2021 Nisan Strateji Raporu / Şeker Yatırım

TL varlıklar Mart ayında güçlü negatif ayrıştı

Global risk alma iştahı 1,9 trilyon dolarlık ABD teşvik paketinin onaylanması, Covid-19 aşı uygulamalarının yaygınlaşması ve Fed’in piyasaları destekleyen açıklamalarıyla Nisan ayında güçlenmeye devam etti. Mart ayında ABD’de enflasyonun yükselişe geçebileceği beklentisiyle ABD tahvil faizleri ve DXY dolar endeksinde güçlü yükselişler yaşanması piyasaları tedirgin etse de Fed’den gelen açıklamalar enflasyon endişelerini hafifletti. ABD 10yy tahvil faizleri ay içinde %1,77’lere kadar yükselirken, DXY dolar endeksi %2,5 üzeri yükseliş gerçekleştirmesiyle gelişmekte olan ülke piyasaları Mart ayında negatif ayrıştı. TL varlıklar da bu negatif ayrışmadan nasibini alsa da TL varlıklardaki asıl negatif ayrışma TCMB başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasıyla oldu ve yurtiçi piyasalarda bir türbülans yaşandı. Gelişmiş ülke borsaları Mart ayını ortalama olarak %5 yükselişle güçlü şekilde kapatırken, EM borsaları negatif ayrışmaya devam etti. BIST Nisan ayında en güçlü negatif ayrışan borsa olurken, onu Asya EM borsaları izledi.

TL varlıklarda Mart ayında TCMB başkan değişikliği sonrası büyük bir dalgalanma yaşandı. TL %15’lere varan sert değer kayıpları ile tarihi yüksek seviyelere yaklaşırken, piyasalarda yaşanan türbülansla birlikte yurtiçi 10yy tahvil faizleri %14’lü seviyelerden %19 üzerine ve 300 altını test eden CDS’ler ise 480 seviyelerine yükseldi. TCMB başkan değişikliği hem yerli hem de yabancı yatırımcılarda güven kaybına neden olurken BIST’te özellikle yabancı yatırımcıdan gelen güçlü satışların etkisiyle sert düşüş yaşandı. Ay içinde 1.589 ile yeni tarihi zirve seviyesini test eden BIST100 endeksi sert bir geri çekilme ile 1.256 test ettikten sonra gelen tepki alımları ile ayı %5,41 düşüşle 1.391,73’den kapattı. Bankacılık endeksi ise güçlü negatif ayrışma ile ayı %20,66 düşüşle kapatırken, Sınai endeks pozitif ayrışarak ayı %1,82 yükselişle kapatmayı başardı.

CDS’lerdeki sert yükseliş TL varlıklara ilişkin risk algısının güçlü şekilde yükseldiğine ve TL varlıklarda riskten kaçış yaşandığına işaret ediyor. Endeksin 500’lü seviyeler üzerine yönelmesi TL varlıklarda riskten kaçışın güçlenerek devam edeceğine işaret edecektir.

TCMB Mart toplantısında faizleri piyasa beklentisi üzerinde 200 baz puan artırarak %19,00’a yükseldi. PPK metinde daha önceki ifadeler büyük oranda korunurken, PPK metninde küresel toparlanma eğiliminin enflasyonist baskı yaptığına ilişkin vurgu yapılmıştır. Ancak faiz kararı sonrası TCMB başkanı Naci Ağbal görevden alınırken, yerine Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu atandı.

Fed Mart ayı toplantısında faizleri %0,00 -%0,25 aralığında sabit bırakırken, tahvil alımlarına devam edeceğini açıkladı. Fed projeksiyonlarında büyüme beklentilerini yukarı yönde, işsizlik oranı beklentilerini ise aşağı yönde revize etti. Başkanı Pow ell, enflasyonun bir süre %2 üzerinde kalmasına izin vereceklerini ve bunun faiz artışı gerektirmediğini söyledi. Ayrıca, Pow ell, enflasyon ile istihdam hedeflerinden uzakta olduklarını ve bu nedenle gerektiği sürece ekonomiyi desteklemeye devam edecekleri mesajını verirken tahvil alımını azaltmayı konuşmanın henüz zamanı olmadığını söyledi. Fed başkanı Pow ell’in açıklamaları piyasalar tarafından pozitif algılanırken, piyasalardaki enflasyon endişeleri hafifledi ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş momentum kaybetti. Fed kararı sonrası piyasalardaki risk alma iştahı güçlü seyrini devam ettirirken, DXY dolar endeksi yükselişine devam etti.

Nisan ayında Covid-19’un yayılım hızı ve aşı uygulamalarının salgının hızını önleme konusundaki etkinliği takip edilecek. Aşı uygulamalarının artmasına rağmen Dünya genelinde vaka sayısındaki artışın devam etmesi ve ülkelerin tedbirleri tekrar artırması global risk alma iştahını törpüleyebilir. ABD’de konuşulmaya başlanan alt yapı yatırımları yönelik yeni teşvik paketi ve Fed’in piyasalara desteğini uzun süre devam ettireceği beklentileri kısa vadede global risk alma iştahını güçlü kalmasını sağlayabilir. Ancak DXY endeksi ve ABD tahvil faizlerindeki yükselişin devam etmesi, ABD’de enflasyon endişelerinin yeniden alevlendirmesi zirve seviyelerde seyreden majör borsalarda ay içinde kar satışları yaşanmasına neden olabilir.

Yurt içinde Nisan ayında en önemli gündem TCMB başkan değişikliği sonrası TCMB’nin ilk toplantıda faizleri ve PPK metnindeki ifadelerin değişip değişmeyeceği olacaktır. Nisan toplantısında TCMB’nin faizleri sabit bırakarak, PPK metnindeki ifadeleri koruması durumunda piyasaların sakinleşmesi ve başta TL olmak TL varlıklarda tepki alımlarıyla Mart ayındaki kayıpların bir kısmının geri alınması beklenmektedir. Aksine TCMB’den bir faiz indirimi adımı ya da para politikasında gevşemeye yönelik bir mesaj gelmesi durumunda TL varlıklardaki negatif ayrışma derinleşmesi beklenir. Yurtiçi piyasalar için bir diğer önemli gündem ise ABD ile ilişkilerin seyri olacak. AB ile olan gerilimin kısmen ortadan kalkması sonrası yeni ABD yönetimi ile ilişkilerin pozitif yönde ilerlemesi Nisan ayında TL varlıkların toparlanmasına büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Piyasaların bir diğer gündemi ise kabinede ve özellikle ekonomi yönetiminde bir değişiklik olup olmayacağı olacaktır.

Nisan ayında TL varlıklarda volatilitenin bir miktar azalması beklense de dalgalı seyrin devam etmesi beklenmektedir. Kurlardaki ve tahvil faizlerindeki yükseliş durarak geri çekilmeler olması durumunda Mart ayında güçlü satışlar gerçekleşen BIST’te tepki alımları oluşması beklenir. Ancak kurlardaki yükseliş eğiliminin güçlenerek devam etmesi ve tahvil faizlerinin yüksek seyrini koruması durumunda BIST’te satış baskısının ve kısa vadeli dip arayışının devam etmesi beklenmektedir.

Nisan ayında BIST-100 endeksinin 1.280-1.490 aralığında geniş bir bantta dalgalanması beklenmektedir. Ay içinde 1.480-1.490 aralığına olası tepki yükselişlerinin satış fırsatı, 1.290 ve altına gerilemelerin ise kademeli olarak yeni alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.

Portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %45, döviz ağırlığını %20 ve hisse senedi ağırlığını %35 olarak koruyoruz.

Rapor için tıklayın.

Kaynak: Şeker Yatırım Strateji Raporları