Aylık Bülten (Kasım 2019) – Osmanlı Yatırım

Merkez bankaları şimdilik bizden bu kadar dedi…

Geride bıraktığımız Ekim ayında, küresel makro veri akışı ABD hariç dünya genelinde zayıflığını korurken, başta FED olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının parasal gevşeme kararları ile yavaşlamayı sınırlama yönünde adımlar atmaya devam ettiği izlendi. Küresel büyüme açısından önemli bir gelişme olarak, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Kasım ayında geçici bir ticaret anlaşması imzalaması bekleniyor. Tarafların 11 Ekim’de imzaladığı birinci aşama anlaşması kapsamında Çin tarafının ABD’den yılda 40 ile 50 milyar dolarlık tarım ürünü ithal etmeyi, fikri mülkiyet haklarına koruma getirmeyi ve finansal hizmetler ile döviz kuru konusunda ödünler vermeyi kabul ettiği açıklanmıştı. Küresel ekonomilerde makro veri akışı ise, ABD’de ve Euro Bölgesi’nde büyüme açısından yavaşlamanın devamına işaret ederken, enflasyonda da ılımlı görünüm izlendi. ABD’de üçüncü çeyrek milli gelir büyüme oranı ilk tahmini %1.9 ile sınırlı yavaşlamaya işaret etti. Büyüme, Euro Bölgesi’nde %1.1 ve İngiltere’de %1.3 ile zayıf gerçekleşirken, imalat sanayi öncü göstergesi flash PMI endeksinin Ekim ayında ABD’de 51.5’e yükselmesine karşılık, Almanya, Japonya ve Euro Bölgesi’nde, 41.9, 48.5 ve 45.7 ile eşik değerin altında kalması küresel büyüme açısından olumsuz sinyal verdi. Euro Bölgesi’nde enflasyon %0.7’ye geriler ve İngiltere’de ise %1.7 ile sabit kalırken, ABD’de de manşet enflasyon %1.7 ve çekirdek enflasyon %2.4 ile yatay seyretti. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışının %1.7’ye gerilemesi de sınırlı enflasyonist baskıya işaret etti. ABD Merkez Bankası Ekim ayı toplantısında bu yıl üçüncü kez faiz indirimine giderken, beklendiği gibi faizler 25 baz puan düşüşle %1.50-1.75 aralığına indirildi. Parasal duruşu gösteren cümleden “genişlemeyi sürdürmek için uygun şekilde hareket edecek” ifadesini çıkardı, verilere bağlı hareket edeceği mesajını verdi. Oylamaya katılan 10 üyenin ikisi (yine George ve Rosengren) ise faizlerde indirime karşı oy kullandı. Fed daha önce de, 15 Ekim’den itibaren aylık 60 milyar dolarlık hazine bonosu alımı yapacağını ve alımların rezervleri Eylül ayı başındaki seviyede/üstünde tutmak için en erken 2020’nin ikinci çeyreğinde biteceği, ayrıca repo ihalelerine en az Ocak ayına kadar devam edileceği bildirilmişti. Avrupa Merkez Bankası, Mario Draghi Başkanlığı’ndaki son toplantısında beklendiği gibi faiz oranlarında değişikliğe gitmedi. Merkez Bankası sözlü yönlendirmesini de değiştirmeyerek fiyatlarda toparlanma olduğuna dair güçlü kanıtlar görene dek faiz oranlarının bu seviyelerde veya daha düşük seviyelerde kalacağını bildirdi. Ekim ayında bir çok gelişmekte olan ülke Merkez Bankası da faiz indirimlerine devam etti.

Yurtiçinde ise, Türkiye’nin önce ABD ile Suriye’nin kuzeydoğusunda güvenli bölge mutabakatı sağladığı izlenirken, ateşkesin sona ereceği gün Soçi’de gerçekleşen ErdoğanPutin zirvesinde de Telabyad-Resulayn bölgesi dışındaki Suriye sınırından PYD güçlerinin çekilmesi konusunda anlaşma sağlandı. ABD ise bu gelişmeler sonrası Barış Pınarı harekatı sırasında yürürlüğe koyduğu yaptırımları kaldırdığını açıkladı. ABD ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası ise 13 Kasım’da ABD’de gerçekleşecek Erdoğan-Trump görüşmesi olacak. Öte yandan, Suriye operasyonu sırasında yabancı yatırımcının TL lehine pozisyonları azaltması ile dolar kuru 5.93 civarına kadar yükselirken, kamu bankalarının döviz satışları ile geri çekilme gözlendi. Bu süreçte, borsada, CDS primlerinde ve tahvil faizlerinde sert hareketler gözlenirken, son durumda harekat öncesi seviyelerde istikrar sağlandı. Merkez Bankası’nın Ekim toplantısında da 250 baz puan faiz indirimine gitmesi ve ne zaman duracağı konusunda net sinyal vermemesi ile iki ve on yıl gösterge tahvil faizleri %12.50-13.00 aralığına kadar düşüş kaydetti. Buna ek olarak, mevduat ve kredi faizleri TCMB’nin fonlama faizini düşürmesi ve kamu bankaları kampanyaları ile düşüşüne devam ederken, kredi büyümesinde (kur ve mevsimsellikten arındırılmış) kamu bankaları öncülüğünde ivmelenme de devam etti. Diğer taraftan, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetleri ve tahvillerinden harekat süresinceki haftalarda yüklü çıkışı gözlenirken, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesapları da yükselişini korudu. Milli gelire ilişkin üçüncü çeyrek öncü göstergeleri ise kademeli ve sınırlı toparlanmanın devam ettiğini düşündürdü. Enflasyonda ise, Eylül ayında %9.3 seviyesine gerileyen yıllık TÜFE’nin, Ekim ayında da %9.0’un hafif altına inmesi bekleniyor. Yeni Enflasyon Raporu’nda ise, bu yılın enflasyon tahmini %12.0’ye indirildi, gelecek yılın tahmini ise %8.2 olarak korundu. Başkan Uysal ise, gevşeme yönündeki alanın önemli bir bölümünü kullandıklarını, bununla birlikte atılabilecek ilave adımların zamanlaması ve boyutunun veri akışına bağlı olacağını belirtti. Bu ay da Merkez Bankalarının toplantı takvimi hafif görünüyor. Sadece 7 Kasım’da İngiltere Merkez Bankası kararları açıklanacak. Brexit belirsizliği ve erken seçime gidilecek olması nedeniyle bir değişiklik beklenmiyor. TCMB’nin de bu ay toplantısı bulunmuyor. Yurtiçi gündemde ise, TBMM’de görüşülmeye başlanan vergi ve 2020 yılı bütçe tasarısı ile 13 Kasım’da gerçekleşecek ABD ziyareti öne çıkıyor.

Hisse Senedi

Ekim ayına 105000 seviyelerinden başlangıç yapan BIST100 endeksi, geçen ay ki bültende olası riskler arasında gördüğümüz Suriye’nin kuzeyine yapılan operasyon haberleri ve bu aşamada ABD ve Avrupa ülkelerinin yaptırım tehditleri nedeniyle 93000 seviyelerine kadar geri çekildi. Bu süreçte bir miktar yabancı satışını net şekilde gördük. Ancak sonrasında ABD ile varılan mutabakatla operasyonun kısa süreceğinin anlaşılması piyasalarda bir toparlanmaya neden oldu. Bu gelişmelerden sonra son dönemde 13 Kasım’da Cumhurbaşkanının ABD ziyareti konusundaki belirsizlik hala piyasaları bozabilecek sorun olarak önümüzde duruyor. 17 Kasım’daki ABD-Çin liderlerinin Şili’de ki buluşması global piyasaları etkileyebilecek bir diğer gelişme. Genel anlamda Ekim ayında oldukça kötü gelişmeleri yaşayan piyasanın 93000 desteğinin altına gelme ihtimalini düşük görüyoruz. 98000 üzerindeki kapanışların endekste güçlü direnç olan 100000 seviyesini geçmesi için güç toplayacağı nokta olarak görüyoruz. 11 Kasım’a kadar sürecek olan 3Ç bilançolarla ilgili hisse bazlı hareketlerin öne çıkacağını düşünüyoruz. Bu ay olumlu bilanço nedeniyle TTKOM, olası haber akışları ve olumlu beklentiler nedeniyle KOZAL ve TUPRS piyasaya göre daha iyi performans beklediğimiz hisselerdir.

Tahvil – Bono ve Eurobond

Ekim ayında siyasi ve jeopolitik gelişmelerin ön plana çıktığını tansiyonun yükseldiğini piyasalarda volatilitenin arttığını gördük. Dış piyasalardaki en önemli gündem Çin Abd ticari savaşları olmaya devam ederken Brexit tarafındaki belirsizlikte takip edilen diğer bir gelişme olarak öne çıktı. TCMB Ekim ayı toplantısında politika faizini 250 baz puan indirerek sürpriz yaptı. Gelişmiş ve gelişen ülke merkez bankalarından arka arkaya gelen faiz indirimleri ve hayata geçirilen varlık alımı gibi gevşeme yönündeki para politikası araçları sonrasında TCMB’nin de bu dönemden yararlanmak istediği düşüncesindeyiz.

FED tarafındaki faiz indirimi yanında Merkez Bankası’nın indirime devam etmesi dışında indirim sürecinin devam edeceği beklentisi faizler üstündeki baskıyı devam ettirirken piyasada da faizlerin düşmesini sağlıyor. Kısa vadede mevsimsel kaynaklı enflasyonda düşüş trendi görülme beklentisinin yanı sıra faizlerdeki düşüş ve kurdaki düşüş beklentisi olmasına rağmen siyasi ve jeopolitik gelişmeler fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam edecektir. Ayrıca sonbahar sonrasında petrol ve emtia fiyatlarının, önümüzdeki aylarda enflasyonda yukarı yönlü baskı yapabileceği beklentisi yanı sıra cari açık sorunu ve CDS rakamları gözardı edilmeden piyasayı takip etmekte fayda görüyoruz. 2 yıl vadeli gösterge kâğıdın 13-14 bandında hareket etmesini, 10 yıl vadelinin ise yüzde 13-14 bandına yoğunlaşmasını bekliyoruz. Yılsonuna kadar faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisiyle gelişmelere bağlı olarak risk algısına göre daha uzun vadeli, yüksek getirili tahvil ve bonolarda pozisyon almak için izlenebilir.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz: Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için faiz ve döviz dalgalanmalarından korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSMGTI22115 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+350 ek getiri ile alınabilir.
TRSHYTV92015 ISIN kodlu Hayat Varlık değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+475 ek getiri ile alınabilir.
TRSAYGZ62110 ISIN kodlu Aygaz değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+80 ek getiri ile alınabilir
TRSCMSA32112 ISIN kodlu Çimsa Çimento değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+100 ek getiri ile alınabilir
TRSARCL22117 ISIN kodlu Arçelik değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+75ek getiri ile alınabilir.
TRSAIGY92113 ISIN kodlu Akiş Gayrimenkul değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+300 ek getiri ile alınabilir.
TRSTPRS22114 ISIN kodlu Tupraş değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+75 ek getiri ile alınabilir.
TRSMGTIE2015 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +475 ek getiri ile alınabilir.
TRSHEKTS32123 ISIN kodlu Hektaş Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +150 ek getiri ile alınabilir
TRFDFKT22010 ISIN kodlu Doruk faktoring iskontolu bono 19,50-20,00 basit oran aralığından alınabilir.
TRFTCZB82013 ISIN kodlu Ziraat Bankası değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar TLREF TL (gecelik repo oranı referans) +50 ek getiri ile alınabilir.
TRFTHAL82014 ISIN kodlu Halk Bankası değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar TLREF TL (gecelik repo oranı referans) +50 ek getiri ile alınabilir.

Özel sektör Banka iştirakleri ise kısa vadede %14,00-15,25 bileşik seviyelerinden alınabilir. Halka arz cinsi bono önerilerimiz: Kısa ve orta vadede yaklaşık %13,00-14,50 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Kasım ayında siyasi ve jeopolitik gelişmeler piyasanın yönü ve volatilitenin artıp artmayacağı konusunda belirleyici olacaktır. Merkez Bankasının beklentilerin üzerinde bir faiz indirimine gitmesi ve enflasyondaki düşüş trendi Türk Lirası varlıklarda pozitif fiyatlama yapılmasını sağlıyor. Fed tarafındaki ve Avrupa merkez bankalarındaki faiz indirimlerinin devamı gelişmekte olan piyasalar açısından olumlu değerlendirilebilir. Bu çerçevede yatırımcıların risk algısına göre hisse tarafında olası dalgalanmalara temkinli yaklaşmasını önerirken hisse fonlarda kademeli alış yapması önerilebilir. Piyasa koşullarına göre pozisyon almak için faizlerinde düşeceği beklentisiyle tahvil bono fonlarında uzun vadeli yatırımlar tercih edilebilir.

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin