2020 Mart Strateji Raporu / Gedik Yatırım

Aylık Strateji Raporu

Başlarken

2020 yılına umutla başlayan piyasalarda üst üste gelen kötü haberler ile görünüm çok hızlı bir şekilde değişti. Küreselde corona virüsü salgınıyla önce güvenli liman olarak görülen altın ve ABD tahvillerine geçiş olurken, geçtiğimiz hafta riskli olarak görülen hisse senedi endekslerinde çok sert satışlar yaşandı. TL varlıklar bu süreçte kan kaybetse de haftanın son gününe kadar görece olarak güçlü kalmaya çalıştığını söylemek mümkündü. Perşembe akşamı İdlib’den gelen şehit haberleri ile birlikte Cuma günü Borsa İstanbul’da son yılların en sert satışlarından biriyle güne başlandı. Sonrasına kayıpların bir kısmı telafi edilse de BIST 100’de geçtiğimiz yıl uzunca bir süre direnç olarak çalışan 106 bin seviyesinin altında haftalık kapanış gerçekleşerek, zayıf teknik görünüm bu haftaya da devretti.

Piyasalarda Son Durum

Virüs salgınının Çin dışında yayılma hızının artış kaydetmesi, vaka görülen ülke sayısındaki yükseliş ve salgının küresel ekonomi üzerinde yarattığı kırılganlık küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturuyor. Şubat ayının son haftalarında küresel hisse piyasalarında satış baskısı önemli ölçüde artış kaydederken, yurt dışındaki olumsuz görünüm yurt içi piyasalarda da sert satışların yaşanmasına neden oldu. Ayrıca İdlib’de yaşanan gelişmelerin jeopolitik riskleri gündeme taşıması da TL varlıklar üzerinde satış baskısını artırdı. BIST-100 Endeksi şubat ayını %11,03’lük bir düşüşle tamamlarken, Dolar/TL kuru ise şubat ayını %4,57’lik yükselişle tamamladı.

Yeni Ayda Piyasaları Bekleyenler

Yoğun bir şubat ayını geride bırakıyoruz ancak dünyada var olan problemler bir çözüme erişemediği için jeopolitik, küresel salgın ve küresel büyümeye ilişkin endişeleri mart ayına taşıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü acil durum ilan etmesinin yanı sıra bu ay 12 Mart ECB toplantısı, 18 Mart Fed toplantısı takip edilecek. Mart ayı genelinde 3 Mart Avustralya, 4 Mart Polonya ve Kanada, 19 Mart Japonya, Endonezya, Filipinler, İsviçre, Norveç, Güney Afrika ve Brezilya, 20 Mart Çin ve Rusya, 25 Mart Yeni Zelanda, 26 Mart İngiltere Merkez Bankaları toplantıları yapılacak. Dolayısıyla mart ayının başlığı Koronavirüs endişeleri ülkelerin para politikaları üzerinde etkileri olabilir. Koronavirüsün bir diğer etkisi de Çin’den alınan habere göre fabrikaların yarısının kapalı olduğu ve üretimtüketim talebinin düşmesine bağlı olarak petrol talebinin yavaşlaması oldu. Bunun üzerine OPEC+ ülkeleri 5-6 Mart’ta toplantı gerçekleştirecek. Ancak Suudi Arabistan yeni bir kesintiye şimdilik yaklaşmazken bu durum petrol fiyatlarının hızla gerilemesine yol açıyor. Yeni ayda var olan güncel sorunlar takip edilmeye devam edecek. Ancak piyasalardaki volatilite de oynak kalmaya devam edecek ve fiyatları geniş bir bant aralığında takip etmeye devam edeceğiz.

Aylık Hisse Önerileri

Bu ay teknik takibimizdeki hisseler: AKSA, AKSEN, ASELS, FROTO, GARAN

ÜCRETSİZ CANLI BORSA EKRANI İÇİN HEMEN TIKLAYIN!

Başlarken…

Şubat ayının zorlukları geride kaldı mı?
2020 yılına umutla başlayan piyasalarda üst üste gelen kötü haberler ile görünüm çok hızlı bir şekilde değişti. Küreselde corona virüsü salgınıyla önce güvenli liman olarak görülen altın ve ABD tahvillerine geçiş olurken, geçtiğimiz hafta riskli olarak görülen hisse senedi endekslerinde çok sert satışlar yaşandı. TL varlıklar bu süreçte kan kaybetse de haftanın son gününe kadar görece olarak güçlü kalmaya çalıştığını söylemek mümkündü. Perşembe akşamı İdlib’den gelen şehit haberleri ile birlikte Cuma günü Borsa İstanbul’da son yılların en sert satışlarından biriyle güne başlandı. Sonrasına kayıpların bir kısmı telafi edilse de BIST 100’de geçtiğimiz yıl uzunca bir süre direnç olarak çalışan 106 bin seviyesinin altında haftalık kapanış gerçekleşerek, zayıf teknik görünüm bu haftaya da devretti.

İdlib’deki sorun büyüyor
Son haftalarda rejim güçlerinin İdlib’deki çatışmasızlık bölgesi ihlalleriyle başlayan gerilim geçtiğimiz hafta zirve yaptı. Rus destekli rejim güçlerinin hava saldırıları sonucu son günlerde çok sayıda şehit verilmiş olması, Türkiye tarafında tansiyonu yükseltti. Rejim güçlerine ait birçok hedefin vurulduğu bu süreçte, Rusya ile yapılan görüşmelerden net bir sonuç elde edilememiş olması da bölgede yükselen tansiyonun düşüşü konusunda endişeye neden oldu. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen ve 33 şehidin verildiği son rejim saldırısı sonrasında NATO’nun Türkiye’ye yönelik destek mesajları ve Rusya’dan gelen görüşmelerin yeniden başlaması haberleri takip edilirken, haftanın son günü somut bir adım görülemedi. Diğer taraftan İdlib’ten başlayan yoğun göç dalgası ile mücadele edilemeyeceği düşüncesi ile gayri resmi kanallar aracılığıyla mültecilerin Avrupa’ya geçişlerinin önündeki engellerin kaldırıldığı görüldü. Bu hafta da gündemimizde İdlib’deki çatışmalar, Avrupa’ya olan mülteci akını, Rusya ile ilişkiler gibi başlıklar önemli yer tutacak. Buradaki risklerin TL varlıklarda tam olarak fiyatlandığını söylemek zor olsa da geçtiğimiz hafta BIST 100’de anlık olarak görülen 100 bin civarındaki rakamların yeniden önemli ölçüde fırsat sunmaya başladığını düşünüyoruz. Bununla birlikte Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Bahar Kalkanı Harekatı’nın başladığını ve başarıyla sürdüğünü ifade ederken, Türkiye – Rusya ilişkilerinin seyri önemini koruyor. 5 Mart’ta gerçekleşmesi beklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin görüşmesi ile jeopolitik gelişmeler yurt içi piyasaların yakın takibinde yer alacak.

Virüs piyasaların da ateşini yükseltti
Önceki haftalarda altın ve ABD tahvili gibi güvenli limanlara yönelmeye neden olan virüs salgını, son günlerde batı ülkelerinde etkisini artırması ile hisse senetleri piyasalarında 2008 küresel ekonomik kriz ve 2013 Avrupa bankacılık krizi gibi şokların neden olduğu satışlarla yarışacak kayıplara neden oldu. ABD’de endeksler kısa sürede %15’lere varan kayılar yaşanırken, Avrupa’nın lokomotifi Almanya’da da benzer oranlarda satışlar görüldü. Virüs salgını ile ilgili yapılan açıklamaların piyasaları tatmin etmemesi ve bu esnada her geçen gün yeni bir noktada virüs tespit edilmesi risk iştahını baskıladı. Haftanın son günü akşam saatlerinde Dünya Sağlık Örgütü, COVID19’un global yayılım riskini çok yüksek seviyeye çıkardı. Geçtiğimiz hafta yaşanan bu gelişmelere rağmen globalde özellikle ABD ve Avrupa tarafında hisse senetlerinde görülen satışlarda uzun süredir hiçbir riskin fiyatlanmıyor olması ve endekslerin bu esnada görülen zirve seviyeleri geçecek yeni hikaye bulamamasının sebep olduğu kar realizasyonu isteğinin de etkili olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle ilerleyen günlerde virüs kaynaklı gelebilecek olumlu haberler ya da başta Fed olmak üzere merkez bankalarından gelebilecek yeni likidite önlemleri bu endekslerde hızlı dönüş hikayelerine de neden olabilir. Cuma akşam saatlerine kadar bu yönde bir dönüş sinyali alınamamış olsa da bu hafta bu endekslerde yaşanan sert kayıplar sonrası bir dip çalışması olması şaşırtıcı olmamalı.

BIST 100 Endeksi 100 binin altını gördü
İdlib’den gelen şehit haberlerinin ardından Cuma gününe büyük bir panik havasında başlayan BIST 100 Endeksi’nde açılışta en düşük 99.331 seviyesi görüldü. Gün içinde bu bölgeden çok hızlı bir tepki gelirken, endeksin kapanışı 2019 yılında defalarca test edilen ve uzunca bir süre endekste güçlü direnç oluşturan 106 bin seviyesinden gerçekleşti. 106 bin bu nedenle bu hafta endeks için önemli referans noktalarından biri olmaya aday. Bu seviyenin üzerinde ya da altında gerçekleşecek kapanışlar sonrası için de referans oluşturmaya devam edebilir. İdlib’de gerilimin daha da tırmanması, corona virüsün Türkiye’de de görülmesi gibi riskler endeksi üzerinde baskı oluşturabilecek etkenler iken geçtiğimiz hafta anlık olarak görülen 100 binin altındaki rakamlar bu hafta en güçlü destek bölgesi olmaya aday. Herhangi bir sebeple 100 bin altında kapanışlar görecek olursak bu endekste yeni bir algı bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle bu hafta bu bölgeye yakın yerlerin alım fırsatı oluşturabileceğini düşünmekle birlikte buraya ekstra dikkat etmek gerektiğini düşünüyoruz. Her ne kadar şubat ayının getirdiği zorlukları geride kaldı demek çok mümkün olmasa da birçok olumsuzluğun fiyatlara yansıdığını ve ortaya çıkan ıskontonun BIST’i yeniden cazip hale getirebileceğini düşünüyoruz. Yukarı yönlü hareketlerde ise 106 bin üzerindeki kapanışlar haftanın son günü oluşan boşluğun doldurulacağı 110 bin ve devamında 112.500’e kadar bir hareketi daha destekleyebilir. Volatilitenin oldukça yüksek seyretme riskine karşın, olası fırsatları değerlendirme adına sürekli olarak bir miktar likit pozisyon bulundurmanın faydalı olacağını düşünüyoruz.

Dolar/TL’de yükseliş devam eder mi?
Küreselde azalan risk iştahı gelişmekte olan ülke paralarından hızlı çıkışlara neden oldu. Birçok gelişmekte olan ülke parası ile birlikte TL de dolar karşısında değer kaybeden para birimleri arasına girdi. Ocak ayı ortalarında 5,85 civarından başlayarak kademeli olarak yükselişini devam ettiren Dolar/TL geçtiğimiz hafta 6,25’e kadar çıktı. Teknik göstergeler aşırı alım bölgesinde olsa da henüz geri dönüşe dair önemli bir işaret de alınabilmiş değil. Dolar/TL’deki harekette içsel jeopolitik risklerin de payı olmakla birlikte ana etkenin corona virüs etkisiyle düşen küresel risk iştahı olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Dolar/TL’de olacak düşüşlerin kayda değer bir değere ulaşması için küresel risk iştahında da toparlanma görmek gerektiğini düşünüyoruz. Teknik olarak aşırı alım bölgesinde olmasına karşın yükseliş isteğinin devam ettiği Dolar/TL’de, haftaya başlarken 6,10 civarında bulunan son yükseliş trendinin üzerinde kalındığı sürece olacak geri çekilmeler alım iştahını artırabilir. Bu hafta 6,25 direnci geçilecek olursa sonrasında 6,35-6,40 aralığına kadar önemli bir direncin bulunmaması buradaki hareketi hızlandırabilir.

ÜCRETSİZ CANLI BORSA EKRANI İÇİN HEMEN TIKLAYIN!

Piyasalarda Son Durum…

Virüs salgınının Çin dışında yayılma hızının artış kaydetmesi, vaka görülen ülke sayısındaki yükseliş ve salgının küresel ekonomi üzerinde yarattığı kırılganlık küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturuyor. Şubat ayının son haftalarında küresel hisse piyasalarında satış baskısı önemli ölçüde artış kaydederken, yurt dışındaki olumsuz görünüm yurt içi piyasalarda da sert satışların yaşanmasına neden oldu. Ayrıca İdlib’de yaşanan gelişmelerin jeopolitik riskleri gündeme taşıması da TL varlıklar üzerinde satış baskısını artırdı. BIST-100 Endeksi şubat ayını %11,03’lük bir düşüşle tamamlarken, Dolar/TL kuru ise şubat ayını %4,57’lik yükselişle tamamladı. Endeksteki sert düşüş ve kurdaki yükselişe bağlı olarak dolar bazlı BIST-100 Endeksi aşağı yönlü bir seyir izledi. Dolar bazlı BIST-100 şubat ayını bir önceki aya göre %14,92’lik bir düşüşle 1,70 cent seviyesinden kapattı. Denizbank ve Boyner hisselerinin borsadan çıkması ve Finansbank hisselerindeki sert hareketler son dönemde yabancı takas oranındaki oynaklığı artırıyor. Yabancı takas oranı şubat ayında 61,36 seviyesinden 59,34 seviyesine gerileme kaydetti.

Virüs salgınına ilişkin artış kaydeden endişeler riskli varlıklar üzerinde satış baskısını artırırken, gelişmekte olan ülke para birimlerinin değer kaybetmesine neden oldu. Ayrıca şubat ayı içerisinde artış kaydeden jeopolitik riskler Türk Lirası’nı baskılayan bir diğer gelişme olarak izlendi. Dolar/TL kuru 5,96 – 6,2568 seviyeleri arasında hareket ederek şubat ayını %4,57’lik bir yükselişle 6,2545 seviyesinden tamamladı. Avrupa’da coronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle Avrupa ekonomisine ilişkin endişeler artış kaydederken Euro zayıf bir seyir izledi. Euro’da zayıf bir seyir izlenmesine karşın Euro/TL kuru şubat ayını %3,67’lik yükselişle 6,8811 seviyesinden kapattı. Virüs salgını nedeniyle artan güvenli liman talebi diğer para birimlerinden dolara dönüşe neden olurken, Dolar Endeksi (DXY) ay içerisinde 99,91 seviyesini test etti. Ancak şubat ayının son günlerinde ABD’de kaynağı bilinmeyen vakaya rastlanması doları da baskılayan bir gelişme olurken, DXY şubat ayını daha sınırlı bir yükselişle 98,12 seviyesinden tamamladı.

Enflasyondaki düşüş eğilimi, TCMB’den gelen faiz indirimleri ve Türkiye ekonomisine ilişkin olumlu beklentilerle 2019 Mayıs’tan bu yana yurt içi tahvil faizlerinde güçlü yükselişlerin yaşandığı görülmekteydi. Salgının dünya çapında yayılma hızının artış kaydetmesi ve küresel ekonomiye ilişkin artan kaygılar güvenli liman talebini artırırken, riskli varlıklar şubat ayında değer kaybetti. risk iştahındaki zayıflama ve TL varlıklar üzerinde artan satış baskısıyla şubat ayının son haftalarında yurt içi tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketler etkili oldu. İki yıllık tahvil faizleri şubat ayını 221 baz puanlık yükselişle %12,41 seviyesinden tamamlarken, 2028 uzun vadeli tahvil faizi de ayı 277 baz puan yükselişle %13,00 seviyesinden kapattı. Salgın nedeniyle artan güvenli liman talebi ABD 10 yıllık tahvillerine olan ilgili artırırken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri rekor düşük seviyelere gerileyerek şubat ayını %1,1290 seviyesinden tamamladı.

Euro Bölgesi ve Almanya’da öncü nitelikte olan hizmet ve imalat PMI rakamlarındaki pozitif seyir, ekonomide toparlanmaya işaret ederken, ABD’de beklentileri karşılamayan imalat ve hizmet PMI rakamları sektörde daralmaya yönelik endişelerin yaşanmasında etkili oldu. Diğer yandan Çin’de başlayan ve dünyada yayılan koronavirüsü küresel büyüme üzerinde negatif etki yaratacağından piyasalarda sert satışlara neden olurken, risk iştahının bozulmasında temel etken oluşturmaktadır. Merkez Bankaları ekonomik görünümde toparlanmaya karşın virüs salgınına yönelik belirsizliklere vurgu yaparken, mart ayında gerçekleştirecekleri toplantıda verecekleri mesajlar ön planda bulunmaya devam ediyor. Toparlanmanın kaydedildiği paritede 1,1055, 200 günlük ortalamanın buşunduğu seviye olan 1,1100 ve 1,1145 seviyeleri direnç olarak izlenebilir. Geri çekilmelerde ise 1,0940 – 1,0900 ve 1,0875 seviyeleri destek konumunda bulunmaktadır.

Yeni yılla birlikte Irak’ta İranlı komutanın öldürülmesiyle başlayan İran-ABD gerginliğinin yanı sıra Çin’de görülen yeni tip Koronavirüs’ün etkisini günden güne artırması kıymetli madenin ocak ayını $1589 ile yaklaşık son 82 ayın zirvesinde tamamlamasını sağlamıştı. Şubat ayında Koronavirus salgınının başta G. Kore, İtalya ve İran olmak üzere 50’ye yakın ülkeye sıçraması küresel ekonomiye yönelik endişeleri artırırken yatırımcıları güvenli varlıklara yöneltti. Salgının yayılma hızına yönelik haber akışıyla beraber jeopolitik gerginlikler ve ABD-Çin global büyüme verileri bu ay kıymetli madenin fiyatlamalarında etkili olacaktır. Altının onsunda yukarıda $1620 seviyesinin üzerinde $1650 ve yılın en yükseği $1689 noktaları direnç seviyeleri olarak izlenebilir. Geri çekilmelerde $1590’ın altında $1560 ve $1547 seviyeleri destek bölgeleri olarak izlenebilir.

Yeni yıla İranlı komutanın Irak’ta ABD tarafından düzenlenen saldırı sonrası öldürülmesi ve sonrasında gelişen misilleme saldırısıyla yükselişle başlayan brent petrolün varili devamında Koronivrüs’e yönelik endişelerle ocak ayını $56 seviyelerinden tamamlamıştı. Aybaşında ABD-İran gerginliğinin azalmasıyla tepki hareketleri gördüğümüz brent petrolün varilinde devamında Koronavirüs’ün Çin dışındaki ülkelerde de hızla yayılmaya devam etmesi ve küresel ticarete yönelik endişeler brent petrolün son 7 işlem gününde de geri çekilerek 30 ayın dip seviyesi olan $49,9 seviyelerini test etmesini sağladı. Bu ay salgına yönelik haber akışıyla beraber yine jeopolitik gelişmeler ve 6 Mart’ta yapılması planlanan OPEC toplantısı petrol fiyatlamalarında etkili olacaktır. Petrolün varilinde yılın en düşüğü $49,2 seviyesinin altında $47,6 ve $44,3 seviyeleri destek noktaları olarak takip edilebilir. Yukarıda $52’ın üzerinde ise $54,1 ve $57,5 seviyeleri önem kazanacaktır.

Yeni Ayda Piyasaları Bekleyenler…

Yoğun bir şubat ayını geride bırakıyoruz ancak dünyada var olan problemler bir çözüme erişemediği için jeopolitik, küresel salgın ve küresel büyümeye ilişkin endişeleri mart ayına taşıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü acil durum ilan etmesinin yanı sıra majör merkez bankaları koronavirüs nedeniyle politika faizlerinde yeni bir ayarlamaya gerek olmadığını söylediler. Bilindiği üzere şubat ayında Fed ve ECB toplantıları yoktu. Bu nedenle yeni bir aksiyon ve ayarlamaya gerek olmadığını söyleyen banka yetkililerinin konuşmaları ışığında bu ay 12 Mart ECB toplantısı, 18 Mart Fed toplantısı takip edilecek. Mart ayı genelinde 3 Mart Avustralya, 4 Mart Polonya ve Kanada, 19 Mart Japonya, Endonezya, Filipinler, İsviçre, Norveç, Güney Afrika ve Brezilya, 20 Mart Çin ve Rusya, 25 Mart Yeni Zelanda, 26 Mart İngiltere Merkez Bankaları toplantıları yapılacak. Dolayısıyla mart ayının başlığı Koronavirüs endişeleri ülkelerin para politikaları üzerinde etkileri olabilir. Koronavirüsün bir diğer etkisi de Çin’den alınan habere göre fabrikaların yarısının kapalı olduğu ve üretim-tüketim talebinin düşmesine bağlı olarak petrol talebinin yavaşlaması oldu. Bunun üzerine OPEC+ ülkeleri 5-6 Mart’ta toplantı gerçekleştirecek. Ancak Suudi Arabistan yeni bir kesintiye şimdilik yaklaşmazken bu durum petrol fiyatlarının hızla gerilemesine yol açıyor. Yeni ayda var olan güncel sorunlar takip edilmeye devam edecek. Ancak piyasalardaki volatilite de oynak kalmaya devam edecek ve fiyatları geniş bir bant aralığında takip etmeye devam edeceğiz.

Türkiye

Türkiye gündeminde İdlib’deki gelişmeler izlenirken, komşularımıza sıçrayan koronavirüs tehlikesi ve tehdidi, diğer tarafta mülteciler konusu, NATO açıklamaları ve ABD – Rusya ikili hattında Türkiye ilişkileri yakından takip edilecek. Bunun için 5 Mart’ta Moskova’da bir araya gelecek olan Erdoğan-Putin zirvesi bölgenin geleceğini de belirleyecek. Veri bakımından ise önemli gelişmelerin başına 3 Mart’ta açıklanacak olan şubat ayı enflasyon gelişmeleri olacak. Şubat ayında da yıllık enflasyonun bir miktar artması beklenirken Foreks ‘in yapmış olduğu anketinde ortalama beklenti %12,76 düzeyinde. 10 Mart günü aralık ayına ait işsizlik rakamları, 11 Mart günü ocak ayına ait ödemeler dengesi açıklanacak. Cari açık ülkenin büyüme trendini gösterirken, aralık sonlarına doğru Çin’de başlayan koronavirüsün ticaret rakamlarına etki etmesi bekleniyor. 13 Mart ocak ayı sanayi üretimi ve TCMB beklenti anketi yayımlanacak. Ayın en önemli gelişmesi ise 19 Mart PPK faiz kararı olacak. TCMB güncel enflasyon rakamları üzerinden değil de beklenti enflasyonu üzerinden gidiyor. Dolayısıyla faiz kararı öncesi çekirdek enflasyondaki eğilime ve TCMB’nin beklenti anketindeki yıl sonu TÜFE beklentilerine dikkat edilebilir. 24 ve 25 Mart tarihlerinde sırasıyla tüketici ve reel sektör güven endeksi var. 2019 yılı dipten dönüşün ardından güven endekslerinde de dönüş yaşanıyor.

Euro Bölgesi

Euro Bölgesi’nin 2 Mart günü nihai PMI verilerinin piyasalara önemli bir etkisi beklenmiyor.3 Mart ocak ayı işsizlik verileri açıklanacak. 10 Mart günü Euro bölgesinin 4.çeyrek ve 2019 yılı büyüme rakamları açıklanacak. 12 Mart günü ise ECB faiz kararı ve sanayi üretimi açıklanacak. ECB yetkilileri koronavirüs salgını yüzünden politika faizini yeniden ayarlamaya gerek olmadığını söylese de gelen haberler virüs salgının Avrupa’ya günden güne yayıldığını gösteriyor. Dolayısıyla etkilerinin toplantıda çokça tartışılması beklenen virüs tehlikesine yönelik karar metninde yapılacak atıflar, Euro üzerinde fiyatlama yaratabilir.13 Ocak günü Almanya enflasyon, 18 Ocak günü Euro Bölgesi enflasyon açıklanacak. Düşen petrol fiyatları, korona nedeniyle azalan talep manşet enflasyon üzerinde aşağı yönde etkili olabilir. 24 Mart günü öncü hizmet ve imalat PMI verileri gelecek. Euro Bölgesi genelinde sektörlerdeki gidişatı anlatan önemli bir öncü veri olarak fiyatlamalarda etkili olabiliyor. Ayın en önemli verilerinden olan Euro Bölgesi öncü enflasyon verisi ise 31 Mart günü açıklanacak.

ABD

ABD Kasım ayında yapılacak genel seçimler öncesinde ön seçimlere odaklanmış durumda. Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump’ın karşısına çıkacak ismin Mart ayı ortasında netleşmesi bekleniyor. Demokrat Parti’de şu ana kadar sadece üç eyalette ön seçim süreci tamamlandı. Çok sayıda eyalette ön seçimlerin Mart ayının ilk haftalarında yapılması planlanıyor. Mart ayı ile birlikte ön seçim süreci de hızlanacak. 14 eyalette ön seçimin yapılacağı “Süper Salı” 3 Mart’ta. Bunlar dışında koronavirüs salgını nedeniyle Fed’den yıl genelinde faiz indirim beklentileri 1’den 2’ye çıkmış durumda. Ayrıca virüsün küresel büyümeye olumsuz etkisi ve şirket karlarını önemli ölçüde olumsuz etkilemesi beklenildiği için ABD tahvil faizleri ve ABD borsaları sert satış görüyor. Verim eğrisinin terse dönmesiyle küresel resesyon korku daha da artabilir.4 Mart günü ADP ve bir önceki gün açıklanması beklenen imalat PMI verilerinin ardından hizmet PMI verilerinin açıklanması bekleniyor. 5 Mart günü fabrika siparişleri USD üzerinde etki yaratabilir. 6 Mart Cuma ise tarım dışı günü ve beraberinde gelecek olan ortalama saatlik kazançlar oldukça önemli bir veri. 11 Mart günü enflasyon rakamları yine önemli olacak. Hemen ertesi gün ise ÜFE rakamları açıklanacak. 17 Mart günü açıklanacak olan sanayi üretimi ve perakende satışlar ABD varlıkları üzerinde etkili oluyor. 18 Mart günü ise Fed’in yeni komitesiyle beraber ilk toplantısı gerçekleşecek. Dolayısıyla metin değişiklikleri ya da görüş değişiklikleri olabilir. Koronavirüsün büyüme üzerindeki tartışmaları da yakinen takip edilecek. 24 Mart günü öncü imalat ve hizmet PMI rakamları, 25 Mart günü ise öncü dayanıklı mal siparişleri yine fiyatlamalar üzerinde etkili olan önemli verilerden. Son olarak ise 27 Mart günü çekirdek kişisel tüketim harcamaları açıklanacak. Fed’in projeksiyonunda da yer alan bu veri enflasyon göstergesi olarak FOMC tarafından yakından izleniyor. Bu nedenle PCE ve çekirdek PCE rakamlarındaki düşüş, indirim beklentilerini daha da körükleyebilir.

Aylık Teknik Öneriler…

ÜCRETSİZ CANLI BORSA EKRANI İÇİN HEMEN TIKLAYIN!

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin