2019 Eylül Strateji Raporu / Şeker Yatırım

TL varlıklardaki pozitif ayrışma kısa sürdü…

Ağustos ayında, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının tekrar alevlenmesi sonucunda artan global resesyon kaygılarıyla birlikte piyasalarda riskten kaçış hız kazandı. Fed başkanı ve Fed üyelerinin Eylül ayında faizi indirimi için karışık açıklamalar yapması, riskten kaçışta etkili olan faktörlerden bir diğeri oldu. Güvenli liman talebiyle ABD tahvil faizleri üç yılın en düşük seviyeleri olan 1,44’e kadar gerilerken, altın fiyatları da yükselişini güçlendirdi.

Ağustos ayına 101.000 seviyeleri üzerinde başlayan BIST 100 endeksi 94.000 seviyelerine kadar gerileyerek benzerlerinden negatif ayrışırken, ayı %5,25 düşüşle 96.718’den kapattı. BIST seçilmiş borsalar içinde Hong Kong, Rusya ve İngiltere gibi borsalarından sonra en fazla değer kaybeden borsalardan oldu. TL ise Dolar karşısında %5 üzeri değer kaybı ile EM para birimleri içinde en fazla değer kaybeden para birimlerinden biri oldu.

TCMB’nin kredi büyümesini teşvik etmek için aldığı TL zorunlu karşılıklardaki indirim kararı piyasa tarafından genişleyici bir para politikası adımı olarak algılanırken, karar sonrası TL varlıklardaki negatif ayrışmayı tetikledi. Ağustos ayına 350’li seviyelerde başlayan CDS’ler 437 seviyelerine yükselirken, TL varlıklar ilişkin risk algısının kısa vadede tekrar yükseldiğine işaret etti. TL varlıklardaki negatif ayrışmada Suriye’de yaşanan gelişmelerin jeopolitik riskleri tekrar yükseltmesi de etkili oldu.

HİSSE SENETLERİNİ CANLI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN!

Fed tutanakları gelecek toplantı ve sonrası için faiz kararına ilişkin belirsizliği devam ettirdi. Powell’ın ay içinde Jackson Hole toplantısında yaptığı açıklamalar da Eylül toplantısı için faiz indirim belirsizliğini devam ettirerek piyasalarda satışların yaşanmasında etkili oldu. Piyasalar halen Eylül toplantısı için 25 baz puanlık bir faiz indirimini %100 olasılıkla fiyatlıyor. Dolayısıyla Fed’in Eylül toplantısında faizleri sabit bırakması riskten kaçışı ve EM’lerdeki negatif ayrışmayı devam ettirebilir.

TCMB Ağustos ayında kredi büyümesini teşvik edecek şekilde TL zorunlu karşılıklarda değişikliğe gitti. Buna göre kredi büyümesi %10-20 arasında olan bankalar için Türk lirası zorunlu karşılık oranları %7’den %2’ye indirilirken diğer bankalar için zorunlu karşılık oranları sabit tutuldu. Ayrıca TL olarak tesis edilen zorunlu karşılıklara uygulanan %13 faiz oranı, kredi büyümesi referans değerler arasında gerçekleşen bankalar için %15’e yükseltilirken, diğer bankalar için %5 olarak hesaplanacağı açıklandı.

Eylül ayında, ABD ile Çin arasındaki ticaret gerginliği piyasaların ana gündemi olmaya devam edecek. Mevcut görünüm ticaret savaşının kısa vadede çözülemeyeceğine ve diğer ülkelere de yayılma riski olduğunu gösteriyor. Bu nedenle global büyüme endişeleri ve resesyon kaygıları artarken, global riskten kaçış devam ediyor. Güvenli liman talebiyle birlikte negatif faizli tahvil stoku 17 trilyon dolar düzeyine kadar yükseldi. Eylül ayında Trump’tan ticaret görüşmelerine ilişkin gelecek mesajlar takip edilecek. Ilımlı açıklamalar ve ortamın yumuşaması risk iştahında toparlanmayı sağlayabilir.

“UCUZ/PAHALI” HİSSELERİ FİNNET 2000 İLE “ÜCRETSİZ” YAKALAYIN!

Piyasaların diğer ana gündemi ise Fed faiz kararı ve buna yönelik açıklamalar olacak. Fed faiz indirim belirsizliği Türkiye gibi EM’ler piyasalarından Ağustos ayında fon çıkış yaşanmasına neden oldu. Resesyon kaygılarıyla birlikte gelişmekte olan ülkelerden (EM) fon çıkışları Eylül ayında da devam edebilir. Fed’in faiz indirimine gitmemesi durumunda EM’lerin negatif ayrışması ve EM içinde ise TL varlıkların negatif ayrışmasını devam ettirmesi beklenir. ABD ve Çin’den gelecek zayıf veriler global büyüme endişelerini derinleştirerek piyasalardaki paniği daha artırabilir. Yurtdışı piyasaların Eylül ayında dalgalı bir seyir izlemesi ve volatilitenin devam etmesi beklenmektedir.

Yurtiçi piyasalar için Eylül ayında en önemli gelişme TCMB faiz kararı ve sonrasında piyasaların vereceği tepki önemli olacak. Piyasalar TCMB’den 100-300 baz puan arasında geniş bantta bir faiz indirimi bekliyor. Yurtiçi piyasalar için Eylül ayında en büyük risklerden biri Suriye’de yeniden yükselen tansiyon ve Jeopolitik riskler olacak. Negatif gelişmeler BIST ve TL’de değer kayıplarının güçlenmesine neden olabilir. BIST’in ay içinde global piyasalardaki ve yurt içindeki gelişmelere paralel dalgalı ve geniş bir bantta 91.000-101.000 arasında dalgalanması beklenmektedir. Ancak Fed’in faiz indirimine gitmesi ya da projeksiyonlarda daha fazla faiz indirimine işaret etmesi kısa vadede TL varlıkların ve özellikle BIST’in tekrar güçlenmesini sağlayacaktır.

Portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %60, döviz ağırlığını %20 ve hisse senedi ağırlığını %20 olarak koruyoruz.

PROFESYONEL HİSSE/VIOP VE FX TRADER EKRANLARINI HEMEN ÜCRETSİZ DENEYİN!

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin