2020 Eylül Kantitatif Hisse Stratejisi / Tacirler Yatırım

Kantitatif Hisse Stratejisi 2.0

Eylül 2020 – BIST-30 hisselerine geçiş olacak mı?

Raporu nasıl okumalıyız? – Hatırlanacağı üzere Haziran 2019’da yayınladığımız raporumuzda (burada) risk faktörü modellerinden nasıl hisse stratejisi oluşturulabileceğini, risk faktörlerinin ne anlama geldiklerini ve geçmiş dönem performanslarını irdelemiştik. Temmuz ayında ise ilk strateji sepetlerini yayınlamıştık. Son aylık raporda (burada) yayınladığımız Kantitatif Hisse Sepeti (KHS) Temmuz-Ağustos döneminde BIST-30 Getiri Endeksine göre +%9,9 ek getiri sağlarken, yüksek düzey risk sepeti +%7,3, orta düzey risk +%6,5, düşük düzey risk sepeti ise +%5,3 ek getiri sağladı. Düşük düzey risk sepeti beklendiği gibi piyasaya göre daha düşük düzeyde bir oynaklık gösterdiğini gözlemlemeye devam ettik. Yayımlanmaya başladıkları tarih olan Temmuz 2019’dan itibaren dönemsel KHS, BIST-30 Getiri Endeksine göre yıllıklandırılmış olarak +%56 ek getiri sağlarken, yüksek düzey risk sepeti +%79, orta düzey risk sepeti +%56, düşük düzey risk sepeti ise +%41 dönemsel ek getiri sağladı. Temmuz-Ağustos döneminde Momentum ve Büyüme faktör grubundaki hisselerin Değer faktör grubuna göre daha iyi performans sergilediğini gözlemledik. Öte yandan, küçük ölçekli şirketlerde yüksek değerleme olduğunu, bu bağlamda, portföylerde orta ve büyük ölçekli şirket hisselerine geçişin olabileceğini düşünüyoruz.

Aylık kantitatif strateji raporlarımızda 4 farklı strateji sepeti bulacaksınız:

(1) Kantitatif Hisse Sepeti (KHS): tüm faktörler içerisinde en yüksek sinyali üreten hisseler ham bir şekilde toplanarak oluşturulur. Strateji oluşturulmadan sinyal başarısını değerlendirir. Bu sepette 10 adet eşit ağırlıklı (EA) hisse senedi bulacaksınız.

(2) Düşük Düzey Risk Sepeti: en düşük oynaklığa sahip stratejiyi oluşturmak için optimizasyon yapılır, 20 adet EA hisse içermektedir. Risk iştahının düştüğü dönemlerde göreceli getirisinin artması beklenebilir.

(3) Orta Düzey Risk Sepeti: riske göre ayarlanmış getiriyi azami seviyeye getirmek için optimizasyon yapılır (örneğin Sharpe rasyosunu maksimize etmek), 20 adet EA hisse içermektedir. Piyasanın yönü net belirlenemediği durumlarda piyasaya katılmak için kullanılabilir.

(4) Yüksek Düzey Risk Sepeti: strateji getirisini azami seviyeye getirmek için optimizasyon yapılır, 20 adet EA hisse içermektedir. Risk iştahının arttığı dönemlerde göreceli getirisinin artması beklenebilir.

Aylık sepet önerileri – Kantitatif sepetleri değerlendirirken, a) önerilerin göreceli uzun vadeli olarak görülmesini, b) bir sepet mantığıyla önerilerin birlikte alınıp/satılmalarını, c) riski azaltmak adına mevcut korunma yöntemlerinin kullanılması (örneğin vadeli kontratlar ile BIST30 endeksinin açığa satılması gibi), d) sepetler içinden tek hisse seçilecekse, temel ve teknik analiz yöntemlerinden destek alınmasını, e) olası kayıplar durumunda belirli bir stop-loss (örn. %5) stratejisinin de kullanılmasını öneririz.

Geleceğe yönelik beklentilerimiz – Hedge oranımızı %80-100 olarak koruyoruz. Risk iştahımızı artırarak Orta-Düzey Risk Sepetini tercih ediyoruz.

Gelecek dönem beklentileri…

Araştırma bölümüzden gelen gelecek dönem beklentileri ve görüşlerini aşağıda bulabilirsiniz:

Ağustos ayı TCMB tarafından hızlı likidite sıkılaştırmasına sahne oldu. Buna göre APİ tarafında ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %10 seviyesine kadar yükseldi. Hatırlanacağı gibi AOFM sadece bir ay önce %7,4 seviyesindeydi. Söz konusu sıkılaştırmanın TL varlıklar üzerindeki etkisinin ağustos ayının son haftasına kadar oldukça sınırlı olduğu görüldü. En son olarak ise USD/TL 7,40 seviyesinden 7,33 seviyelerine kadar gerileme kaydederken, 10 yıllık tahvil faizlerinde de %14,83 seviyesinden %14,09’a geri çekilme oldu. TCMB, en son PPK özet notlarında ağustos ayında da trend enflasyon eğilimindeki artışın devam ettiğini belirtken, yılsonu enflasyon tahminlerinin iki haneli seviyeye revize edildiği takip ediliyor. Dolayısıyla Eylül ayında da sıkılaştırmanın bir miktar daha devam etmesi beklenebilir. Bu gelişmeler ışığında küresel görünüm destek verdiği sürece gerek USD/TL tarafında gerekse 10 yıllık tahvil faizleri tarafında önümüzdeki dönemde bir miktar daha gevşeme olabileceğini düşünüyoruz.

Ekonomik görünüm tarafında ise küresel ekonomilerde olduğu gibi Türkiye ekonomisinde de dipten dönüşün hızlı ilerlediği görülüyor. Ancak asıl risk, söz konusu hızlı toparlanmanın kalıcılığı noktasında. Gerek para politikası gerek makro ihtiyati önlemler gerekse maliye politikası düzleminde destekler Ağustos ayına kadar artırılarak devam ederken, bu ay ile beraber özellikle TCMB tarafında TL likiditesinin sıkılaştırılarak piyasa faizlerini yukarı ittiğini görüyoruz. Bu durum Ağustos’ta Tüketici Güven Endeksi tarafında olumsuz etkisi anlamında kendini daha net gösterirken, Reel Sektör tarafında henüz bir etkisi görülmedi. Gelecek dönemde ise artan piyasa faizlerinin özellikle reel sektör tarafındaki etkileri yakından takip edilecek. 2020 yılı GSYİH tahminimizi %-1 olarak korurken, mevcut çerçevede risklerin aşağı yönlü olduğunu düşünüyoruz.

Ağustos ayı oynaklık açısından oynaklığın düşük olduğu bir ay olmasına rağmen bu sene Ağustos ayı daha önceki yıllardan farklı olarak 2011 yılından beri oynaklığın en yüksek olduğu bir ay oldu. Oynaklığın sebeplerinin Borsa İstanbul’da yaşanan kuvvetli yükselişin ardından yaşanan kar realizasyonları, Türk Lirasında yaşanan değer kayıpları ve TCMB’nin uygulamış olduğu likidite koşullarındaki sıkılaştırma olduğunu düşünüyoruz. İleriye baktığımızda, COVID-19 salgını ile ilgili haber ve veri akışının gündemde önemli yer tutacağını ve bu bağlamda salgında 2. dalganın olup olmayacağının oldukça kritik olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanı sıra, açıklanacak ekonomik ve bankacılık sektörü verilerinin TL ve faizler üzerindeki etkilerinin ve büyüme dinamikleri ile şirketler üzerindeki etkilerinin yatırımcılar tarafından yakından izlenecek diğer konu başlıkları olacağını düşünüyoruz.

Değerleme açısından baktığımızda, BIST-100 endeksi 12 ay ileri F/K çarpanı olarak 19 Mart 2020 tarihinde en düşük değeri olan 4,6’dan işlem gördükten sonra Temmuz ayı ortasında 10’a kadar yükseldikten sonra yaşanan satışlarla beraber 7,4’e geri geldi. Gelinen seviye 2015 yılının başından itibaren ortalama 12 ay ileri F/K çarpanı olan 8.35’den %11 daha düşüktür. Mevcut durumda, BIST-100 endeksi MSCI GOÜ endeksine göre %51 iskontolu işlem görmekte olup, bu değer son bir senedeki ortalama iskonto seviyesi olan %41’den biraz daha düşüktür. BIST’in daha yüksek çarpandan işlem görmesi için COVID-19 salgınıyla ilgili haber akışının ve TCMB likidite adımlarının etkilerinin önemli olacağını düşünüyoruz.

Kantitatif Hisse Sepeti (KHS) Özet Verileri

KHS tüm faktörler içerisinde en yüksek sinyali üreten hisseler ham bir şekilde toplanarak oluşturuldu. Bu sepette 10 adet eşit ağırlıklı hisse senedi bulacaksınız. Bu stratejide piyasa yönüyle, risk beklentileri ve makro göstergeler açısından herhangi bir yön tahmini ve varsayım bulunmamaktadır. Bu sepet daha çok faktör modellerinin başarısını ölçmek adına bir gösterge niteliğinde görülebilir.

Faktör Alokasyon Stratejileri

Strateji sepetlerini oluştururken, daha önce belirlediğimiz faktör modellerinden gelen hisse senetlerini bir optimizasyon modeline dahil ederek, farklı risk parametreleri, varsayım ve beklentilerle faktör bazında yüzdesel dağılımını yapmaktayız (“alokasyon”). Birinci aşamada, BIST-TÜM endeksini evreninden seçim yapmaktayız. Ancak BIST-TÜM endeksi içerisinde ortalama risk toleransının üzerinde hisse senetlerinin bulunma ihtimalinden dolayı bir filtreleme yapmaktayız. Piyasa değeri ve günlük işlem hacmi üzerinden belirlediğimiz asgari seviyelerle risk iştahına uygun hisselerden bir evren (hisse havuzu) oluşturmaktayız.

Kasım ayı için filtre asgari seviyeleri dolaşımdaki piyasa değeri için 60 milyon TL, 130 günlük ağırlıklı günlük işlem hacmi için ise 6 milyon TL olarak belirlenmiştir. Bu filtreler sonrası BIST-TÜM endeksinden yaklaşık olarak 100 hisseyi içeren bir havuz oluşmaktadır. Risksiz faiz getirisini ise %11 (aynı kaldı) olarak aldık.

İkinci aşamada, evren kapsamında belirlediğimiz hisse senetlerini faktör modelleri algoritmalarını çalıştırarak, hisselerin faktörlere göre aldıkları sinyalleri puanlamakta ve bu puanları sıralamaktayız. Üçüncü aşamada ise, strateji/sepet tasarımı ve faktör alokasyonu evresine geçilmektedir. Faktör modelleri algoritmaları ile belirlenen sinyal puanlarını içeren hisse senetleri optimizasyon modeli içine alınmakta ve 3 farklı eğilimde strateji sepetleri oluşturulmaktadır:

1) Düşük Düzey Risk Sepeti: en düşük oynaklığa sahip stratejiyi oluşturmak için optimizasyon yapılır, 20 adet eşit ağırlıklı hisse içermektedir. Bu düzeydeki sepetlerin piyasa betasının 1.0x altında olması ve piyasa göreceli oynaklığının düşük olmasını beklemekteyiz. Öte yandan, bu düzeydeki sepetlerin; piyasada risk algısının bozulduğu, risk iştahının düştüğü, oynaklık ve belirsizliğin yükseldiği, ekonomik göstergelerin bozulduğu ve olumsuz haber akışının devamlılık arz ettiği dönemlerde piyasaya göreceli daha iyi performans göstermesini beklemekteyiz.

2) Orta Düzey Risk Sepeti: riske göre ayarlanmış getiriyi azami seviyeye getirmek için optimizasyon yapılır (örneğin Sharpe rasyosunu maksimize etmek), 20 adet eşit ağırlıklı hisse içermektedir. Bu düzeydeki sepetlerin piyasa betasının 1.0x civarında olması ve piyasa göreceli oynaklığının eşit seviyelerde olmasını beklemekteyiz. Öte yandan, bu düzeydeki sepetlerin; piyasada risk algısının ve risk iştahının yükselmeye başladığı, oynaklığın ve belirsizliğin düşüş eğilimine girdiği, ekonomik göstergelerin karışık seyrettiği ve haber akışının kısıtlı olduğu dönemlerde piyasaya göreceli daha iyi performans göstermesini beklemekteyiz.

3) Yüksek Düzey Risk Sepeti: sepet getirisini azami seviyeye getirmek için optimizasyon yapılır, 20 adet eşit ağırlıklı hisse içermektedir. Bu düzeydeki sepetlerin piyasa betasının 1.0x üzerinde olması ve piyasa göreceli oynaklığının yüksek olmasını beklemekteyiz. Öte yandan, bu düzeydeki sepetlerin; piyasada risk algısının ve risk iştahının yükseldiği, oynaklığın ve belirsizliğin düştüğü, ekonomik göstergelerin düzeldiği ve olumlu haber akışının devamlılık arz ettiği dönemlerde piyasaya göreceli daha iyi performans göstermesini beklemekteyiz.

Düşük Düzey Risk Sepeti

Bu strateji ağırlıklı olarak Düşük Oynaklık faktöründen oluşmaktadır. Öte yandan daha düşük ağırlıklarda Değer ve Büyüme faktörleri de bulunur. Momentum faktörü ise negatif ağırlığa sahiptir. Optimizasyon modelimiz bu sepetten yıllıklandırılmış olarak piyasaya göre daha düşük oynaklık beklemektedir. Buradaki 20 hisse optimizasyon modelinden çıkan en yüksek ağırlığa sahip ilk 20 hissenin eşit ağırlıklandırılmış halidir. Sektör ve korelasyon matrisi bazında bakıldığında sektörel dağılımın çeşitlendirmeye uygun olduğu gözlemlenmektedir. En yüksek ağırlığa sahip sektörler: Holdingler, İnşaat ve Perakende. Beta: 0,97x

Orta Düzey Risk Sepeti

Bu strateji ağırlıklı olarak Değer faktöründen oluşmaktadır. Öte yandan daha düşük ağırlıklarda Düşük Oynaklık faktörü de bulunur. Momentum ve büyüme faktörleri ise negatif ağırlığa sahiptir. Optimizasyon modelimiz bu sepetten yıllıklandırılmış olarak piyasa göre eşit derecede oynaklık beklemektedir. Buradaki 20 hisse optimizasyon modelinden çıkan en yüksek ağırlığa sahip ilk 20 hissenin eşit ağırlıklandırılmış halidir. Sektör ve korelasyon matrisi bazında bakıldığında sektörel dağılımın çeşitlendirmeye uygun olduğu gözlemlenmektedir. En yüksek ağırlığa sahip sektörler: Enerji, Bankacılık ve İçecek. Beta: 1,05x.

Yüksek Düzey Risk Sepeti

Bu strateji ağırlıklı olarak Değer faktöründen oluşmaktadır. Öte yandan daha düşük ağırlıklarda Momentum faktörü de bulunur. Düşük oynaklık ve büyüme faktörleri ise negatif ağırlığa sahiptir. Optimizasyon modelimiz bu sepetten yıllıklandırılmış olarak piyasa göre eşit derecede oynaklık beklemektedir. Buradaki 20 hisse optimizasyon modelinden çıkan en yüksek ağırlığa sahip ilk 20 hissenin eşit ağırlıklandırılmış halidir. Sektör ve korelasyon matrisi bazında bakıldığında sektörel dağılımın çeşitlendirmeye uygun olmadığı gözlemlenmektedir. En yüksek ağırlığa sahip sektörler: Perakende, Bankacılık ve İçecek. Beta: 1,16x.

Raporu nasıl okumalıyız?

Hatırlanacağı üzere geçen ay yayınladığımız raporumuzda (“Kantitatif Hisse Stratejisi 2.0”) risk faktörü modellerinden nasıl hisse stratejisi oluşturulabileceğini, risk faktörlerinin ne anlama geldiklerini ve geçmiş dönem performanslarını irdelemiştik. Aylık strateji raporlarını değerlendirirken metodoloji raporumuzla birlikte değerlendirmenizi tavsiye ederiz. Yaptığımız çalışmadaki ana amacımızı, temel ve teknik analiz verilerinden elde ettiğimiz bilgiler ışığında istatiksel parametreler ve algoritmalar yardımıyla finansal verilere anlam kazandırarak, duygusal ve davranışsal hataları asgari seviyede tutmaya çalışarak objektif yatırım stratejileri oluşturmak olarak özetleyebiliriz. Temmuz ayı itibariyle yayınladığımz aylık rapor serilerinde, geçmiş dönem performanslarını olumlu bulduğumuz risk faktörlerinden hisse senedi stratejileri oluşturacağız. Aylık raporlarda, stratejilerde bulunan hisse senetlerini, strateji sepetlerine giren ve çıkan hisseleri, performans analizlerini ve Araştırma birimimizin gelecek dönemlerle ilgili piyasa ve ekonomi görüşlerine yer vereceğiz. Tüm bunlar ışığında yatırımcılar kendi risk iştahlarına, beklentilerine ve piyasa koşullarına en uygun stratejiyi belirleyebilecekler.

Strateji sepetlerini oluştururken, daha önce belirlediğimiz faktör modellerinden gelen hisse senetlerini bir optimizasyon modeline dahil ederek, farklı risk parametreleri, varsayım ve beklentilerle faktör bazında yüzdesel dağılımını yapmaktayız (“alokasyon”). Aylık kantitatif strateji raporlarımızda 4 farklı strateji sepeti bulacaksınız:

(1) Kantitatif Hisse Sepeti: tüm faktörler içerisinde en yüksek sinyali üreten hisseler ham bir şekilde toplanarak oluşturulur. Bu sepette 10 adet eşit ağırlıklı hisse senedi bulacaksınız. Bu stratejide piyasa yönüyle, risk beklentileri ve makro göstergeler açısından herhangi bir yön tahmini bulunmamaktadır. Bu sepet daha çok faktör modellerinin başarısını ölçmek adına bir gösterge niteliğinde görülebilir.

(2) Düşük Düzey Risk Sepeti: en düşük oynaklığa sahip stratejiyi oluşturmak için optimizasyon yapılır, 20 adet eşit ağırlıklı hisse içermektedir.

(3) Orta Düzey Risk Sepeti: riske göre ayarlanmış getiriyi azami seviyeye getirmek için optimizasyon yapılır (örneğin: Sharpe rasyosunu maksimize etmek), 20 adet eşit ağırlıklı hisse içermektedir.

(4) Yüksek Düzey Risk Sepeti: sepet getirisini azami seviyeye getirmek için optimizasyon yapılır, 20 adet eşit ağırlıklı hisse içermektedir. Bu çalışmada belirlenen risk düzeylerinin göreceli olduğunu ve kendi içerisinde orta-yüksek düzey risk içeren hisse senetleri varlık sınıfı içerisinden oluşturulduğunu hatırlatmak isteriz. Alokasyon stratejileri için daha fazla bilgiyi Faktör Alokasyon Stratejileri bölümünde bulabilirsiniz.

Risk grubu stratejik faktör dağılımı haricinde, her ay çeşitli stratejileri yeni yaklaşımlar içeren istatiksel yöntemler (makina öğrenimi vb.) kullanarak yatırımcılarımıza sunuyor olacağız. Hazırladığımız stratejilerin

a) uzun vadeli olarak değerlendirilmesi
b) sepet-çeşitlendirme mantığıyla hareket edilmesini
c) riskten korunmak adına risk yönetimi yapılmasını (vadeli kontratlar, zarar-kes vb.)
d) temel ve teknik analiz yöntemlerinden destek alınmasını öneririz.

Rapor için tıklayın.

Kaynak: Kantitatif Analiz Raporları

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN