Aylık Bülten (Ekim 2019) – Osmanlı Yatırım

Gevşeme gevşeklik getirmesin…

Geride bıraktığımız Eylül ayında, küresel makro veri akışı ABD hariç dünya genelinde zayıflığını korurken, başta ECB ve FED olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının parasal gevşeme adımları ile yavaşlamayı sınırlama yönünde adımlar attığı izlendi. ABDÇin ticaret savaşı gerilimi 10-11 Ekim’de heyetlerin Washington’a bir araya geleceği açıklaması ile azalırken, ABD şirketlerinin Çin şirketi Huawei’ye parça sağlamaları konusunda muafiyetin uzatılmayabileceğine yönelik haberler ve Trump yönetiminin Çinli firmalara yatırımları kısıtlama çabalarının bir parçası olarak Çinli firmaları ABD borsalarından çıkarmayı düşündüğü yönündeki iddialar belirsizliğin korunmasını getirdi. Küresel ekonomilerde makro veri akışı ise, ABD’de ve Euro Bölgesi’nde büyüme açısından yavaşlamanın devamına işaret ederken, enflasyonda da ılımlı görünüm izlendi. ABD’de ikinci çeyrek milli gelir büyüme oranı nihai tahmini %2.0 ile sınırlı yavaşlamaya işaret etti. Büyüme, Euro Bölgesi’nde %1.2 ve İngiltere’de %1.3 ile zayıf gerçekleşirken, imalat sanayi öncü göstergesi flash PMI endeksinin Eylül ayında ABD’de 51.0’e yükselmesine karşılık, Almanya, Japonya ve Euro Bölgesi’nde, 41.4, 48.9 ve 45.6 ile eşik değerin altında kalması küresel büyüme açısından olumsuz sinyal verdi. Euro Bölgesi’nde enflasyon %1.0’e ve İngiltere’de ise %1.7’ye gerilerken, ABD’de manşet enflasyon %1.7 ve çekirdek enflasyon %2.4 ile toparlansa da düşük kaldı. Fed’in favori enflasyon göstergesi çekirdek PCE endeksi yıllık artışının %1.8’e yükselmesi de sınırlı enflasyonist baskıya işaret etti. ABD Merkez Bankası Eylül ayı toplantısında bu yıl ikinci kez faiz indirimine giderken, beklendiği gibi faizler 25 baz puan düşüşle %1.75-2.00 aralığına indirildi, atıl rezervlere ödenen faiz oranı %1.80’e ve gecelik ters repo faizi de %1.70 seviyesine çekildi. Oylamaya katılan 10 üyenin ikisi (yine George ve Rosengren) ise faizlerde indirime karşı oy kullanırken, bir üye (Bullard) de daha fazla indirim yönünde karara şerh koydu. Buna karşılık üyelerin nokta tahminleri, bu yıl yedi üyenin bir faiz indirimi daha beklediğini, beş üyenin ilave indirim öngörmediğini ve kalan beş üyenin de bu toplantıda bile faiz indirimini uygun görmediğini ortaya koydu. Ancak, bu yıl bir indirim daha isteyen üyeler arasında başta Powell olmak üzere kararla üzerinde etkili olan üyelerin yer aldığının düşünülmesi Fed’e yönelik beklentilerin büyük ölçüde korunmasını getirdi. Avrupa Merkez Bankası ise mevduat faizini beklentilere paralel olarak 10 baz puan düşürerek -0.5’e çekti. Banka ayrıca 1 Kasım’dan itibaren her ay 20 milyar euro tahvil alacağını, tahvil alımlarının gerektiği müddetçe devam edeceğini (ucu açık) ve alımların faizler yükselmeye başlamadan kısa süre önce bitirilebileceğini açıkladı. Eylül ayında bir çok gelişmekte olan ülke Merkez Bankası da faiz indirimlerine devam etti.

HİSSE LAB İLE KAZANDIRAN HİSSELERİ “ÜCRETSİZ” YAKALAYIN!

Yurtiçinde ise, Washington yönetiminin Türkiye’ye, F-35 programına geri dönme ve alüminyum ile çeliğe uygulanan gümrük vergilerinin düşürülmesini teklif ettiği, bunların karşılığında ise S-400 hava ve füze savunma sistemlerinin aktif hale getirilmemesini tek bir koşul olarak sunduğu bildirildi. Ancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM ziyaretinde beklenen Trump ile birebir görüşmesi gerçekleşmezken, Türkiye’nin “güvenli bölge” konusundaki takviminin hala işlediği mesajı verildi. Öte yandan, Fed ve ECB’nin faiz indirimleri ve parasal gevşemenin devamına ilişkin verdiği sinyallerle gelişmekte olan piyasalara yönelik küresel risk iştahı olumlu etkiledi, yabancı yatırımcının TL lehine pozisyonları artırmaya başlaması ile dolar kuru 5.65 civarına kadar geriledi. Buna ek olarak, borsada yükseliş, CDS primleri ve tahvil faizlerinde düşüşler gözlendi. Merkez Bankası’nın faiz indirimine devam edeceği beklentisi ve dünya genelinde gözlenen faiz düşüşü ile, iki ve on yıl gösterge tahvil faizleri %14 seviyesine düşüş kaydetti. Buna ek olarak, mevduat ve kredi faizleri TCMB’nin fonlama faizini düşürmesi ve kamu bankaları kampanyaları ile sert düşüşüne devam ederken, kredi büyümesinde (kur ve mevsimsellikten arındırılmış) kamu bankaları öncülüğünde ivmelenme de gözlenmeye başlandı. Diğer taraftan, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetleri ve tahvillerine ilgisi zayıf seyrederken, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduat hesapları ise yükselişini korudu. Milli gelirin ikinci çeyrekte daralması %1.5 olarak açıklanırken, üçüncü çeyrek öncü göstergeleri kademeli ve sınırlı toparlanmanın devam ettiğini düşündürdü. Bu yılın tamamı için büyüme beklentileri de pozitif bölgeye doğru çekilmeye başlandı. Enflasyonda ise, Ağustos ayında %15.0 seviyesine gerileyen yıllık TÜFE’nin, Eylül ayında %9.5-10.0 aralığına gerilemesi bekleniyor. Yeni Ekonomi Programı güncellemesinde ise, bu yılın büyüme tahmini +%0.5 ve gelecek yıl için %5.0 olarak yukarı revize edilirken, enflasyon tahmini bu yıl için %12.0’ye ve 2020 için %8.5’e indirildi.

Bu ay da Merkez Bankalarının toplantı takvimi yoğun görünüyor. 24 Ekim’de ECB, 30 Ekim’de Fed, 31 Ekim’de ise BOJ kararları açıklanacak. Fed’in 25 baz puan daha faiz indirmesi bekleniyor. TCMB’nin de bu ay toplantısı 24 Ekim’de ve faiz indirimlerine hız keserek de olsa devam etmesi beklenmekte. Yurtiçi gündemde ise, Yeni Ekonomi Programı güncellemesi beklenirken, 1 Ekim’de TBMM’nin açılması ile beraber siyaset gündemi de yoğunlaşacak.

Hisse Senedi

Eylül ayında geçen bültende belirttiğimiz destek noktalarında tutunan BIST 100 endeksi önce 101500 direncini sonra da 104000 direncini geçerek hızlı bir hareket yaşadı. Bu hızlı pozitif harekete IMF ve Fitch tarafından yapılan olumlu açıklamalar, Merkez Bankasının 24 Ekim toplantısında da faiz indirimlerine devam edeceğine dair beklenti, Erdoğan’ın ABD ziyareti sırasında kamuoyuna yansıyan Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin 100 milyar $ seviyesine ulaşacağı beklenen niyet mektubu haberleri ve patriot alımının olabileceği yönündeki haber akışları neden olarak sayılabilir.

Bu gelişmeler önümüzdeki dönemde de alışların devamını sağlayabilir. Özellikle lokomotif sektör olan bankacılık endeksinde ay sonuna doğru yabancı alışları, düşen konut ve taşıt kredisi oranları ile bu sektörlere gelen hareket piyasayı yukarı taşımaya yetti. Bu hareketin bir süre sonra geride kalan sanayi ve hizmet sektörü hisselerine de yansıyarak devam edebileceğini düşünüyoruz. Baz etkisi ile yıllık enflasyonda oluşabilecek düşüş pozitif havayı destekleyecek diğer olumlu gelişme olacaktır. Bu pozitif piyasada Fırat’ın doğusuna yapılacak olası bir operasyon dışındaki düzeltmelerin karşılanabileceğini öngörüyoruz.

Bu gelişmelerle birlikte Ekim ayında 106000 direnci geçildiği taktirde 108500 ve 110000 direnci takip edilebilir. Destek olarak ise 103500, 101500 ve 100000 önemli destek noktasıdır. Ekim ayında OTKAR, DOHOL ve PGSUS un olumlu ayrışabileceğini düşünüyoruz.

YERLİ VE YABANCI ANALİSTLER’İN AL/SAT ÖNERİLERİNİ HİSSE LAB İLE “ÜCRETSİZ” TAKİP EDİN!

Tahvil – Bono ve Eurobond

Yılın son çeyreğine adım attığımız Ekim ayında siyasi ve jeopolitik gelişmelerdeki yüksek tansiyonun yanında piyasalarda yüksek volatilitenin devam edeceğini düşünüyoruz.

Dış piyasalardaki en önemli gündem Çin-ABD ticari savaşları gündemdeki ağırlığını artırırken özellikle Almanya tarafındaki PMI rakamlarının kötü geliyor olması ve bunun Avrupa’nın tamamının etkisi altına alma endişeleri piyasaları tedirgin etmeye devam ediyor.

FED tarafındaki faiz indirimi yanında Merkez Bankası’nın indirime devam etmesi dışında indirim sürecinin devam edeceği beklentisi faizler üstündeki baskıyı devam ettirirken piyasada da faizlerin düşmesini sağlıyor.

Kısa vadede mevsimsel kaynaklı enflasyonda düşüş trendi görülme beklentisinin yanı sıra faizlerdeki düşüş ve kurdaki düşüş beklentisi olmasına rağmen siyasi ve jeopolitik gelişmeler fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam edecektir. Ayrıca sonbahar sonrasında petrol ve emtia fiyatlarının, önümüzdeki aylarda enflasyonda yukarı yönlü baskı yapabileceği beklentisi yanı sıra cari açık sorunu ve CDS rakamları gözardı edilmeden piyasayı takip etmekte fayda görüyoruz.

2 yıl vadeli gösterge kağıdın 13-14 bandında hareket etmesini, 10 yıl vadelinin ise yüzde 14-15 bandına yoğunlaşmasını bekliyoruz.

Yılsonuna kadar faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisiyle gelişmelere bağlı olarak risk algısına göre daha uzun vadeli, yüksek getirili tahvil ve bonolarda pozisyon almak için izlenebilir.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz:

Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için faiz ve döviz dalgalanmalarından korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSMGTI22115 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+350 ek getiri ile alınabilir.

TRSHYTV92015 ISIN kodlu Hayat Varlık değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+475 ek getiri ile alınabilir.

TRSAYGZ62110 ISIN kodlu Aygaz değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+80 ek getiri ile alınabilir.

TRSCMSA32112 ISIN kodlu Çimsa Çimento değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+100 ek getiri ile alınabilir.

TRSARCL22117 ISIN kodlu Arçelik değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+75ek getiri ile alınabilir.

TRSAIGY92113 ISIN kodlu Akiş Gayrimenkul değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor+300 ek getiri ile alınabilir.

TRSTPRS22114 ISIN kodlu Tupraş değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRlibor+75 ek getiri ile alınabilir.

KİŞİSEL YATIRIM TERCİHİNİZE GÖRE SİZE UYGUN HİSSELERİ ANINDA “ÜCRETSİZ” BULUN!

TRSMGTIE2015 ISIN kodlu Migros Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +475 ek getiri ile alınabilir.

TRSHEKTS32123 ISIN kodlu Hektaş Ticaret değişken kuponlu tahvil 100 temiz fiyata kadar 3 ay vadeli TRLibor +150 ek getiri ile alınabilir.

TRFDFKT22010 ISIN kodlu Doruk Faktoring iskontolu bono 19,50-20,00 basit oran aralığından alınabilir.

TRFTCZB82013 ISIN kodlu Ziraat Bankası değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar TLREF TL (gecelik repo oranı referans) +50 ek getiri ile alınabilir.

TRFTHAL82014 ISIN kodlu Halk Bankası değişken faizli tahvil 100 temiz fiyata kadar TLREF TL (gecelik repo oranı referans) +50 ek getiri ile alınabilir.

Faizlerde düşüş beklentisi nedeniyle kısa ve orta vadeli hazine tahvillerde mevduat üstü getiride olmaya devam edebilir.

TRT131119T18 ISIN kodlu hazine bonosu 13,35 basit orana kadar alınabilir.

TRT150120T16 ISIN kodlu hazine bonosu 13,30 basit orana kadar alınabilir.

Özel sektör Banka iştirakleri ise kısa vadede %14,00-15,25 bileşik seviyelerinden alınabilir.

Halka arz cinsi bono önerilerimiz:

Kısa ve orta vadede yaklaşık %13,50-15,00 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

Yatırım Fonları

Eylül ayında dış piyasalardaki bizim gibi gelişmekte olan piyasalara pozitif yansıyacak ekonomik gelişmelerin olduğunu gördük. İçeride de Merkez Bankası piyasa beklentileri doğrultusunda faiz indirimlerine devam etti.

Kısa vadede FED’in güvercin tavrının, Merkez Bankasının piyasa beklentilerine paralel kadar faiz indirimlerine devam etmesi ve S400 tarafındaki gelişmeler Türk Lirası varlıklarda pozitif fiyatlama açısından oldukça önemli olacaktır.

Ancak gerek Abd Çin gerginliğinin yanı sıra İran-ABD ilişkilerinde tansiyonun yükselmesi ve iç jeopolitik riskler gündemi oluşturmaya devam edecektir.

Bu çerçevede yatırımcıların risk algısına göre hisse tarafında olası dalgalanmalara temkinli yaklaşmasını önerirken hisse fonlarda kademeli alış yapması önerilebilir. Piyasa koşullarına göre pozisyon almak için faizlerinde düşeceği beklentisiyle tahvil bono fonlarında uzun vadeli yatırımlar tercih edilebilir.

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin