2020 Ağustos Strateji Raporu / Şeker Yatırım

Temmuz ayında BIST ve TL negatif ayrıştı…

Global risk alma iştahı, Covid-19 aşı çalışmalarına yönelik pozitif beklentiler ve güçlü parasal teşviklerin etkisiyle güçlü kalmaya devam ediyor. Ancak hisse senedi piyasalarında V tipi toparlanma yaşanırken, makroekonomik veriler toparlanmaya işaret etse çok güçlü değil ve borsalarda oluşan fiyatlamayı şu an için desteklemiyor. Merkez bankalarından gelen güçlü parasal genişleme ve ABD ile AB gibi ülkelerden gelen mali teşviklerin uzun süre piyasalarda kalacağı beklentisi pozitif fiyatlamayı destekleyen ana faktör olmaya devam ediyor. Temmuz ayında majör borsalar, AB’nin üzerinde anlaştığı destek paketi ve ABD’den gelmesi beklenen ek teşvik beklentisiyle düşük momentumla da olsa yükseliş eğilimini devam ettirdi.

BIST ise ay içinde genel olarak majör borsalara paralel hareket etse de ay sonunda kurdaki oynaklığın artması ve ABD ile ilişkilerin bozulabileceğine yönelik beklentilerle gelen güçlü satışlar sonrasında Temmuz ayını negatif ayrışarak tamamladı. BIST-100 endeksi Temmuz ayını %3,29 düşüşle 1.127 seviyesinden kapatırken, bankacılık endeksi %13,7 düşüşle negatif ayrışmasını sürdürdü. Sınai endeks ise pozitif ayrışmaya devam ederek ayı %3,7 yükselişle tamamladı. BIST’te yabancı satışı yılbaşından beri düzenli olarak devam ederken, TCMB verilerine göre 17 Temmuz itibarıyla yılbaşından beri yabancılar Borsa İstanbul’da fiyat ve kur etkisinden arındırılmış olarak 4,33 milyar dolar net satış yaptı. BIST yabancı payı yaşanan çıkışlarla ay içinde %49,18 ile 2004 yılından beri en düşük seviyesine geriledi. DİBS tarafında da yabancı çıkışı güçlü şekilde devam ederken, yılbaşından beri yaşanan çıkış 7,33 milyar dolara yükseldi ve DİBS yabancı payı %3,94’e kadar geriledi.

Türkiye CDS’leri ay içinde 460 seviyeler altına gerilese de ay sonuna doğru yeniden yükselişe geçerek 565 seviyesinden kapattı. CDS’lerdeki yüksek seyir TL varlıklara ilişkin risk algısının halen yüksek olduğuna işaret ediyor. Temmuz ayında DXY dolar endeksi %4 üzeri değer kaybederken EM para birimlerinin büyük çoğunluğu dolar karşında değer kazandı. TL ise Euro-Dolar sepeti karşısında son iki aydır dar bantta sıkışık bir seyir izlerken, Temmuz ayı sonuna doğru oluşan yükselişin etkisiyle %4,3 değer kaybı ile tamamlayarak negatif ayrıştı. Faiz tarafında da yükseliş yaşanırken 10yy tahvil faizleri 107 baz puan yükselişle ayı %12.9 seviyesinden kapattı.

TCMB Temmuz toplantısında politika faizini piyasa beklentisine paralel değiştirmeyerek %8,25 seviyesinde sabit bıraktı. PPK metninde, özellikle Covid-19 salgınının yaratmış olduğu birim maliyet artışlarının çekirdek enflasyon göstergelerinde yükselişe neden olduğunu ifade edilmiştir. TCMB, yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği öngörüsü korunmakla birlikte, yakın dönemdeki gerçekleşmeler nedeniyle yılsonu enflasyon tahmini üzerindeki risklerin yukarı yönlü olduğu değerlendirmiş ve politika faizinin sabit tutmuştur. Buna paralel olarak TCMB açıkladığı III. Enflasyon Raporu’nda 2020 yılı enflasyon tahminini %7,4’den, %8,9’a, 2021 enflasyon tahminini ise %5,4’den, %6,2’ye yükseltti. Son iki toplantısında daha temkinli bir duruş sergileyen TCMB’nin enflasyonda iyileşme görülene kadar faiz indirimlerine ara vereceğini ve yılın geri kalanı için faiz indirimi için artık alanının kalmadığını düşünüyoruz.

Temmuz toplantısında faizleri oy birliğiyle %0-025 aralığında sabit bırakan Fed ekonomiyi desteklemek için tüm araçları kullanma taahhüdünü tekrarladı. Fed, salgın krizinin ekonomik aktivite, istihdam ve enflasyon üzerinde kısa vadede ağır şekilde baskı yaratacağını belirtirken, orta vadede ekonomik görünüm için kayda değer riskler yaratığını söyledi. Fed yabancı merkez bankaları için sağladığı dolar swap kanalları ve repo kolaylığını 31 Mart 2021’ye kadar uzattı. Fed maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerine ulaşana kadar faizlerin sabit tutacağını vurgulamaya devam etti.

Ağustos ayında yurtdışı piyasalarda ana gündemi Covid-19 salgını gelişmeleri ve majör ekonomilerden gelecek makro veriler olacaktır. Aşı çalışmalarına ilişkin pozitif beklentiler ve piyasalara verilen bol likiditenin desteğiyle Global risk iştahının Ağustos ayında da korunması beklenmektedir. Ancak majör ekonomilerden gelecek zayıf veriler ve ABD-Çin arasındaki gerilimin yükselmesi risk iştahını törpüleyerek Ağustos ayında borsalarda kar satışları yaşanmasına neden olabilir. Bu nedenle kısa vadede başta ABD olmak üzere gelecek makro verilere piyasaların hassasiyetinin daha yüksek olması beklenmektedir. Ekonomik toparlanmaya işaret eden pozitif verilerin borsalardaki yükselişi devam ettirmesi, çok zayıf verilerin ise kar satışlarını tetiklemesi beklenmektedir. DXY dolar endeksindeki gerileme sonrası EM’lere yönelik sınırlı fon akımı oluşurken, Temmuz ayında gelişmekte olan ülkeler pozitif ayrıştı. DXY endeksindeki zayıf seyrin devamıyla birlikte Ağustos ayında EM’ler genel olarak sınırlı da olsa pozitif ayrışmaya devam edebilir. Covid19 salgınının hız kesmeden devam etmesi ve ikinci dalga endişeleri piyasalar açısından kısa vadede en büyük risklerden biri olmaya devam edecektir.

Yurtiçinde de ana gündem covid-19 salgınındaki gelişmeler, başta enflasyon olmak üzere açıklanacak makro veriler ve buna bağlı olarak ekonomik toparlanmanın hızı olacaktır. Bunun yanında bir süredir yatay seyrini sürdüren Dolar/TL paritesinde Temmuz sonunda görülen oynaklığının seyri ve başta ABD ile ilişkiler olmak üzere jeopolitik risklerdeki gelişmeler, yurtiçi finansal piyasalar açısından yakından izlenecek konular olacaktır. Jeopolitik risklerin artması ve kurdaki oynaklığı hızlanması durumunda BIST’deki negatif ayrışmanın Ağustos ayında da devam etmesi beklenmektedir. Bu konularda olumlu gelişmeler olması durumunda ise Temmuz ayında negatif ayrışan BIST’in Ağustos ayında pozitif ayrışması beklenir. Bu beklentiler ışığında BIST-100 endeksinin Ağustos ayında 1.030-1.200 aralığında geniş bir bantta dalgalanması beklenmektedir. Ay içinde 1.040 ve altına gerilemelerin kademeli olarak yeni alım fırsatı, 1.200 ve üzerine yükselişlerin ise kar satışı fırsatı olarak değerlendirilebileceğini düşünüyoruz. Portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %50, döviz ağırlığını %25 ve hisse senedi ağırlığını %25 olarak koruyoruz.

Kaynak: Şeker Yatırım Strateji Raporları

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN