Aylık Bülten (Mayıs 2019) – Osmanlı Yatırım

Büyümede en kötü geride mi kaldı?

Geride bıraktığımız Nisan ayında, küresel makro veri akışı, dünya genelinde büyüme eğilimindeki yavaşlamanın hız kestiğine işaret ederken, küresel risk iştahında da güçlenme gözlendi. Ayın en kritik gelişmeleri ve devam eden belirsizlikleri ise, ABD-Çin ticaret anlaşması ve Brexit olurken, heyetlerin karşılıklı görüşmelerinin bu ay da devam etmesi bekleniyor. Brexit Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde ise, “İngiltere, 23-26 Mayıs tarihlerinde hala AB üyesi olmaya devam ederse ve 22 Mayıs’a kadar ayrılık anlaşmasını onaylamazsa, AB hukuku uyarınca Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine katılmak zorunda kalır. Eğer İngiltere bu zorunluluğu yerine getirmezse, Brexit 1 Haziran 2019 tarihinde gerçekleşir.” uyarısı yapılmıştı. Küresel ekonomilerde makro veri akışı ise, ABD’de büyüme açısından olumlu sinyallere ve Euro Bölgesi’nde ise yavaşlamanın devamına işaret ederken, enflasyonda ise her yerde geri çekilmeler izlendi. ABD’de ilk çeyrek milli gelir büyüme oranı %3.2 ile önceki çeyrekte kaydedilen %2.2’ye göre hızlanmaya işaret etti. Büyüme, Euro Bölgesi’nde %1,1 ve İngiltere’de %1,4 ile zayıf gerçekleşirken, imalat sanayi öncü göstergesi PMI endeksinin Euro Bölgesi’nde 47.8 ile hafif toparlansa da daralma bölgesinde kalması büyüme açısından olumsuz sinyal verdi. Euro Bölgesi’nde enflasyon %1,4’e iner ve İngiltere’de ise %1,9’da kalırken, ABD’de manşet enflasyon %1,9’a yükseldi, çekirdek enflasyon %2,0’ye geriledi. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışının da %1,9’da kalması enflasyonist baskının sınırlı kaldığını yansıttı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Mart ayı FOMC toplantısının tutanaklarında, üyelerin çoğu risklerin 2019’da faizleri sabit tutmayı gerektirdiği yönünde görüş belirtti. Tutanaklarda, “Bazı üyeler gelecek verilere bağlı olarak faiz görüşlerinin iki yönde de değişebileceğini vurguladı. Üyeler genel olarak sabırlı yaklaşımın uygun olduğu görüşünde birleşirken, birçok üye sabırlı yaklaşımın düzenli ve devamlı bir şekilde gözden geçirilmesini istedi.” ifadelerine yer verildi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Nisan toplantısında ise politika faizini sıfırda, mevduat faizini yüzde eksi 0.40’ta ve marjinal fonlama faizini de yüzde 0,25’te tuttu. Bu yıl sonuna kadar faizlerin mevcut seviyelerde olacağı şeklindeki yönlendirme mesajı da tekrarlandı. Draghi ise basın toplantısında, ılımlı genişlemeci politikaların ekonomiyi desteklediğini belirtirken, TLTRO’lar hakkında daha kapsamlı analize ihtiyaç bulunduğunu ve TLTRO detayları için henüz erken olduğunu söyledi. Draghi, büyümeyi yavaşlatan bazı faktörlerin ortadan kalkmakta olduğunu ve negatif faizlerin ihtiyaç duyulursa hafifletileceğini söyledi.

ÜCRETSİZ FİNNET 2000 PLUS İÇİN TIKLAYIN!

Yurtiçinde ise, ABD’nin Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın alması durumunda yaptırımların devreye alınacağı yönündeki uyarıları devam ederken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu S-400’ler ile ilgili son açıklamasında, “S-400 bitmiş bir anlaşma, üçüncü ülkenin dahil olduğu herhangi bir ara formül yok. ABD’nin bizi S.Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönlendirmesi doğru değil” dedi. ABD aralarında Türkiye’nin de bulunduğu İran’ın petrol ithal eden ülkelere tanıdığı yaptırım muafiyetine 2 Mayıs itibarı ile son verdiğini açıkladı. Öte yandan, gelişmekte olan piyasalara yönelik küresel risk iştahının daha dalgalı bir seyir izlemeye başlaması ve Merkez Bankası rezervlerinde gözlenen belirgin düşüşler sonrası yabancı yatırımcının TL lehine pozisyonlardan çıkmaya çalışması ve yerleşiklerin artan belirsizlikler nedeniyle dolarizasyon eğiliminin güçlenmesi kurlarda belirgin yukarı yönlü baskı getirdi. Dolar kuru TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu korumasına rağmen yerel seçimler sonrası 5,95 civarına ulaştı. Buna ek olarak, borsada değer kaybı, CDS ve tahvil faizlerinde sert yükselişler gerçekleşti. Mevduat ve kredi faizleri de yükselişe geçerken, kredi büyümesinin (kur ve mevsimsellikten arındırılmış) ilk aylardaki güçlü ivmesini kaybetti. Hazine’nin, döviz cinsi iç ve dış borçlanmaya ağırlık vermesine karşılık iç borçlanma program hedeflerini her ay aşıyor olması ve faiz indirim beklentilerinin kırpılması ile iki ve on yıl gösterge tahvil faizleri %24,0 ve %20,0 ile yükseldi. Diğer taraftan, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetleri ve tahvillerine ilgisi azalmaya devam ederken, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesaplarını yerel seçimler öncesi rekor kırdıktan sonra hafif gerileme gösterdi. Şubat ayında sanayi üretimi %5,1 daralsa da, arındırılmış endeksin aylık artışa devam etmesi toparlanmanın devam ettiğini düşündürdü. Ancak, yine de baz etkisi nedeniyle ilk çeyrekte sanayi üretimi yıllık bazda %5-6 aralığında ve milli gelir %2-3 aralığında daralma kaydedebilir. Enflasyonda ise, Mart ayında %19.71 seviyesine yükselen yıllık TÜFE’nin, Nisan ayında daha belirgin yükselmesi olası görünüyor.

Bu ay Merkez Bankaları toplantı takviminde sadece 1 Mayıs’ta açıklanacak Fed kararı ve 2 Mayıs’ta BOE toplantısı bulunmakta. Bu toplantılardan önemli bir değişiklik beklenmiyor. TCMB’nin bu ay toplantısı bulunmuyor. Yurtiçi gündemde ise, YSK’nın İstanbul seçimlerine ilişkin kararı takip edilecek.

ANLIK VE ÜCRETSİZ BORSA TAKİBİ İÇİN TIKLAYIN!

Hisse Senedi

31 Mart seçimleri sonrası İstanbul sonuçları ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Piyasa algısına bakıldığında seçim sonuçlarının piyasada sert hareketlere neden olabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca S-400 füzeleri ve F-35 uçak alımı konusundaki belirsizlik de piyasadaki en önemli olumsuzluk. Mart ayında bu gelişmeler ışığında yukarı hareketlerin satış fırsatı olarak değerlendirildiğini gördük. Geçen ay direnç olarak belirttiğimiz 99000 seviyesi geçilemeyince 94000 seviyelerine kadar geri çekilme yaşadık.

Mayıs ayında yukarıda belirttiğimiz olumsuzlukları göz ardı etmeden pozisyon alınması daha doğru olacaktır. 94000, 92500 ve 91000 destekleri ile 98000 ve 99000 dirençleri izlenmelidir.

2019 1Ç bilançolar açıklanmaya başladı. Olumlu beklentilerin olduğu hisse ve sektörlerde ayrışma olabilir. Bilanço beklentisi olumlu olan havacılık sektörü hisselerinden CLEBİ ve PGSUS’ta pozitif ayrışma devam edebilir. Bankacılık sektöründe YKBNK takip edilebilir.

HANGİ HİSSELER UCUZ? HİSSELERİ KARŞILAŞTIRMAK İÇİN TIKLAYIN!

Tahvil – Bono ve Eurobond

Yerel seçimler sonrasında Nisan ayının belirsizliklerin azalacağı sürecin başlangıcı olarak düşünsek de seçim sonuçları üzerindeki belirsizlik ana gündem maddesini oluşturdu.

Dış piyasalarda ABD-İran gerginliğinin artması ve diğer yandan ticaret savaşlarındaki belirsizlik, dünya ekonomisindeki büyüme endişeleri takip edilen konular olarak öne çıktı.

Merkez Bankası’nın Nisan ayı toplantısında metinden çıkardığı “ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir” ifadesi piyasalarda faiz indirim beklentisinin artmasına sebep oldu. Kur tarafındaki volatiliteyi artıran bir unsur olarak öne çıktı.

İçeride petrol ve emtia fiyatlarının, enflasyonun önümüzdeki aylarda yukarı yönlü baskı yapacağı ve yükseliş trendine devam etme olasılığının olması cari açıkta sorunu, faizlerdeki indirim beklentisine rağmen enflasyona paralel yaşanan artış baskısı genel anlamda tedirgin eden faktörler olarak öne çıkmaya devam edecek gibi görünüyor.

2 yıl vadeli gösterge kâğıdın 21-23 bandında hareket etmesini, 10 yıl vadelinin ise yüzde 16-18 bandına yoğunlaşmasını bekliyoruz.

Kısa ve uzun vadeli faizlerde şimdilik aşağı yönlü bir hareketi kısa vadede beklemiyoruz. Kur etkisi ve enflasyondaki artış trendini göz önüne aldığımızda TÜFE’ye endeksli tahvillerde ve risk algısına bağlı olarak yüksek getirili tahvil ve bonolarda pozisyon almak için izlenebilir.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz:

Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için yüksek faiz ve kur ortamında korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSMGTI22115 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+350 ek getiri ile alınabilir.

TRSHYTV92015 ISIN kodlu Hayat Varlık değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+475 ek getiri ile alınabilir.

TRFHEKT91910 ISIN kodlu Hektaş Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 450 ek getiri ile alınabilir

TRSCMSA32112 ISIN kodlu Çimsa Çimento değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+100 ek getiri ile alınabilir

TRSARCL22117 ISIN kodlu Arçelik değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+75 ek getiri ile alınabilir

TRSTPRS22114 ISIN kodlu Tupraş değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+75 ek getiri ile alınabilir.

TRSMGTIE2015 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TR LİBOR +475 ek getiri ile alınabilir.

TRFDFKT81917 ISIN kodlu Doruk Faktoring iskontolu bono 25 basit faizle alınabilir.

Özel sektör Banka iştirakleri ise kısa vadede %25,00-26,50 bileşik seviyelerinden alınabilir.

Halka arz cinsi bono önerilerimiz: Kısa ve orta vadede yaklaşık %23-25,50 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Nisan ayında İran ambargo süreci ve S400 sorunlarının yanında jeopolitik risklerin tekrar öne çıkması sebebiyle tahvil tarafındaki hareketliliğin Mayıs ayında devam edeceği düşüncesindeyiz.

Bu çerçevede yatırımcıların risk algısına göre hisse piyasasında yaşanan sert dalgalanmalar sonrasında hisse senedi fonunda daha temkinli olmakla birlikte kademeli olarak alım yönünde pozisyon düşünülebilir. Bunu yanında kur etkisi enflasyon ve faizlerdeki denge seviyesine ulaşıncaya kadar enflasyondaki orta vadedeki artış trendini göz önüne aldığımızda dövize ve enflasyona endeksli fonların yanısıra kademeli şekilde tahvil bono fonlarının yanında likit fonlardan bir sepet yapılabilir.

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin