2020 Ekim Strateji Raporu / Şeker Yatırım

BIST Eylül ayında pozitif ayrıştı…

Eylül ayında Global risk alma iştahı, Covid-19 vaka sayılarındaki artış ve ekonomik toparlanmaya ilişkin endişelerle zayıfladı. Powell’in ekonomik toparlanmaya ilişkin belirsizliklere işaret etmesi ve toparlanma için ek teşviklerin gerekli olduğun söylemesi sonrası yurtdışı borsalarda güçlü satışlar yaşanırken, majör borsalar Eylül ayını %1-5 arasında değişen düşüşlerle kapattı. ABD ek teşvik paketi konusundaki anlaşmazlık ve zayıf gelen bazı veriler de satışlarda etkili oldu. BIST ise TL bazında pozitif ayrışarak iyi performansı gösteren borsalardan birisi olurken, ayı %6,18 yükselişle 1.145 seviyesinden kapattı. Sınai endeks %9,7’lik yükselişle pozitif ayrışırken Bankacılık endeksi %5,5 yükseliş ile endekse paralel performans gösterdi. Jeopolitik risklerin zayıflaması ve TCMB faiz artışı ile para politikasında normalleşme adımı atması BIST’in yükselişinde etkili oldu. TCMB’den gelen sürpriz faiz artışına rağmen TL güçlü şekilde negatif ayrışmaya devam ederken, döviz sepetine karşı ayı %5 üzeri değer kaybı ile kapattı. CDS’ler ay içinde 500 seviyeleri altına gerilese de TL’deki değer kayıplarının da etkisiyle yüksek seyrini koruyarak ayı 533 seviyelerinden kapattı. CDS’lerdeki yüksek seyri TL varlıklara yönelik yüksek risk algısının devam ettiğine işaret ediyor.

Moody’s de Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu “B1”den, “B2”ye düşürürken, görünümü ise “Negatif” de bıraktı. Moody’s ’in not indiriminin piyasalara etkisi sınırlı oldu.

TCMB Eylül toplantısında sürpriz bir şekilde politika faizini 200 baz puan artırarak %10,25’e yükseltti. Piyasa beklentisi faizin sabit bırakması ancak GLP’de faizlerin arttırılması yönündeydi. TCMB, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin sınırlanması amacıyla Ağustos ayından itibaren atılan sıkılaştırma adımlarının güçlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiş ve bu doğrultuda, dezenflasyon sürecini yeniden tesis etmek ve fiyat istikrarını desteklemek amacıyla politika faizinin 200 baz puan yükseltilmesine karar vermiştir. Bu metin, TCMB’nin enflasyondaki yükselişe kayıtsız kalmayarak daha sıkı bir politikaya geçtiğine işaret ederken, para politikasında normalleşme sinyali olarak değerlendirdi. TCMB’nin faiz artışını ve para politikasında normalleşme adımı atmasını olumlu değerlendiren piyasalarda karar sonrası kurlarda ilk etapta hızlı bir geri çekilme yaşansa da dolar endeksindeki güçlenmenin de etkisiyle yükseliş eğilimi devam etti. Bu nedenle TCMB’nin şuan %11’lere yükselen ağırlıklı ortalama fonlamayı, kurlardaki oynaklığın devam etmesi ve enflasyon beklentileri üzerinde baskı oluşturması durumunda yükseltmeye devam edebileceğini ve önümüzdeki toplantılarda gerekmesi durumunda kademeli olarak politika faizini yukarı çekebileceğini düşünüyoruz.

Fed Eylül ayı toplantısında faizleri %0-0,25 aralığında sabit bırakırken faizlerin 2023 yılına kadar sabit tutacağının sinyalini verdi. Ayrıca, Fed yeni para politikası stratejisi çerçevesinde enflasyon, ortalama %2 hedefine ulaşıncaya kadar para politikasını gevşek tutmaya devam edeceği mesajını verdi. Fed üyeleri 2020 için daralma beklentisini yukarı yönlü revize ederken, gelecek yıllara ilişkin büyüme tahminleri aşağı yönde revize etti. Fed başkanı Powell, önümüzdeki dönemde büyük bir ihtimalle daha fazla mali teşvike ihtiyaç olacağını ve ek teşviklerin gelmemesi durumunda ekonomide risklerin aşağı yönlü oluşabileceğini söyledi. Başkan Powell’in bu açıklamaları piyasalar tarafından ekonomik toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin artığı şeklinde değerlendirilirdi.

Ekim ayında yurtdışı piyasaların ana gündemi yaklaşan ABD seçimlerine yönelik beklentiler olacak. Diğer önemli gündem maddeleri ise Covid-19 salgını ve aşı çalışmalarına ilişkin gelişmeler, ABD ek teşvik paketine ilişkin gelişmeler ve makro veriler olacaktır. Başkan Trump’ın seçimleri kaybedeceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi durumunda başta ABD borsaları olmak üzere yurtdışı boralarda kar satışlarının güçlenmesi beklenmektedir. Diğer yandan Ekim ayında kullanılabilir bir aşı için onay çıkması durumunda yurtdışı borsalarda kısa vadeli güçlü pozitif fiyatlama oluşması beklenir. Ekonomik toparlanmaya yönelik belirsizliklerin yükselmesi sonrası başta ABD olmak üzere majör ekonomilerden gelecek veriler piyasaların kısa vadeli yönünü belirlemede etkili olacaktır. Güçlü veriler borsaların Eylül ayındaki kayıplarını geri almasını sağlayabileceği gibi zayıf veriler satış baskısını güçlendirebilir. Teşvik paketi konusundaki gelişmelerin de piyasalar üzerinde etkili önemli fiyat dalgalanmasına enden olması beklenmektedir. Ekim ayında gündemin yoğun olması nedeniyle Global piyasalarda volatilitenin yüksek seyretmesi beklenmektedir. Bu nedenle Ekim ayında yurtdışı borsalar Eylül ayı kayıplarını büyük oranda geri alabilir ancak yükselişlerin tekrar satış fırsatı olarak kullanılacağını düşünüyoruz.

Yurtiçinde Ekim ayında jeopolitik gelişmeler ön planda olmaya devam edecek. Doğu Akdeniz’de Yunanistan ile yaşanan gerilime ilişkin gelişmeler ve Azerbaycan-Ermenistan arasındaki çatışma yakından izlenecektir. Ekonomi tarafında ise makro veriler kurların seyri ve TCMB faiz kararı ve sıkılaştırma adımları yakından takip edilecektir. Kurlardaki yükseliş eğiliminin devamı durumunda BIST’in Eylül kazançlarını geri vermesi ve yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirilmesi beklenmektedir. Kurlarda geri çekilme yaşanması ve jeopolitik risklerde artış olmadıkça BIST’in pozitif ayrışmasını bankacılık hisseleri öncülüğünde devam ettirmesi beklenmektedir. Jeopolitik risklerin tekrar yükselmesi ise BIST’te kısa süreli güçlü satışlara neden olabilir.

BIST’in geçmiş Ekim ayı performansları incelendiğinde genellikle endeksin geniş bir bant içinde dalgalandığını ve ayı genellikle Ekim aylarını yükseliş eğilimi ile kapattığı görülüyor. Bu nedenle BIST’in Ekim ayında pozitif eğilimini devam ettirmesi ve olası kar satışların alım fırsatı olarak değerlendirilmesi beklenmektedir. Bu beklentiler ışığında BIST-100 endeksinin Ekim ayında 1.090 – 1.180 aralığında dalgalanmasını bekliyoruz. Endekste 1.010 ve altına gerilemelerin yeni alım fırsatı, 1.175 ve üzerine yükselişlerin ise kar satışı fırsatı olarak de düşünüyoruz.

Portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %50, döviz ağırlığını %25 ve hisse senedi ağırlığını %25 olarak koruyoruz.

Rapor için tıklayın.

Kaynak: Şeker Yatırım Strateji Raporları

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN