2021 Ekim Strateji Raporu / Şeker Yatırım

TL varlıklar Eylül ayında güçlü negatif ayrışırken, risk alma iştahı zayıfladı…

Dünya genelinde Covid-19 pandemisi hızlı şekilde yayılmaya devam etmesine rağmen aşı uygulamaları nedeniyle pandeminin piyasalar üzerindeki etkisi giderek azalıyor. Eylül ayında global risk alma iştahı, Tapering endişeleri, Çinli emlak şirketi Evergrande ilişkin borç krizi, ABD borç tavanı ve Çin’in büyüme beklentilerinin düşürülmesiyle zayıfladı. Yurtdışı majör borsalar ay içinde yeni zirveler test etse de gelen kar satışlarıyla ayı %4-5 arasında değişen düşüşlerle tamalarken, Japonya Nikkei endeksi pozitif ayrışarak ayı güçlü yükselişle kapata majör borsa endeksi oldu. Gelişmekte olan ülke (EM) para birimleri DXY dolar endeksindeki yükseliş ve Tapering endişeleriyle Eylül ayını ortalama olarak %2 üzeri değer kaybı ile kapattı. TL ise TCMB’den gelen sürpriz faiz indiriminin etkisiyle güçlü negatif ayrışarak ABD dolarına karşı %6’yı aşan aylık kayıp ile EM içinde en kötü performans gösteren para birimi oldu.

Eylül ayına pozitif eğilimle başlayan ve ay içinde 1.376-1.485 arasında satıcılı seyir izleyen BIST-100 Endeksi ayı %4,46 düşüşle 1.406 seviyesinden kapattı. Bankacılık endeksi TCMB’nin faiz indirimi ve TL’deki değer kayıplarının etkisiyle negatif ayrışarak ayı %8,04 düşüşle tamamlarken, Sınai endeksi ayı %3.48 düşüşle kapattı. Türkiye’nin risk primi olarak takip edilen 5 yıllık CDS’ler ay içinde 360’lı seviyeler altını test etse de TCMB faiz indirimi ve Fed’den gelen Tapering sinyali sonrası yükselişe geçerek ayı 426 seviyelerine yükseldi. CDS’lerdeki yükseliş TL varlıklara yönelik risk algısının arttığına işaret ediyor.

TCMB Eylül ayı toplantısında piyasa beklentisinin aksine faizleri sürpriz şekilde 100 baz puan indirerek politika faizini %18,00 seviyesine indirdi. TCMB PPK özetinden sıkı parasal duruş ifadesini çıkararak önümüzdeki dönemde faiz indirimlerine devam edileceği sinyalini verdi. Parasal sıkı duruşun iç talep ve krediler üzerindeki etkilerinin yavaşlatıcı olmasına ek olarak çekirdek enflasyon göstergelerindeki aşağı yönlü eğilim, faiz indirimi için ana dayanak olarak gösterildi. PPK metninde, enflasyon göstergelerindeki yukarı yönlü hareketlerin geçici olduğu vurgusu yapılarak önümüzdeki dönemde enflasyonda aşağı yönlü eğilimin başlayacağına işaret edilirken, cari işlemler dengesindeki iyileşmenin fiyat istikrarına katkı yapacağının altı çizildi. Fed’in varlık alımlarını azaltmaya hazırlandığı ve birçok merkez bankasından sıkılaşmaya adımları gelirken TCMB’nin gevşeme sinyali vermesi TL’yi dış şoklara karşı daha kırılgan hale getirirken, TL’deki negatif ayrışmanın devam edebileceğini düşünüyoruz.

Fed Eylül ayı toplantısında faizleri oy birliğiyle %0-0,25 aralığında sabit bırakırken, varlık alımların ın yakın zamanda azaltılacağı mesajı verdi. Fed üyeleri içinde 2022 yılında faiz artışı bekleyen üye sayısı yediden, dokuza çıkarken, Fed Başkanı Pow ell, varlık alımlarının azaltılmaya Kasım ayında başlanabileceği ve 2022 yılı ortasında alımlarının son bulabileceği sinyalini verdi. Fed ilk faiz artışının tapering sürecinin tamamlandıktan sonra 2022 yılı ikinci yarısında olabileceğine işaret ederken, Pow ell faiz artışı için halen uzun bir yol olduğuna işaret etti. Fed üyelerinin tahminlerine göre enflasyon beklentilerini yukarı yönde revize edilirken, büyüme beklentileri aşağı yönde revize edildi. Fed kararı kısmen şahin tonda olsa da piyasaların ilk tepkisi nötr oldu. Ancak sonrasında gelen negatif haber akışlarıyla DXY endeksi ve ABD tahvil faizleri yükselişe geçerken, borsalarda satış baskısı yaşandı. DXY endeksindeki ve tahvil faizlerinde yükselişin devamı durumunda global risk alma iştahının zayıflamaya devam etmesi ve başta TL varlıklar olmak üzere EM’lerin en fazla negatif etkilenen grupta olması beklenir.

Ekim ayında Çin’li emlak şirketi Evergrande ilişkin borç krizinin etkilerinin piyasalarda bulaşma etkisine neden olup olmayacağı ve Çin büyüme beklentilerine ilişkin gelişmeler takip edilecek. Çin’e yönelik büyüme beklentilerinin zayıflaması sonrası başta Avrupa olmak üzere global büyüme endişeleri piyasalarda satışların yaşanmasına ve riskten kaçış eğilimine neden olması beklenir. ABD’den gelecek başta istihdam ve enflasyon olmak ekonomik veriler piyasaların takibinde olacak. Ekim ayında Global risk alma iştahındaki zayıf seyrin devam etmesini bekliyoruz. Birçok merkez bankasının sıkılaşma sinyalleri vermesi nedeniyle Ekim ayında EM’lerin genel olarak negatif ayrışmaya devam etmesi beklenirken, TL varlıkların da bu süreçte negatif ayrışmaya devam edeceğini düşünüyoruz. ABD tahvil faizleri ve DXY endeksindeki yükselişin devam etmesi durumunda Ekim ayında genel olarak yurtdışı borsalardaki satış baskısının devam edebileceğini düşünüyoruz.

Ekim ayında yurtiçinde faiz indirimi sonrası enflasyondaki seyir ve kurlardaki eğilim önemli olacaktır. TCMB’nin faiz indirimlerine Ekim ayında da güçlü bir şekilde devam etmesi durumunda TL’deki değer kaybı ve negatif ayrışmanın devam edeceğini düşünüyoruz. ABD ile ilişkiler ve jeopolitik gelişmeler Ekim ayında piyasaların bir diğer gündeminde olacaktır. ABD’li yetkililer yeniden S-400 alımı yapılması durumunda Türkiye’ye yönelik yeni ek yaptırımlar uygulayabileceğine işaret ederken, Ekim sonunda Roma’da yapılacak G-20 zirvesinde, ABD başkanı Biden ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yapılması planlanan görüşme ve yapılacak açıklamalar çok önemli olacak. ABD ile ilişkilerin yeniden pozitif bir düzeleme girmesi durumunda TL varlıklardaki negatif ayrışmanın sonlanarak kısa vadeli pozitif fiyatlamaya dönüşmesi beklenir. Negatif gelişmeler ise TL varlıklar üzerindeki satış baskısını güçlendirecektir.

TL varlıklarda Ekim ayında momentum kaybetse de negatif ayrışma devam edebilir. Yurtdışı borsaların Eylül ayındaki kayıplarını geri alması durumunda BIST’in de ay içinde bankacılık öncülüğünde tepki yükselişleri görülebilir. Ancak, Ekim ayında hem yurtdışında hem de BIST’te yaşanacak tepki yükselişlerinin yeniden satış fırsatı olarak değerlendirilebileceğini ve piyasalarda dalgalı zayıf seyrin devam edeceğini düşünüyoruz. Bu beklentiler ışığında BIST-100 endeksinin Ekim ayında 1.340-1.430 aralığında dalgalanabileceğini, ay içinde 1.350 ve altına gerilemelerin alım fırsatı, 1.420 ve üzerine yükselişlerin ise satış fırsatı olabileceğini düşünüyoruz.

Ekim ayında portföyümüzdeki ağırlıklarda değişikliğe gidiyoruz ve %45 olan tahvil ağırlığını %40’a ve %35 olan hisse senedi ağırlığını %30’a düşürürken %20 olan döviz ağırlığını %30’a yükseltiyoruz.

Rapor için tıklayın.

Kaynak: Şeker Yatırım Strateji Raporları

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN

@ParaBorsaNet'i Twitter'da Takip Et!

ÖNEMLİ HABERLER VE GÜNCEL PİYASA YORUMLARINI KAÇIRMAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK HEMEN TWITTER'DA BİZİ TAKİP EDİN!