Aylık Bülten (Eylül 2020) – Osmanlı Yatırım

Ekonomi ve piyasalarda mevsim değişimi etkisi gözlenir mi?

Geride bıraktığımız Ağustos ayında, küresel makro veri akışı, Nisan ayında tarihi düşük seviyelerini gören PMI endekslerinin ABD’nin yanısıra İngiltere ve Japonya’da da belirgin artışlar göstermesine karşılık, Euro Bölgesi’nde gerileme göstermesi küresel toparlanmada senkronizasyonun azalıyor olabileceğine işaret etti. Bu doğrultuda, ABD-Çin ticaret gerilimine ilişkin çelişkili açıklamalara ve ABD Kongresi’nde yeni paket üzerinde uzlaşma sağlanamaması gibi haberlere rağmen küresel risk iştahının korunduğu ve ABD borsa endekslerinin tarihi zirvelerini yenilediği izlendi.

Küresel ekonomilerde makro veri akışı ise, dünya genelinde büyüme açısından ikinci çeyrekte rekor daralmalara işaret ederken, enflasyonda son aylarda ılımlı toparlanma gözlendi. Buna karşılık, öncü aktivite göstergeleri Haziran’dan itibaren belirgin güçlenirken, büyümeye dönüşün işaretleri alındı. ABD’de ikinci çeyrek milli gelir daralma oranı ikinci tahmini %9.1 daralma olarak açıklandı. Milli gelir Euro Bölgesi’nde %15.0 ve İngiltere’de %21.7 daralırken, aktvite öncü göstergesi PMI endekslerinin Ağustos ayında ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya’da belirgin artarak kritik eşik 50 değerinin üzerine çıktığı izlendi. Euro Bölgesi’nde enflasyon %0.4’e hafif artarken, ABD’de de manşet ve çekirdek enflasyon ise %1.0 ve %1.6’ya yükseldi. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışının da %1.3’e yükselmesi enflasyonist baskılarda ılımlı bir artışa işaret etti. Fed Başkanı Powell’ın, Jackson Hole sempozyumunda para politikasına yönelik yeni stratejisini açıkladığı konuşması ise ayın en önemli gelişmesiydi. Bankanın benimsediği “ortalama enflasyon hedeflemesi” yaklaşımıyla enflasyon beklentilerinin artması ve faiz oranlarının uzun bir süre daha düşük seviyelerde gerçekleşeceği algısının güçlenmesi bekleniyor. Fed’in konuşma ile eş zamanlı olarak açıkladığı strateji belgesi, Bankanın “ortalama yüzde 2 enflasyonu” hedefleyeceğini ve enflasyonun yüzde 2 seviyesinin altında seyrettiği dönemlerin ardından, bu seviyenin üzerine çıkmasına izin vereceğini içerdi.

Yurtiçinde ise, Covid-19 pandemisi dolayısıyla alınan istihdam tedbirlerinden kısa çalışma ödeneği uygulamasının 2 ay daha uzatıldığı açıklandı. Son durumda bu ödenekten 1 milyon 595 bin kişi yararlanmakta. Hükümetin ekonomik etkileri sınırlama amacı ile uygulamaya aldığı destek paketlerinin bütçe açığı finansman ihtiyacını belirgin artırması ve dış borçlanmaya çıkılamaması nedeniyle Hazine’nin iç borçlanmalara ve özellikle döviz cinsi iç borçlanmalara (Ağustos’ta 6 milyar dolar) yüklenmeye devam ettiği izlendi. Merkez Bankası ise, son PPK toplantısında politika faiz oranını değiştirmese de, haftalık repo ihalelerini ve üç ay vadeli repo ihalelerini durdurarak, fonlamayı faiz koridoru üst bandı ve geç likidite penceresinden yapmaya başlayarak, ortalama fonlama maliyetini %9.75 seviyesine yaklaştırdı. Ayrıca pandemi sürecinde genişlettiği fonlama imkanlarını azaltmaya ve aşırı yüksek giden kredi büyümesini yavaşlatma için TL ile YP zorunlu karşılık oranlarında artışa devam etti. Öte yandan, TCMB’nin faiz artırmaması ve döviz rezervlerinin zayıflığına ilişkin kaygılarla Ağustos ayında dolar kuru 7.40 ile rekorunu yeniledi. Ağustos ayında, küresel borsalarda yeni rekorlara rağmen BIST endeksinde satış baskısı hakim olurken, CDS primleri 540 baz puan ile yüksek seviyesini korudu. Tahvil faizlerinde Merkez Bankası’nın likidite tedbirleri ile gecelik repo faizinin yükselmesi sonrası iki ve on yıl gösterge tahvil faizi %13.0 ve %14.0 seviyeleri üzerindeki seyrini korudu. Öte yandan, mevduat ve kredi faizleri TCMB’nin sıkılaşma hamleleri ile yükselişe geçerken, kredi büyümesinde (kur ve mevsimsellikten arındırılmış) ivme kaybı özellikle ticari krediler tarafında görülmeye başlandı. Diğer taraftan, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetleri ve tahvillerinden yılbaşından bu yana toplam çıkışı 13.3 milyar dolar ile rekor kırdı. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesaplarında yükseliş eğilimi de parite ve ons değer artışlarının da yardımıyla gücünü korudu ve tarihi zirveler görüldü. İkinci çeyrekte milli gelir daralması %9.9 olarak açıklanırken, elektrik tüketimi, PMI ve Reel Kesim Güven Endeksi gibi öncü göstergeler üçüncü çeyrekte itibaren ekonomik aktivitede belirgin toparlanmanın başladığını gösteriyor. Enflasyonda ise, Temmuz ayında %11.8 seviyesinde bulunan yıllık TÜFE’nin, Ağustos ayında da gıda fiyatlarındaki artış ve baz etkisi nedeni ile %12 civarına yükselmesi bekleniyor.

Bu ay gelişmiş ülke Merkez Bankalarının toplantı takvimi yoğun görünüyor. Avrupa Merkez Bankası 10 Eylül, FED 16 Eylül, İngiltere Merkez Bankası 17 Eylül ve Japonya Merkez Bankası’nın 17 Eylül’de toplantısı bulunuyor. TCMB’nin bu ayki toplantısı ise 24 Eylül’de olacak. Yurtiçi gündemde ise, bu ay açıklanması beklenen yeni YEP’in ayrıntıları yakından takip edilecek ve karantinaların kaldırılması sonrası artmaya başlayan yeni vaka sayısının seyri ve ekonomik aktivitede canlanmaya etkisi olup olmayacağı öne çıkacak. Siyasi gündemde ise, Doğu Akdeniz gerilimi ve AB ile ilişkiler öne çıkacak.

Hisse Senedi

Ağustos ayında TCMB’nin sıkılaştırıcı hamleleri dövizdeki hareketi baskılamaya çalışsa da ABDÇin gerginliği, artmaya başlayan vaka sayılarının yarattığı ekonomik riskler ve Akdeniz’de Yunanistan ile yaşanan gerginlik piyasaları negatif etkiledi. Bu dönemde piyasada oluşan tepki alımlarının satış fırsatı olarak değerlendirildiğini gördük.

Yurtdışındaki olumlu seyre rağmen yukarıda saydığımız nedenlerle yukarı gitmekte zorlanan piyasalarda Eylül ayında da benzer risklerin devam ettiğini görüyoruz. Özellikle mevsimsel etkilerle vaka artışlarında artış yaşanacak olursa, mayıs ayında yaşadığımız tedbirler ve bazı sanayi şirketlerinde üretimin durması tarzında gelişmeler yaşanabilir. Piyasalar açısından en büyük risk ekonomilerde yavaşlamanın gözlenmesi olacaktır. Kur tarafında yaşanacak hareket ve TCMB’nin atacağı adımlarda takip edilecektir.

Eylül ayında 1080 desteğinin altına sarkmış olan BIST100 de 1050 ve 1025 destekleri önemli olacaktır. Yukarı hareketlerde 1100 ve 1120 dirençlerini takip edeceğiz.

Bu ay birleşmeden dolayı Şişecam grubu hisseleri ile TOASO’nın endekse göre daha iyi hareket edeceğini düşünüyoruz.

Tahvil – Bono ve Eurobond

Ağustos ayında Merkez Bankası politika faizini yine sabit tuttu. Ancak merkezin, piyasa fonlaması için Açık Piyasa işlemlerini daha sık kullanmaya başladığı görülmekte. Merkez Bankası 1 ay vadeli repo ihalesi ile %10,73 faiz oranından ve 9,75 faiz oranı ile BIST kotasyon imkanından piyasaya fonlama sağladı. Böylece ortalama fonlama maliyeti %10,02 oldu. Bu faiz oranlarının paralelinde, 28 Ağustos ile biten haftada Bankalarca 1- 3 ay arasındaki vadelerdeki TL mevduata uygulanan ortalama faizin, 10,9 ile bir önceki ay uygulanan 8,14 ortalama faiz oranının belirgin üzerine çıktığı anlaşılmakta. Ancak bu artış, yurtiçi yerleşiklerin toplam mevduat hacminde bir canlılık yaratmamışa benzemiyor. Ağustosun son haftasında hem TL, hem de döviz bacağında toplam mevduat büyüklüğü, önceki haftaya göre %1,09 azalmış durumda. Yine de faiz piyasasındaki bu hareketliliğin, yeni yapılan kamu ve özel sektör tahvil/bono ihraçlarına olan bireysel talebi tekrardan canlandıracağı düşünülebilir.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz:

Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için faiz ve döviz dalgalanmalarından korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSMGTI22115 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+350 ek getiri ile alınabilir.

TRSCMSA32112 ISIN kodlu Çimsa Çimento değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+100 ek getiri ile alınabilir.

TRSAIGY92113 ISIN kodlu Akiş Gayrimenkul değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+300 ek getiri ile alınabilir.

TRSMGTIE2015 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +475 ek getiri ile alınabilir.

TRSHEKTS32123 ISIN kodlu Hektaş Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +150 ek getiri ile alınabilir.

TRSAKFHK2111 ISIN kodlu Akfen Holding değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+250 ek getiri ile alınabilir.

TRSMGTIA2118 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+200 ek getiri ile alınabilir.

TRSDEVA42219 ISIN kodlu Deva Holding değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar DİBS gösterge+225 ek getiri ile alınabilir.

TRSKCTFA2117 ISIN kodlu Koç Finansman sabit kuponlu tahvil 9,70 getiri ile alınabilir. Özel sektör Banka ve banka iştirakleri kısa vadede %13,00-14,50 bileşik seviyelerinden alınabilir.

Özel sektör Banka ve banka iştirakleri kısa vadede %13,00-14,50 bileşik seviyelerinden alınabilir. Özel sektör şirket bonoları ise kısa vadede %14,50-16,50 bileşik seviyelerinden alınabilir.

Halka arz cinsi bono önerilerimiz: Kısa ve orta vadede yaklaşık %12,50-14,50 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Fon piyasasına baktığımızda ise, 28 Ağustos ile biten hafta itibariyle, en çok kazandıran fonların Fon Sepeti Fonları olduğu, o fon grubunu, geçen ayın şampiyonu olan Kıymetli madenler fon grubunun izlediği görülmekte. BIST de yaşanan dalgalı seyir ve aralıklarla gelen satışlar nedeniyle, hisse senedi fon grubu ile -içerisinde hisse senedi bulunduran fonlardan kaynaklı olarak-değişken fon grubunun aynı nedenlerle yatırımcısını bu ay memnun etmeyi başaramadığı anlaşılmaktadır. Fon Sepeti fonları içerisinde, özellikle yabancı emtia ve yabancı endeks borsa yatırım fonları taşıyan fonlar getiri sıralamasında üst sıralara çıkmış durumda. Kıymetli Maden fonları ise getiri performansını geçen aya göre dalgalı bir seyirde olsa da sürdürerek, işlem hacmini Ağustos ayında da arttırmaya devam etmiştir.

Rapor için tıklayın.

Kaynak: Osmanlı Yatırım Aylık Bülten

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN