Aylık Bülten (Eylül 2019) – Osmanlı Yatırım

Ne Getirir, Ne Götürür?

Geride bıraktığımız Ağustos ayında, küresel makro veri akışı dünya genelinde zayıflığını korurken, Avrupa’da Almanya dahil bir çok yerde 10 yıl vadeli tahvil faizleri tarihi düşük değerlerini görürken, ABD’nin 30 yıl tahvil faizi ise %1.9 tarihi dip seviyesine indi ve Hazine tahvilleri getiri eğrisinin ters eğilimini koruduğu izlendi. ABD-Çin ticaret savaşı karşılıklı tarife artışları ile kızışırken, Çin’in 1 Eylül’den geçerli olmak üzere ABD’den soya fasulyesine yüzde 5 ilave, ham petrol ithalatına yüzde 5 tarife ve 15 Aralık’tan itibaren geçerli olmak üzere ABD otomobillerine yüzde 25 tarife uygulayacağını açıklamasına, ABD ilave 5 puanlık tarife artışları ile cevap verdi.

Küresel ekonomilerde makro veri akışı ise, ABD’de ve Euro Bölgesi’nde büyüme açısından devam eden yavaşlama sinyallerine işaret ederken, enflasyonda da ılımlı görünüm izlendi. ABD’de ikinci çeyrek milli gelir büyüme oranı ikinci tahmini %2.0 ile sınırlı yavaşlamaya işaret etti. Büyüme, Euro Bölgesi’nde %1.1 ve İngiltere’de %1.2 ile zayıf gerçekleşirken, imalat sanayi öncü göstergesi flash PMI endeksinin Ağustos ayında ABD, Japonya ve Euro Bölgesi’nde 49.9, 49.5 ve 47.0 ile eşik değerin altında kalması da büyüme açısından olumsuz sinyal verdi. Euro Bölgesi’nde enflasyon %1.0’e ve İngiltere’de ise %2.1’e gerilerken, ABD’de manşet enflasyon %1.8 ve çekirdek enflasyon %2.2 ile toparlansa da düşük kaldı. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışının %1.6’da kalması da enflasyonist baskının sınırlı kaldığını yansıttı.

PİYASALARI CEBİNİZDEN ÜCRETSİZ CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN!

ABD Merkez Bankası’nın küresel krizden beri ilk kez faiz indirimine gittiği Temmuz ayı toplantısının özetlerinde, Powell’a benzer şekilde bir çok politika yapıcısının faiz indirimini para politikası duruşunun yeniden kalibrasyonu yani döngü ortası ayarlama (mid-cycle adjustment) olarak nitelendirdiği izlendi. Buna karşılık birkaç üyenin 50 baz puan indiriminden yana olduğu da görülürken, George ve Rosengren gibi iki üyenin faiz indirimine karşı oy kullandığının da bilinmesi, FOMC içinde derin görüş ayrılıklarına işaret etmişti. Powell ise Jackson Hole’da yaptığı konuşmada ekonominin olumlu bir konumda olduğunu ancak küresel riskleri işaret ederek “Bu gelişmelerin etkilerine dair değerlendirmemize dayanarak, güçlü bir işgücü piyasası ve simetrik yüzde 2 enflasyon hedefiyle büyümeyi sürdürmeye uygun bir şekilde davranacağız.” dedi. Avrupa Merkez Bankası’nın son toplantı tutanaklarına göre, politika yapıcıları, enflasyon beklentilerindeki düşüş eğiliminin endişe kaynağı olduğu ve Euro bölgesinin ekonomik yavaşlamasının beklenenden daha uzun süreceği konusunda geniş bir fikir birliğine vardı. Bu ise, Eylül toplantısında parasal genişlemeye yönelik kapsamlı bir paket açıklanacağı beklentisini güçlendirdi.

Yurtiçinde ise, Suriye’de güvenli bölge ve İdlib’te rejimin TSK gözlem noktasına saldırıları gündemin ana konusuydu. ABD ile varılan uzlaşma sonrasında, YPG’nin Türkiye-Suriye sınırındaki bazı noktalardan birliklerini ve ağır silahlarını çekmeye başladığı izlendi. Buna göre, ilk aşamada Tel Abyad ve Ra’s el Ayn arasındaki Türkiye sınırı boyunca 5 ila 14 kilometrelik bir çekilmenin sözkonusu olduğu belirtildi. Esad rejiminin TSK’nın İdlib’teki Han Şeyhun mevkinde yer alan 9 no’lu gözlem noktasını kuşatması ve buraya gitmekte olan bir konvoya ateş açılması, Rusya ile ilişkileri gerdi. Erdoğan ile Putin arasında gerkçekleşen görüşmenin bu soruna bir çözüm getirip getirmeyeceği izlenecek. Öte yandan, ticaret savaşına yönelik endişeler ve artan resesyon riski nedeni ile tahvillere güvenli liman hareketi izlenirken, bu durum gelişmekte olan piyasalara yönelik küresel risk iştahını olumsuz etkiledi, yabancı yatırımcının TL lehine pozisyonları azaltmaya başlaması ile dolar kuru 5.85 civarına kadar yükseldi. Buna ek olarak, borsada düşüş, CDS primleri ve tahvil faizlerinde yükselişler gözlendi. Merkez Bankası’nın faiz indirimine devam edeceği beklentisine ve dünya genelinde gözlenen faiz düşüşüne rağmen, artan risk primi nedeniyle iki ve on yıl gösterge tahvil faizleri yükseliş kaydetti. Buna karşılık, mevduat ve kredi faizleri TCMB’nin fonlama faizini düşürmesi ve kamu bankaları kampanyaları ile sert düşüşe geçerken, kredi büyümesinde (kur ve mevsimsellikten arındırılmış) henüz belirgin bir ivmelenme getirmediği izlendi. Diğer taraftan, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetleri ve tahvillerine ilgisi zayıf seyrederken, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesapları ise yükselişini korudu. Yılın ikinci çeyreğinde milli gelir yıllık %1.5 daralırken ilk yarıda daralma %1.9 düzeyinde oldu. Öncü göstergeler ise, üçüncü çeyrekte de toparlanmanın henüz sınırlı kaldığını göstermekte. Enflasyonda ise, Temmuz ayında %16.7 seviyesine yükselen yıllık TÜFE’nin, Ağustos ayında %15.5-16.0 aralığına gerilemesi bekleniyor.

KİŞİSEL YATIRIM TERCİHİNİZE GÖRE SİZE UYGUN HİSSELERİ ANINDA “ÜCRETSİZ” BULUN!

Bu ay Merkez Bankalarının toplantı takvimi çok yoğun görünüyor. 12 Eylül’de ECB, 18 Eylül’de Fed, 19 Eylül’de ise BOE ve BOJ kararları açıklanacak. ECB’nin kapsamlı gevşeme paketi açıklaması ve Fed’in 25 baz puan faiz indirmesi bekleniyor. TCMB’nin de bu ay toplantısı 12 Eylül’de ve faiz indirimlerine devam etmesi beklenmekte. Yurtiçi gündemde ise, Türkiye-Rusya-İran liderlerinin 11 Eylül’de Ankara’da gerçekleşecek Astana zirvesi Suriye’deki gelişmeler açısından önemli görünüyor.

Hisse Senedi

Çin-ABD ticaret savaşında tansiyonun artması ile olumsuz etkilerini hissettiğimiz global gelişmiş piyasaların aksine, gelişmekte olan piyasalar bu durumdan olumlu etkilendi. Ağustos ayında BIST içinden endekse göre ucuz kalmış bazı hisseler teknik olarak dipten dönerken ciddi yabancı alışı olduğunu gördük. Baz etkisi ile görece düşük çıkan enflasyon ve bazı diğer ekonomik datalar ile birlikte Ağustos ayında endeks 95000 seviyesine çekilse de bu noktanın altında kalıcı olmadı.

Eylül ayında takip edilecek önemli gelişmeler TCMB, Avrupa Merkez Bankası ve FED faiz kararları olacak. Buralardan gelecek faiz indirimleri borsalarda yukarı yönlü hareketlere sebep olabilir.

YERLİ VE YABANCI ANALİSTLER’İN AL/SAT ÖNERİLERİNİ HİSSE LAB İLE “ÜCRETSİZ” TAKİP EDİN!

Geçtiğimiz ay tabanda tutunan piyasanın Eylül ayında da güçlü durarak olumlu seyrinin devamını bekliyoruz. 95000 destek noktası olarak izlenebilir. Bankacılık sektörü öncülüğünde 100.000 ve 101.500 dirençleri takip edilecektir. CLEBI, PETKM ve VAKBN’ın endekse göre daha iyi performans göstermesini bekliyoruz.

Tahvil – Bono ve Eurobond

Ağustos ayı piyasaların dengede olduğu bir ay olarak başlasa da özellikle ikinci yarısı ile birlikte Türk lirası lehine pozitif fiyatlamaların negatife döndüğü bir ay olarak özetleyebiliriz.

S400 teslim sürecinde ABD yaptırımlarının Trump’ın açıklamalarıyla rahatlasa da özellikle Türk Lirası tarafındaki sığ işlemlerle de olsa kırılganlığının devam ediyor olmasını görmek piyasalarda işlem yaparken dikkatli olunması gerektiğini bir defa daha hatırlattı.

Dış piyasalardaki Çin-ABD ticari savaşları gündemdeki ağırlığını artırırken özellikle Almanya tarafındaki büyüme endişelerinin Avrupa’ya sıçrama endişelerinin artması oldu.

ABD İran arasındaki yüksek gerilimin yansıra içerde Suriye tarafındaki artan jeopolitik riskler piyasalardaki volatiliteyi artıracak etmenler olarak öne çıkıyor.

FED tarafındaki faiz indirim beklentileri ve enflasyonda yaz aylarında yaşanacak gevşeme beklentisi bu beklentinin gerçekleşmesi durumunda kur tarafında ve faizlerde bizim için olumlu fiyatlamaları beraberinde getirebilir.

BORSADA YABANCI TAKASLARI NE DURUMDA?

Kısa vadede mevsimsel kaynaklı enflasyonda düşüş trendi görülme beklentisinin yanı sıra faizlerdeki düşüş ve kurdaki düşüş beklentisi olmasına rağmen siyasi ve jeopolitik gelişmeler fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam edecektir. Ayrıca sonbahar sonrasında petrol ve emtia fiyatlarının, önümüzdeki aylarda enflasyonda yukarı yönlü baskı yapabileceği beklentisi yansıra cari açık sorunu ve CDS rakamları göz ardı edilmeden piyasayı takip etmekte fayda görüyoruz.

2 yıl vadeli gösterge kâğıdın 16-17 bandında hareket etmesini, 10 yıl vadelinin ise yüzde 15-16 bandına yoğunlaşmasını bekliyoruz.

Yılsonuna kadar faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisiyle gelişmelere bağlı olarak risk algısına göre daha uzun vadeli, yüksek getirili tahvil ve bonolarda pozisyon almak için izlenebilir.

2020’DE YÜKSEK TEMETTÜ ÖDEMESİ BEKLENEN ŞİRKETLER İÇİN TIKLAYIN!

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz: Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için yüksek faiz ve kur ortamında korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSMGTI22115 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+350 ek getiri ile alınabilir.

TRSHYTV92015 ISIN kodlu Hayat Varlık değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay

Yatırım Fonları

Ağustos ayında geçen ay ki gerek iç gelişmeler gerekse dış piyasalardaki bizim gibi gelişmekte olan piyasalara pozitif yansıyacak ekonomik gelişmelerin olduğunu gördük.

Kısa vadede FED’in güvercin tavrının ve S400 tarafındaki gelişmeler Türk Lirası varlıklarda pozitif fiyatlama açısından oldukça önemli olacaktır.

Ancak gerek ABD Çin gerginliğinin yansıra İran ABD ilişkilerinde tansiyonun yükselmesi ve iç jeopolitik riskler gündemi oluşturmaya devam edecektir.

Bu çerçevede yatırımcıların risk algısına göre hisse tarafında olası dalgalanmalara temkinli yaklaşmasını önerirken hisse fonlarda kademeli alış yapması önerilebilir. Piyasa koşullarına göre pozisyon almak için faizlerinde düşeceği beklentisiyle tahvil bono fonlarında uzun vadeli yatırımlar tercih edilebilir.

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin