2020 Mart Strateji Raporu / Şeker Yatırım

TL varlıklar Şubat ayında jeopolitik risklerle sert değer kaybederken, global piyasalarda riskten kaçış yaşandı…

Çin’de ortaya çıkan Korona virüs bir çok ülkeye yayılırken global büyüme endişeleriyle riskten kaçış hızlandı. Yurtdışı borsalarsa sert satışlar yaşanırken, piyasalarda türbülans oluştu. Riskten kaçışla birlikte güvenli liman olarak görülen Altın ve ABD tahvillerine talep güçlendi. Yurtiçi piyasalar ise Suriye’nin İdlip bölgesinde yaşanan gelişmeler sonrası artan jeopolitik risklerle sert değer kaybetti. TSK’nın yeni bir askeri operasyona girerek rejimle çatışma riskinin yükselmesiyle BIST’te sert değer kayıpları yaşandı. BIST-100 endeksi ayın son gününde sert satışlarla 99.331’i test ederken, Şubat ayını %11,03’lük sert düşüşle 105.994’den kapatarak önemli borsa endeksleri içinde kötü performans gösteren grupta yer aldı. Bankacılık endeksi ise bankaların aldığı komisyon ve ücretlerde yapılan düzenleme sonrası güçlü negatif ayrışarak ayı %19,39 düşüşle kapattı. TL, hem EM para birimlerindeki değer kayıpları hem de jeopolitik risklerle Şubat ayında ABD doları ve Euro’dan oluşan sepete karşı %4’e yakın değer kaybetti. Türkiye CDS’leri Ocak ayında 240 seviyesi altını görmesine karşın artan jeopolitik risklerle birlikte tekrar 380 seviyelerine yükseldi. CDS’lerdeki hızlı yükseliş TL varlıklara yönelik riskin tekrar güçlendiğine ve varlıkların tekrar negatif ayrışma sürecine girebileceğine işaret ediyor.

Fed’in toplantı tutanakları mevcut para politikası duruşunun bir süre daha devam edeceğine ve ikinci çeyrekten itibaren tahvil alımlarının azaltılmasına işaret etti. Korona virüsün yol açtığı belirsizliklerin ise izlendiği belirtildi. Virüsün negatif etkilerinin yükselmesi ve Çin’den gelen tarih düşük PMI verileri sonrası Fed’den Mart ayında 50 baz puanlık faiz indirimi fiyatlanmaya başladı. Fed’den 2020 yılı sonuna kadar üç faiz indirimi %95 üzeri olasılıkla fiyatlanmaya başladı. Fed’in Mart toplantısında 25-50 baz puan arası faiz indirimine gidebileceğini düşünüyoruz.

TCMB Şubat toplantısında piyasa ortalama beklentisi olan 25 baz puan üzerinde 50 baz puanlık indirim yaparak haftalık repo faiz oranını %10,75’e indirdi. Bu faiz indirimiyle birlikte Temmuz 2019’dan beri TCMB toplam 1325 baz puan, yılbaşından beri ise 125 baz puana faiz indirmiş oldu. TCMB “enflasyon görünümünde iyileşmenin devam ettiği ve enflasyon beklentilerinde genele yayılan bir düşüş olduğu” yönündeki ifadeyi PPK metninden çıkarırken, enflasyondaki seyrin yılsonu tahminiyle uyumlu ilerleyeceği görüşünü korudu. TCMB kredi büyümesi ve kompozisyonundaki gelişmelerin dış denge ve enflasyon üzerindeki etkileri açısından yakından takip edildiğini PPK metnine eklerken, cari işlemler dengesinin ılımlı bir seyir izlemesi yönündeki ifadesi makro politika bileşimi açısından önem arz ettiğini şeklinde değiştirdi. TCMB’nin konjonktür uygun olması durumunda küçük adımlarla faiz indirimlerine devam etmesi beklenmektedir. Ancak global piyasalarda yaşanan türbülans, TL’deki değer kayıplarının güçlenmesi ve jeopolitik risklerin güçlenmesi durumunda TCMB faiz indirimlerine önümüzdeki toplantıdan itibaren bir süre ara verebilir.

Mart ayında yurtdışı piyasaların ana gündemi Korona virüsü olmaya devam edecek. Virüsün yayılma hızının yavaşlaması ya da tedavi bulunması durumunda yurtdışı piyasalardaki riskten kaçışın sonlanarak piyasalarda hızlı bir toparlanma yaşanması beklenmektedir. Virüsün gelişmiş ülkelere de yayılması ve ölümlerin artması durumunda piyasalarda yaşanan satışlar daha da katastrofik bir hal alabilir. Mart ayında Fed’in yaşanan türbülans sonrası Fed’in faiz indirimlerine devam etmesi beklenmektedir. Fed’in piyasa beklentisine paralel 50 baz puanlık güçlü bir faiz indirimine gitmesi piyasalardaki çalkantının durulmasına ve toparlanma yaşanmasını sağlayacaktır.

Mart ayında yurtiçinde ana gündem Suriye’nin İdlib bölgesinde yaşanan gelişmeler ve jeopolitik riskler olmaya devam edecek. Bölgedeki sorunun çözümü içim 5 Mart’ta taraflar arasında yapılacak görüşme önemli olacak. Bir anlaşma sağlanması durumunda yurtiçi piyasalarda güçlü bir toparlanma yaşanması ve petrol fiyatlarındaki düşüş ile olası Fed faiz indirimiyle birlikte yurtiçi piyasaların pozitif ayrışması beklenir. Jeopolitik risklerin yükselmeye devam etmesi durumunda TL varlıklar negatif ayrışmaya devam edecektir. Şubat ayındaki sert satışlar sonrası Mart ayında yurtdışında toparlanma yaşanması ve jeopolitik risklerin hafiflemesi durumunda endeksin tepki alımlarıyla kayıplarının büyük kısmını geri alma çabasında olmasını bekliyoruz. Ekonomi tarafında ise TCMB faiz kararı yakından takip edilecek.

Portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %50, döviz ağırlığını %25 ve hisse senedi ağırlığını %25 olarak koruyoruz.

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin