2021 Haziran Strateji Raporu / Şeker Yatırım

TL Mayıs ayında negatif ayrışmaya devam ederken, BIST majör borsalara paralel hareket
etti…

ABD enflasyon endişelerine rağmen Fed üyelerinin enflasyondaki yükselişin geçici olduğuna yönelik güçlü yönlendirmelerinin etkisiyle global risk alma iştahı güçlü seyrini Mayıs ayında devam ettirdi. Dünya genelinde aşı uygulamalarının hız kazanmasıyla vaka sayılarının azalması, güçlü gelen ekonomik veriler, merkez bankalarının piyasaları desteklemeye devam etmesi ve DXY dolar endeksindeki gerileme risk alma iştahını destekledi. DXY endeksindeki gerileme ile EM para birimleri ayı değer kazancıyla kapatırken, TL ise TCMB başkan değişikliği sonrası başlayan negatif ayrışmasını devam ettirerek ayı %3 üzeri değer kaybı ile tamamladı.

Mayıs ayında genel olarak EM borsalarına paralel güçlü performans gösteren BIST 100 endeksi ay sonuna doğru gelen kar satışlarıyla kazançlarının büyük kısmını geri verse de ayı %1,6 yükselişle 1.420 seviyesinden Majör borsalara paralel performansla kapattı. Bankacılık endeksi %6,5 yükselişle pozitif ayrıştı. Alınan tedbirler sonrası yurtiçinde covid-19 vaka sayılarında yaşanan hızlı gerileme ay içinde BIST’in güçlü seyir izlemesini sağlarken, vaka sayılarındaki düşüşün ay sonuna doğru duraksaması ve yurtiçinde yaşanan siyasi gelişmelerin etkisiyle kar satışlarıyla karşılaşarak kazançlarının bir kısmını geri verdi. Ayrıca, halka arzların ay sonuna doğru tekrar hızlanması ve piyasadan nakit çıkışı yaşanması da özellikle endeks dışı hisselerde güçlü kar satışları yaşanmasına neden oldu. Mayıs ayında 390 seviyelerine kadar gerileyen CDS’ler Mayıs ayını 408 seviyesinde tamamladı. CDS’lerdeki mevcut seviyeler TL varlıklara yönelik sistematik bir risk fiyatlaması olmadığına işaret ediyor. Bununla beraber, TL varlıklarda pozitif seyir oluşması için CDS’lerde düşüşün devam etmesi gerekiyor.

TCMB, Mayıs toplantısında piyasa beklentisine paralel politika faizini %19,0 seviyesinde sabit bırakırken mevcut sıkı duruşun, enflasyon tahmin patikasındaki belirgin düşüş sürene kadar devam edileceğini tekrar vurguladı. Enflasyonda düşüş eğilimi oluşmaya başlaması durumunda TCMB’nin kademli faiz indirimlerine başlaması beklenmektedir. Ancak enflasyondaki yüksek seyrin devam etmesi nedeniyle TCMB’nin önümüzdeki birkaç toplantıda daha faizleri sabit tutmaya devam etmesini ve faiz indirimlerinin yılın son çeyreğinde başlaması beklenmektedir.

Nisan ayı Fed tutanaklarında bazı üyeler tahvil alımlarını azaltma konusunun ilerleyen toplantılarda gündeme gelebileceğini belirtti. Tutanaklarda bazı üyelerin istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerine ulaşmasının zaman alabileceğine yönelik beklentiler de dikkat çekti. ABD enflasyonundaki yükseliş endişeleri haklı çıkarken, Nisan ABD enflasyon verileri beklentilerin oldukça üzerinde geldi. Piyasalarda sınırlı negatif reaksiyon oluşsa da hem Fed’in hem de ay içinde açıklama yapan Fed üyelerinin enflasyondaki yükselişin geçici olduğuna yönelik güçlü sözel yönlendirmeleri, şimdilik enflasyon endişelerini sınırlamaktadır.

Haziran ayında piyasaların ana gündemi Covid-19 yayılım hızı ve aşı uygulamaları sonrası salgının seyri olacaktır. Dünya genelinde aşı uygulamalarının artmasıyla salgının hızının düşmesi piyasalardaki risk alma iştahını destekliyor. Makroekonomik tarafta ise ABD’de enflasyonundaki yüksek seyir sonrası bu eğilimin devam edip etmeyeceği ve Fed’in açıklamaları önemli olacaktır. Fed’in belirtiği gibi enflasyondaki yükseliş seyrinin geçici olduğuna yönelik veriler gelmesi risk alma iştahı güçlendirecektir. Enflasyondaki yükselişin devam etmesi ve Haziran ayındaki Fed toplantısında tahvil alımlarının azaltılmasının (tapering) tartışılmaya başlanması ise piyasalarda satışlar yaşanmasına neden olacaktır. VIX endeksinin tekrar 17 seviyeleri altına gerilemesi volatilitenin düştüğüne ve kısa vadede güçlü satış baskısı yaşanma riskinin azaldığına işaret ediyor.

Yurtiçi piyasalarda ana gündem uygulanan kısıtlamalar sonrası yurtiçi vaka sayılarının hedeflenen günlük 5.000 sayısı altına inip inmeyeceği olacaktır. Aşı tedariki sonrası aşılanmanın hızlanmasıyla vaka sayılarının düşmeye devam etmesi durumunda yurtiçi piyasalar bundan olumlu etkilenecektir. Makro tarafta ise başta enflasyon olmak üzere gelecek veriler ve 17 Haziran’da gerçekleştirilecek TCMB Para Kurulu toplantısı yakından takip edilecektir. TCMB’nin politika faizini değiştirmeyerek, enflasyonda düşüş eğilimi başlayana kadar faizleri sabit tutacağını vurgulamaya devam etmesi, TL’deki negatif ayrışmanın yavaşlamasını sağlayabilir. Aksine erken bir faiz indirim sinyali gelmesi durumunda ise TL’deki değer kayıplarının güçlenerek devamına neden olacaktır. Piyasaların yakında takip edeceği diğer bir konu ise ABD ve AB ile ilişkilerin seyri olacaktır. Bu açıdan yeni ABD Başkanı Biden ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında 14 Haziran’da Nato zirvesinde gerçekleştirilecek görüşme yakından takip edilecektir. Görüşmeden olumlu mesajlar çıkması ve iki ülke arasındaki gerilimin düşmesi, TL varlıklarda pozitif ayrışmaya neden olması beklenirken negatif bir haber akışı ise satışlara neden olacaktır. Ayrıca, Mayıs ayında piyasalar üzerinde olumsuz bir baskı oluşturan yurtiçi siyasi gündem ve erken seçim söylentilerinin tekrar yükselmesi piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya Haziran ayında da devam edebilir.

Global risk iştahında bozulma yaşanmadıkça, bu beklentilerin ışığında Haziran ayında BIST’in genel olarak pozitif seyir izlemesi ve kar satışları yaşansa da alım fırsatı olarak değerlendirilmesi beklenmektedir. Ayrıca, TL’deki oynaklığın azalması ve CDS’lerin tekrar 400 seviyelerinin altına yönelmesi Mayıs ayında bankacılık endeksinde yaşanan pozitif ayrışmanın Haziran ayında da devamını sağlayabilir. Bununla beraber, son dönemde halka arzların tekrar yoğunlaşması ve piyasadan nakit çıkışı yaşanması, yükselişlerin sınırlı kalmasına neden olacaktır. Haziran aylarında genellikle yükseliş eğiliminde olan BIST-100 endeksinin Haziran ayında 1.350-1.490 aralığında geniş bir bantta dalgalanması beklenmektedir. Ay içinde 1.370 ve altına gerilemelerin kademli alım fırsatı olacağını, 1.490 ve üzerine olası güçlü tepki yükselişinin ise satış fırsatı olarak kullanılacağını düşünüyoruz.

Portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %45, döviz ağırlığını %20 ve hisse senedi ağırlığını %35 olarak koruyoruz.

Rapor için tıklayın.

Kaynak: Şeker Yatırım Strateji Raporları