2019 Haziran Strateji Raporu / Şeker Yatırım

BIST irtifa kaybetmeye devam etti…

BIST-100 Mayıs ayı içinde 83.535 ile Ocak 2017’den beri en düşük seviyesini test ederek, ayı %5,1 düşüşle 90.590’dan kapatırken, ay sonundaki güçlü tepki alımlarına rağmen irtifa kaybetmeye devam etti. Ay içinde değer kaybeden TL TCMB’nin aldığı tedbir ve aksiyonlarla birlikte kayıplarını geri alırken, Trump-Erdoğan görüşmesi sonrası ayı %2’ye yaklaşan değer kazancı ile uzun süre sonra EM kurlarından pozitif ayrışarak kapatıyor. ABD ile Çin arasındaki ticaret görüşmelerinden sonuç çıkmaması ve görüşmeler devam ederken önce ABD’nin sonra Çin’in misilleme yaparak ek vergi uygulamaya başlaması ticaret savaşı endişelerini tekrar alevlendirdi. Ticaret endişelerine, resesyon kaygılarının da eklenmesiyle global piyasalarda riskten kaçış hız kazanırken, yurtdışı borsalarda da güçlü satışlar yaşandı. BIST Mayıs ayında yurt dışı olumsuz havanın yanında yurtiçi riskler nedeniyle en kötü performansı gösteren borsalardan biri olmaya devam etti. ABD ile devam eden S-400 alımına ilişkin gerginlik, ABD-İran gerginliği ve YSK’nın İstanbul seçimlerini yenilenme kararıyla etkisiyle BIST’te satış baskısı artarak devam etti. Ay içinde Eylül 2018’den beri en yüksek seviye olan 524 seviyelerini test eden CDS’ler, ay sonunda 495 seviyelerine gerilemesine rağmen halen TL varlıklara ilişkin yüksek risk fiyatlamasına işaret ediyor.

Ay içinde TL’deki değer kaybı sonrası TCMB daha önce de yaptığı gibi haftalık repo ihalelerini bir süre ara vererek fonlama maliyetini yukarı çekerken, ROM ve zorunlu karşılık oranlarında değişikliğe gitti. Ayrıca ROM kapsamında TL zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilmesi imkânı azami oranı %40’tan yüzde %30’a indirdi. TCMB bu adımla piyasaya 2,8 milyar dolar likidite sağlarken, bunun karşılığında piyasadan 7,2 milyar TL likiditesi çekmiş oldu. Ayrıca TCMB döviz zorunlu karşılık oranlarını toplam 300 baz puan artırarak piyasadan yaklaşık 7,2 milyar dolar likidite çekmesi bekleniyor. TCMB’nin bu adımları sonrası TL’deki değer kayıpları dururken, ayı değer kazancıyla kapattı.

Fed’in 1 Mayıs’taki faizleri oy birliği ile %2,25-%2,50 aralığında sabit tuttuğu toplantı tutanaklarında üyelerin faizlerde değişiklik için “sabırlı” yaklaşımını devam ettirmesinin uygun olacağını düşündükleri görülüyor. Fed bir sonraki faiz kararının ne yönde olacağına ilişkin sinyal vermezken piyasalar faiz indirimi fiyatlamaya devam ediyor. Piyasalar Eylül toplantısında Fed’in bir faiz indirimine gitmesini %90 üzeri, Aralık toplantısında ise %80 üzeri olasılıkla fiyatlıyor. ABD ile Çin ticaret görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve büyüme endişelerinin güçlenmesi durumunda Fed’in yılsonuna kadar bir faiz indirimine gitmesini yüksek olasılık olarak görülmektedir.

Yurtdışı piyasaların ana gündemi ABD ile Çin arasında ticaret görüşmeleri olacak. ABD tahvil faizleri resesyon fiyatlaması yapmaya başlarken, piyasaların için önümüzdeki dönemde en büyük risk büyümeye yönelik gelecek zayıf veriler olacak. Zayıf ekonomik veriler başta gelişmiş ülke borsaları olmak üzere güçlü satışlara neden olması ve riskten kaçışın devam etmesi beklenmektedir. Ancak, ABD ve Çin görüşmeleri sekteye uğrasa da henüz ipler kopmuş değil ve iki ülke halen bir anlaşma yapabilir. Olası bir anlaşma global risk iştahının hızlı şekilde geri dönmesini sağlayacaktır. Gündemden düşse de ABD ile İran arasında bir çatışma riski hem global hem de jeopolitik konum nedeniyle Türkiye piyasaları için büyük risklerden biri olacaktır. Haziran ayında yurtdışı piyasalarda düşük risk iştahı ve riskten kaçınmanın devam etmesi beklenmektedir. Fed’in piyasaları destekleyici politikasına rağmen ticaret savaşı ve büyüme endişeleriyle birlikte EM piyasaları başta olmak üzere piyasalardaki satış baskısı devam edebilir. Büyüme endişeleriyle birlikte petrol fiyatları Haziran ayında da düşüşüne devam edebilir.

Yurtiçinde ise ABD ile ilişkiler, S-400 konusundaki gelişmeler ve İstanbul seçimleri ve gelecek makro veriler piyasaların ana gündemi olacak. ABD ile ilişkilerin Trump-Erdoğan görüşmesi sonrası yumuşama sinyali vermesi ve iki liderin Haziran ayı sonunda G-20 zirvesinde görüşecek olması piyasalar tarafından olumlu algılandı. Bu beklentilerde olumlu bir gelişme olması durumunda değerleme olarak çok düşük çarpanla işlem gören ve EM içinde en ucuz borsa konumuna gelen BIST’te tepki alımları sınırlı da olsa devam edebilir. Ancak global riskten kaçışın ve borsalardaki satışların derinleşmesi durumunda BIST’te satış baskısının daha düşük tempoyla da olsa kaçınılmaz olacaktır.

Portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %60, döviz ağırlığını %20 ve hisse senedi ağırlığını %20 olarak koruyoruz.

Rapor için tıklayın.

HİSSENİ SEÇ, ANALİZİ E-MAİLİNE GELSİN…

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin