Aylık Bülten (Mayıs 2020) – Osmanlı Yatırım

Nisan’daki toparlanma korunabilir mi?…

Geride bıraktığımız Nisan ayında, küresel makro veri akışı, ABD ve diğer gelişmiş ülkelerin Nisan ayı PMI endeksleri yeni tarihi düşük seviyelerine indiğini gösterirken, Çin’de ortaya çıkan ve dünya geneline hızla yayılan koronavirüs salgının ekonomik aktivite üzerinde belirgin etkileri olduğunu yansıtmıştır. Mayıs ayında bu endekslerde toparlanma gözlenebilirse de, ikinci çeyrekte küresel krizden daha sert resesyon yaşanacağını düşündürürken, bu durumun yıl geneline ne ölçüde yansıyacağı, salgının önümüzdeki dönemdeki seyrine bağlı olacaktır. Ancak, piyasalar son dönemde bir çok yerde terse dönme işaretleri artan vaka ve ölüm sayısına ilişkin eğrilerin ekonomik aktitivenin yeniden canlanması anlamına gelen karantinaların azaltılmasını getireceği beklentisi ile Mart ayındaki çöküşten sonra toparlanma eğilimini korumaktadır. Küresel ekonomilerde makro veri akışı ise, dünya genelinde büyüme açısından ilk çeyrekte daralmaya işaret ederken, enflasyonda ise ılımlı görünüm izlendi. ABD’de ilk çeyrek milli gelir büyüme oranı ilk tahmini %4.8 daralma olarak açıklandı. Milli gelir Euro Bölgesi’nde de %3.3 daralırken, aktvite öncü göstergesi PMI endekslerinin ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya’da tarihi düşük seviyelerine indiği izlendi. Euro Bölgesi’nde enflasyon %0.4’e gerilerken, ABD’de de manşet ve çekirdek enflasyon ise %1.5 ve %2.1’e geriledi. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışının da %1.7’e gerilemesi enflasyonist baskılarda azalışa işaret etti. ABD Federal Açık Piyasa Komitesi Nisan toplantısında politika faizini yüzde 0 – 0.25 aralığında korurken, “Ekonomi son olayların etkisini atlattığı ve banka azami istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerine ulaştığına emin olana kadar, komitenin faiz hedef aralığını sıfıra yakın tutacağı” şeklindeki cümle tekrar edildi. Powell ise, “Ekonomideki toparlanma bizi virüs öncesi seviyelere getirmeyecek.” derken, krizin atlatılması için Kongre’nin mali yetkilerini kullanması gerektiğini belirtti. ECB ise, politika faizini %0’da, marjinal faiz oranını %0.25’te, mevduat faizini de eksi %0.5’te tuttu. Aylık 20 milyar euro varlık alımlarının devam edeceğini belirten banka gerekirse daha fazla tahvil alımına hazır olduklarını bildirdi. Lagarde ise, yeni bir uzun vadeli pandemi refinansman programına karar verdiklerini açıklayarak PELTRO’ların Mayıs ayında başlayacağını duyurdu.

Yurtiçinde ise, hükümetin ekonomik etkileri sınırlama amacı ile uygulamaya aldığı destek paketinin kısa vadede bütçe açığı finansman ihtiyacını belirgin artırmasıyla Hazine’nin iç borçlanmalara yüklendiği izlendi. Bu doğrultuda, Hazine’nin borçlanmalarını kolaylaştırmak amacı ile TCMB menkul kıymet portföyünü bilanço büyüklüğünün %10’una çıkaracağını, İş-Kur tahvillerinin alımı için ise limit uygulamayacağını açıkladı. BDDK ise bankaların Mayıs’tan itibaren uygulamaya alınacak aktif rasyosunu tutturmaları gerekeceğini açıkladı. BDDK’nın yeni formülü ile, bankaların daha çok kredi vermeleri, daha çok TL ve YP cinsi devlet tahvili almaları, daha az YP mevduat toplamaları, ellerindeki döviz likiditeyi de TCMB’ye swap yolu ile vermeleri isteniyor. Merkez Bankası ise, 100 baz puan daha faiz indiriminin yanısıra, kredi akışının kesintiye uğramamasını sağlamak için fonlama imkanlarını ve tutarlarını genişletmeye devam etti. Öte yandan, küresel risk iştahının zayıf seyretmesi, BDDK’nın swap işlemlerindeki özkaynak sınırlamalarını yükseltmesi ve TCMB’nin faiz indirimlerine devam etmesi ile dolar kuru 7.0 seviyesine yükseldi. Nisan ayında, küresel borsalara paralel BIST endeksinde de yükselişler hakim olurken, CDS primleri TCMB rezervlerine ilişkin endişelerle yüksekliğini korudu, tahvil faizlerinde BDDK’nın aktif rasyosu uygulamasının bankaların ikincil piyasa tahvil alımlarını yoğunlaştırması ve Merkez Bankası’nın faiz indirimine devam etmesi ile iki ve on yıl gösterge tahvil faizi %9.0 ve %12.0 seviyelerinin altına indi. Öte yandan, mevduat ve kredi faizleri ikincil piyasadaki yükselişe rağmen TCMB’nin fonlama faizini düşürmesi ve imkanları genişletmesiyle yatay seyrini korurken, kredi büyümesinde (kur ve mevsimsellikten arındırılmış) ivmelenme ikinci çeyrek başında da gücünü korudu. Diğer taraftan, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetleri ve tahvillerinden yılbaşından bu yana toplam çıkışı 8.2 milyar dolar ile rekor seviyelerde seyrederken, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesaplarında yükseliş eğilimi hız kesti. İlk çeyrek milli gelir büyümesinin Mart ayındaki kesintiye rağmen yıllık %5-6 aralığında gerçekleşebileceği görülürken, tüm öncü göstergeler Nisan ayından itibaren ekonomik aktivitede belirgin yavaşlama olduğunu düşündürdü. Enflasyonda ise, Mart ayında %11.9 seviyesinde olan yıllık TÜFE’nin, Nisan ayında akaryakıt fiyat düşüşü ve baz etkisi nedeni ile %10.9 seviyesine gerilediği izlendi. Bu ay gelişmiş ülke Merkez Bankalarının toplantı takvimi yoğun görünmüyor. Sadece İngiltere Merkez Bankası toplantısı 7 Mayıs’ta gerçekleşecek. TCMB’nin bu ayki toplantısı ise 21 Mayıs’ta gerçekleşecek. Yurtiçi gündemde ise, Covid-19 salgını sonrası uygulanan karantinaların hangi hızda gevşetileceği ve ekonomik aktivitede canlanmanın ne boyutta gerçekleşeceği öne çıkacak.

Hisse Senedi

Son iki aydır koronavirüsün etkisi ile dalgalı seyreden hisse senedi fiyatları virüsün yayılma hızının azalması ile üzerindeki baskıyı bir miktar azaltmış görünüyor. Özellikle global piyasaların bu süreçte olumluya dönüyor olması yurtiçi piyasalarda da bir rahatlamaya neden oldu.

Pozitif seyreden ortamda Nisan ayında belirtmiş olduğumuz direnç noktaları olan 97000 ve 100000 seviyeleri yukarı yönlü kırıldı. Mayıs ayında da 104500 ve 107000 seviyelerine doğru bir hareketin yaşanabileceğini düşünüyoruz.

Piyasanın önündeki riskler olarak virüsün yayılma hızındaki olumlu durumun terse dönmesi ve virüs sonrası ekonomik tablolarda bozulmanın durumu olacaktır. Yurt içi piyasalarda özellikle paritede bir değişiklik olmadan USD/TL kurunda önemli direnç noktamız 7.00 TL olarak görünüyor. Bu psikolojik seviyenin kırılması ve 2018 ağustos ayındaki zirvelerin test edilme ihtimali hisse senedi piyasasını olumsuz etkileyecektir. Bu durumda 95000 ve 97000 destek noktaları takip edilecek önemli seviyeler olacaktır.

Mayıs ayında Oyak Çimento grubu hisselerinin birleşme sürecinin yaklaşıyor olması nedeniyle ilgili hisselerde ve hükümetin yeni destek paketi kapsamında konuşulan tekstil ve turizm sektörü hisselerinde yukarı yönlü hareketler beklenebilir.

Tahvil – Bono ve Eurobond

Nisan ayında sabit getirili menkul kıymet piyasaları açısından, virüs dönemi kayıplarının bir ölçüde telafisini sağlayacak bazı önemli gelişmeler yaşandı. Öncelikle Merkez Bankası, bankalardan doğrudan alacağı tahvil miktarını yükselterek, yaşanan parasal genişleme sürecine uyumlu olacak şekilde önemli bir adım attı. Ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, bankalar için aktif rasyosunu yeniden düzenleyen bir karar alarak, bankaları piyasadan daha fazla tahvil almaya teşvik etti. Tabi peş peşe alınan bu kararlar, tahvil– bono piyasasına anında pozitif yansıdı. Merkez Bankasının faiz indirim kararı ile de tevsik edilen süreç, 2 yıllık tahvil faizlerini %10’un altına, 10 yıllık tahvil faizlerini ise %11 seviyelerine geriletmiştir.

Eurobond piyasaları da, alınan yeni para politikası kararlarından olumlu etkilenmiş. Bunun yanı sıra, yaşanan pandemi krizi sonucu çok güçlü bir satış dalgası yiyerek oldukça gerileyen eurobond fiyatlarının sahip oldukları yüksek getiri fırsatları, dolarizasyon eğilimi olukça yüksek ve mevduat faizinden memnun olmayan döviz mudileri ile bir kısım yatırım fonlarının tekrardan ilgisini çekmiş, bu durum eurobonlard da önemli değer kazanımlarını beraberinde getirmiştir.

Parasal genişleme sürecinin devam edeceği öngörüsü ile, tahvil-bono ve eurobond fiyatlamalarında görülen bu pozitif eğilimin azalan bir ivme ile de olsa birkaç ay daha sürmesi gerçekçi bir beklenti olacaktır.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz:

Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için faiz ve döviz dalgalanmalarından korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSMGTI22115 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+350 ek getiri ile alınabilir.
TRSHYTV92015 ISIN kodlu Hayat Varlık değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+475 ek getiri ile alınabilir.
TRSCMSA32112 ISIN kodlu Çimsa Çimento değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+100 ek getiri ile alınabilir
TRSAIGY92113 ISIN kodlu Akiş Gayrimenkul değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+300 ek getiri ile alınabilir.
TRSMGTIE2015 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +475 ek getiri ile alınabilir.
TRSHEKTS32123 ISIN kodlu Hektaş Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +150 ek getiri ile alınabilir
TRSAKFHK2111 ISIN kodlu Akfen Holding değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+250 ek getiri ile alınabilir.
TRSMGTIA2118 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+200 ek getiri ile alınabilir.

Özel sektör Banka ve banka iştirakleri kısa vadede %9,25-10,75 bileşik seviyelerinden alınabilir. Özel sektör şirket bonoları ise kısa vadede %12,00-13,50 bileşik seviyelerinden alınabilir. Halka arz cinsi bono önerilerimiz: Kısa ve orta vadede yaklaşık %10,00-11,25 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Halka arz cinsi bono önerilerimiz:

Kısa ve orta vadede yaklaşık %10,00-11,25 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Tahvil, Bono ve Eurobond fiyatlamalarında görülen pozitif seyir, borçlanma araçlarını bünyelerinde bulunduran yatırım fonlarını da olumlu etkilemiştir. Borçlanma araçları piyasasındaki olumlu gelişmelerin devam etmesi, bu fonlardaki cazip getiri fırsatlarının sürmesini sağlayacaktır.

Başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, bu kıymetler ile bağlantılı yatırım fonlarında da volatilitenin artmasına sebebiyet vermektedir. Petrol fiyatlarının çok düşmesi, petrol BYF‘leri ile yatırım fonlarına olan talebi arttırmıştır. Ancak kısa vadede petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların sürmesi beklendiğinden, olası kayıplara karşı yatırımcıların dikkatli olması gerekmektedir.

Hisse Senedi piyasası, normale göre volatilitesi yüksek seyrini sürdürmektedir. Ancak burada daha stabil bir durumun oluşmasını beklemek, olası kar fırsatlarının da kaçırılmasına sebebiyet verecektir. Bu nedenle risk profili uygun olan fon yatırımcılarının, portföylerinin belirli bir kısmıyla hisse fonlarına ya da hisse içeren değişken ve karma fonlara yatırım yapmaları uygun olabilir.

Rapor için tıklayın.

Kaynak: Osmanlı Yatırım Aylık Bülten

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN