 2017’de iki faiz artışı daha beklendiğine, 2018 ile 2019’da da devam eden üçer adet artışa işaret etti. Ancak, ABD veri akışının gücünü koruması durumunda faiz patikasına ilişkin risklerin yukarı yönlü kalmaya devam edeceği söylenebilir. Nitekim, FOMC üyelerinden son toplantı sonrası gelen açıklamalar bu yönde oldu. Ayrıca, ECB’nin çıkış stratejisinde Fed’in uygulamasındaki akış sırasına göre farklılıklar olma ihtimali de artmakta. Bu ise faiz oranındaki artışların (ya da daha doğru bir deyişle negatiflikteki azalmanın) tahvil alım programı sona ermeden başlaması anlamına geliyor. Draghi, son toplantıda gerekirse “tüm enstrümanları” sözcüğünü kullanmayarak, deflasyonist risklerin büyük ölçüde azaldığını ve enflasyonun gelecek aylarda %2’ye yakın kalacağını söyleyerek, piyasaları hazırlamaya başladı. Ayrıca, en önemli uzun vadeli fonlama aracı olan TLTRO konusunda yeni bir operasyon yapılması konusunda görüşme olmadığını ifade etmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Yurtiçinde ise, ABD Doları’nın 3.60 civarındaki ılımlı seyrinin devamında, küresel risk iştahının güçlü seyrinin yanısıra, TCMB’nin son PPK’da GLP faizini 75 baz puan yükseltirken, likiditeyi sıkılaştırmaya devam ederek ortalama fonlama maliyetini %11.3 civarına oturtması da etkili olmuştur. Ayrıca, enflasyonun kısa vadede belirgin yükseleceği mesajlarını vermesi bu duruşunu bir süre daha koruma eğiliminde olduğunu düşündürmüştür. Anayasa değişiklik tasarısının 16 Nisan’daki referandumu öncesi, anketlerde kararsızların oranının yüksek kalması ve bir tarafın belirgin ağır basmadığı karışık görünüm nedeniyle piyasalarda belli bir senaryonun henüz fiyatlanmadığı da izlenmektedir. Rakka operasyonunun Türkiye’siz yapılması kesin gibi görünürken, ABD Dışişleri Bakanı’nın ziyareti sonrasında da dengelerin değişeceğine dair bir sinyal gelmemiştir. Diğer taraftan, yabancı portföy hareketi giriş yönünde kalmaya devam etse de, özellikle kur takası ihalelerine ilginin artması nedeniyle TCMB’nin döviz rezervi kaybı devam etmiştir. Geçen yılın son çeyreği milli gelir büyümesi %3.5 ile beklentinin üzerinde açıklanırken, öncü göstergeler ve yılın ilk çeyreğine ilişkin üretim-satış verileri, büyümede başlayan sınırlı toparlanmanın devam ettiğini göstermiştir. Mart sonunda %11.3 seviyesine sıçrayan enflasyonun ise kur artışlarının gecikmeli etkileri ile iki ay içinde %12 civarına yükselmesi olası görünmektedir.

Nisan ayında ise, gelişmiş ülke merkez bankaları toplantıları; ECB’nin ve BOJ’un 27 Nisan’da gerçekleşirken, Fed’in ve BOE’nin bu ay toplantısı bulunmuyor. ECB ve BOJ’dan bir değişiklik beklenmese de, özellikle Draghi’nin varlık alımları ve mevduat faizleri patikasına ilişkin açıklamaları takip edilecektir. Ayrıca, Trump’ın sağlık tasarısı yenilgisinden sonra yasama takviminde yer alan Yüksek Mahkeme’de boş bulunan bir pozisyona yapılacak atama (3 Nisan haftası) ve iki haftalık tatilden sonra federal harcama yetkisinin uzatılması (28 Nisan’da süre doluyor) konularındaki performansı önemli olacaktır. Yurtiçinde ise, ayın ilk yarısında referandum anketleri, ikinci yarısında ise piyasaların sonuçlara verdiği tepki belirleyici görünürken, TCMB’nin 26 Nisan tarihli PPK toplantısı da önemli olacaktır.

Hisse Senedi ve Uluslararası Piyasalar

Hisse Senedi

Geçen ayın önemli gündemi olan Fed ve TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı kararları ve gelen açıklamalar piyasaların istediği tarzda olunca faiz stresi bir süre gündemden düşmüş oldu. Mart ayında genel olarak 88800 ile 91500 aralığında hareket eden BIST 100 endeksinde özellikle ayın son haftasında %1,6’lık geri çekilme dikkat çekiciydi. Jeopolitik riskler ve özellikle Suriye konusunda sakinleşme eğilimindeki gündem ve global piyasalarda olumlu seyir devam ederken Halkbank Genel Müdür Yardımcısının ABD’de İran ambargosunun delinmesi iddiası ile tutuklanması haberi özellikle bu hisse ve beraberinde bankacılık hisselerinde sert satış getirdi. Halkbank dışındaki banka hisseleri kısa sürede toparlanınca endeksin 88800 desteğinde tutunduğunu gördük.

Nisan ayında hem yurt dışında hem de yurt içinde gündem siyaset ve seçimler olacak. Fransa’da 23 nisanda ilk turu yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde AB karşıtı La Pen’in kazanması piyasalar açısından bir risk unsuru. Her ne kadar geçen yıl Brexit ve ABD seçimlerinde anket şirketleri yanılsa da ilk turda sonuçlanması beklenmeyen seçimlerin ikinci turda AB yanlısı adayın zaferi ile biteceği tahmin ediliyor. Yurt içinde ise yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı sistemi ile ilgili 16 nisan referandumu en önemli gündem maddesi. Gelen anketlerde evet ile hayır oylarının birbirine yakın olması referandum gününe kadar tansiyonun yükselebileceğinin bir göstergesi. Ayrıca AB ile ilişkiler, erken seçim ve kabine revizyonu gibi gelişmelerin bu tarihten sonra yeni gündemimiz olması muhtemel.

Ocak ve Şubat ayı karlılık rakamları ile olumlu gidişatın devamını beklediğimiz bankacılık hisseleri ve ASELS, PETKM gibi sanayi hisselerinin endeks üzerinde getiri yaratabileceğini düşünüyoruz. Bankacılık ve havayolu sektör hisseleri takip edilebilir.

Osmanlı Yatırım tarafından hazırlanan 2017 Nisan Aylık Global Bakış Raporu için tıklayın.

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin