Aylık Bülten (Mart 2018) – Osmanlı Yatırım

Osmanlı Yatırım Aylık Bülteni

Mart’ın yarısı yaz, yarısı kış…

Geride bıraktığımız şubat ayında, küresel ekonomilerde makro veri akışı büyüme tarafında sınırlı güç kaybına işaret ederken, enflasyonda ise yükseliş sinyalleri gelmeye devam etti. ABD 10 yıllık tahvil faizinin ücretler verisi sonrası %2,90 seviyesine kadar ulaşması borsalarda yoğun satışlara ve volatilitede artışa yol açarken, ilk etapta verilen aşırı tepki sonrası borsalardaki hareket “ayı piyasasına giriş” şeklinde yorumlanmaktan ziyade “düzeltme” olarak algılanmaya başlanınca belirgin yatışma gözlendi. Ancak ABD’de son büyüme döngüsünün küresel krizden sonraki dokuzuncu yılında olması, piyasalarda her satışta tedirginlik yaratacağa ve piyasaların bundan sonraki dönemde belli bir trend takip etmekten çok daha dalgalı bir seyir içinde olmasını getireceğe benzemektedir. ABD’de harcamalarda artış getiren bütçe tasarısının kabul edilmesi ve borç tavanının uzun süre ötelenmesinin ise faizlerde yukarı yönlü baskıyı artırdığı söylenebilir. Euro Bölgesi’nde enflasyon %1,2’e geriler ve İngiltere’de ise %3,0’e doğru yükselirken, ABD’de manşet enflasyonun %2,1 ve çekirdek enflasyonun %1,8’de kalması olumlu karşılandı. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışı %1,5’de yatay kalırken, hedefin gerisinde kalmayı sürdürdü. ABD’de son çeyrek büyüme %2,5 ve Euro Bölgesi’nde %2,7 ile benzer düzeyde olurken, bölge için açıklanan imalat sanayi öncü göstergesi PMI endeksinin şubat ayında 58.5 seviyesine ve hizmetler endeksinin ise 56.7’ye gerilemesi büyüme açısından yavaşlama sinyali verdi.

Şubat ayında İngiltere hariç merkez bankalarının toplantıları bulunmuyordu. BOE’nin faiz artışına ilişkin verdiği sinyaller mayıs ayında yeni bir faiz artışına gidileceği beklentisini oluştururken, ocak ayı toplantı özetlerinde Fed yetkililerinin çoğunluğunun güçlenen ekonomik büyümenin daha fazla faiz artırımı olasılığını artırdığı düşüncesinde olduğunu gösterdi. Yeni Başkan Powell’da ilk Kongre sunumunda bu beklentiyi destekleyen açıklamalarda bulundu. Bilindiği gibi, ocak ayı karar metninde faizlerde kademeli artış cümlesinin önüne “further” kelimesi eklenmiş ve bu ise baz senaryosu üç faiz artışını içeren Fed’in faiz patikası üzerindeki riskleri yukarı yöne döndürmüştü. Öte yandan, ECB’nin ocak toplantısı tutanaklarına göre de para politikasına ilişkin iletişimin, ECB’nin sözlü yönlendirmesi doğrultusunda ekonomideki gidişata göre gelişmesinin süreceği yönündeki görüş korunurken, bankanın sözlü yönlendirmesinde değişiklik için henüz erken olduğu belirtildi.

Yurtiçinde ise, Afrin’den sonra Münbiç’e de harekât düzenleneceğinin belirtilmesi ABD ilişkileri açısından riskli bir durum oluştururken, Tillerson’ın Türkiye ziyaretinde konunun çözümü için “ortak çalışma grupları oluşturulması” konusunda mutabakat sağlanması operasyonel riski azaltırken, piyasalar açısından olumsuz fiyatlamayı engelleyen bir gelişme oldu. Buna karşılık, Suriye rejim güçlerinin de Afrin’e girmesi ve ABD’nin Münbiç’e ilişkin Türkiye’yi tatmin edecek bir çözüm bulup bulmayacağı takip edilmesi gereken riskler olarak görünüyor. Meclisin gündeminin Mart 2019’da gerçekleşecek yerel seçimler nedeniyle uyum yasaları olması beklenirken, AKP ile MHP arasında ittifak görüşmelerinde sağlanan mutabakat sonrası seçim sisteminde değişiklik getiren yasa tasarısının TBMM komisyon görüşmeleri başladı. Kasım ayında 4.33 ile yeni tarihi zirvesini gören kur sepetinde geri çekilme ise 4,23 civarına gelinmesiyle beraber daha yatay seyre dönüşmüş durumda. TCMB’nin hedeflerle uyumlu enflasyon düşüşü olana kadar sıkı duruşunu koruyacağını söylemesi olumlu karşılanırken, bu durum mevduat, kredi ve tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde oluşmasına neden oluyor. Ancak, enflasyonun baz etkisiyle gerilemeye devam edecek olması ve Hazine’nin iç borç çevirme oranını belirgin düşürmesi tahvillere destek vermeye devam ediyor. Diğer taraftan, yabancı portföy akımlarında yavaşlama görülürken, yurtiçi yerleşiklerin son haftalarda döviz mevduat hesaplarını azaltma eğilimine geçtikleri gözlendi. Yılın son çeyreğinde sanayi üretimi yıllık %7,5 artışla, 2017 yılı büyümesinin %7 ve üzerinde gerçekleşebileceğini düşündürdü. Enflasyonda ise %8,5-9.5 aralığına yükselen gelecek dönem enflasyon beklentilerinde henüz iyileşme gözlenmezken, maliyet baskısının hafiflediğine ilişkin üretici fiyatlarından gelen sinyaller enflasyonda kısa vadede düşüş gözlenebileceğine işaret etti. Ocak ayında %10,35 seviyesine gerileyen enflasyonun lehteki baz etkileri nedeniyle şubat ayında %10’nun altına gerilemesi olası görünürken, baz etkisinin 2018 yılının nisan sonuna kadar düşüşe yardımcı olması bekleniyor.

Mart ayında ise, gelişmiş ülkelerin merkez bankaları toplantı takvimi yoğun görünüyor. ECB 8 Mart, BOJ 9 Mart, FED 21 Mart ve BOE 22 Mart tarihlerinde toplanacak. Fed dışında faiz artışı ihtimali bulunmazken, para politikasına ilişkin verilecek sinyaller takip edilecek. Yurtiçinde ise, Suriye gelişmeleri ve ABD ilişkileri gündemde olacak. Tillerson ziyareti sonrası Türkiye-ABD arasında kurulan üç teknik komiteden Suriye’ye ilişkin komitenin toplantısının 8-9 Mart’ta ABD’de yapılması bekleniyor. TCMB’nin bu ayki PPK toplantısı ise 7 Mart tarihinde gerçekleşecek.

Hisse Senedi

12 aylık bilançolar nedeniyle hisse bazlı sert hareketlerin görüldüğü şubat ayında Afrin operasyonu kaynaklı haberlerin etkisini gördük. Özellikle şubat ayının ikinci yarısında Suriye rejimi hükümet yanlısı güçlerin Afrin’e girdiğine dair haberler bölgedeki jeopolitik risklerin artış göstermesine ve yurt içi piyasalarda risk fiyatlamasının öne çıkmasına neden oldu. Ancak bölgeye gidenlerin Suriye güçleri değil de rejim yanlısı milisler olduğu haberi ve top atışları sonrasında geri çekildiklerine yönelik haberler, risklerin sindirilmesini ve TL varlıkların kayıplarını geri almasını sağladı. Bu dönemde 113000 seviyesindeki güçlü destekten alımların geldiği görüldü. Genel anlamda piyasalara baktığımızda bölgesel risklerin piyasada sindirilmeye başladığını görüyoruz. Fakat ilerleyen süreçte bölgedeki gelişmeleri ve haber akışlarını yakından takip etmek önem arz edecektir. Bölgedeki tansiyonun ve jeopolitik risklerin artması piyasalar üzerinde baskı oluşturabilecek bir etken olarak öne çıkmaktadır. Bu gelişmeler ışığında mart ayında 117500 üzerinde kalındıkça 122000 direncine doğru hareketler görülebilir. 117500, 115000 ve 113000 önemli destek noktalarımız olacaktır. Olumlu bilanço açıklayıp temettü beklentisi yaratan hisseler yanında EREGL, VAKBN ve PGSUS bu ay olumlu performans göstermesini beklediğimiz hisselerdir.

Tahvil – Bono ve Eurobond

Şubat ayı jeopolitik ve siyasi risklerin ön planda olduğu bir ay olarak geride kaldı. Tahvil faizlerindeki volatilitenin ayın son günlerinde yavaşladığını gördük.

Mart ayı içinde enflasyon görünümünde henüz bir düzelme işareti görülmemesi, cari açıkta görülen artış, genel anlamda tedirgin eden faktörler olarak öne çıkmaya devam ediyor.

2 yıl vadeli gösterge kâğıdın 12,50-13,50 bandında hareket etmesini, 10 yıl vadelinin ise %11,50-12,30 bandına yoğunlaşmasını bekliyoruz.

Kısa ve uzun vadeli faizlerde aşağı yönlü bir hareketi kısa vadede beklemiyoruz. Seyrin olumluya dönmesi için piyasaların özellikle siyasi ve jeopolitik tarafta pozitif gelişmelere ihtiyacı olduğu görülüyor.

Bu çerçevede 5 ve 10 yıl vadeli kıymetlerinde orta-uzun vadeli kademeli olarak pozisyon alınmaya başlanabilir.

Uzun vadeli tahvilde %13 seviyesi ve üzeri alım yapmak getiri sağlayabilir. Enflasyondaki artış trendini göz önüne aldığımızda TÜFE’ye endeksli tahvillerde pozisyon almak için izlenebilir.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz:

Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için yüksek faiz ve kur ortamında korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSDRND31918 ISIN kodlu Derindere değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +550 ek getiri ile alınabilir.

TRSZORN71914 ISIN kodlu Zorlu Enerji değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar TRLİBOR+450 ek getiri ile alınabilir.

TRFULFK21914 ISIN kodlu Ulusal Faktoring değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar +450 ek getiri ile alınabilir.

TRSODAS21911 ISIN kodlu Odaş Elektrik Üretim değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar +500 ek getiri ile alınabilir.

TRSTISB72712 ISIN kodlu İş Bankası değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +350 ek getiri ile alınabilir.

TRSVKFB92719 ISIN kodlu Vakıflar Bankası değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +350 ek getiri ile alınabilir.

TRSSKBKA2716 ISIN kodlu Şeker Bank değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar +475 ek getiri ile alınabilir.

TRSSAYR51818 ISIN kodlu Say Reklam tahvili 100 temiz fiyata kadar +525 ek getiri ile alınabilir.

Halka arz cinsi bono önerilerimiz:

Kısa ve orta vadede yaklaşık %13,50-15,50 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Şubat ayında piyasadaki hareketlilik azalsa da devam etti. Siyasi ve jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Tahvil faizlerindeki hareketliliğin azalmaya başladığını görüyoruz. Bu çerçevede yatırımcıların risk algısına göre hisse senedi fonunda daha temkinli bir yatırım stratejisinde olmalarını önerirken tahvil bono fonu yatırımlarında kademeli alım yatırımı düşünebilirler. Bunu yanında dövize endeksli fon ve likit fonlar tercih edilebilir

Osmanlı Yatırım tarafından hazırlanan 2018 Mart Aylık Global Bakış Raporu için tıklayın.

Önemli Uyarı: Paraborsa.Net hiç bir kurumun günlük bülten, portföy önerisi veya herhangi bir araştırma raporunu kendi sunucularında barındırmamaktadır. Sadece kurumların ilgili sayfasına yönlendirmektedir. Dolayısıyla çalışmayan linklerden ve yönlendirilen sayfalardaki içerikten ilgili kurum sorumludur.

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin