2019 Ekim Strateji Raporu / Gedik Yatırım

Aylık Strateji Raporu

Başlarken

Ekim ayında aksiyon beklentisi zayıf olsa da yapacakları açıklamalarla bir kez daha merkez bankalarının ön plana çıktığını göreceğiz ancak öncesinde bu yılın rutin gündemi haline gelen ABD-Çin arasındaki ticaret gelişmelerine dair gelişmeler takip edilecek. Gündemin yoğun olmasına karşın eylül ayında oluşan pozitif havanın dağılması için ekstra bir neden görmüyoruz.

Piyasalarda Son Durum

Ağustos ayında ticaret savaşlarına dair artan endişeler ve büyüme endişeleri küresel risk iştahı ve TL varlıklar üzerinde baskı oluşturan gelişmeler olmuştu. Eylül ayında ise TL varlıkların genelinde pozitif bir seyir izlenirken ağustos ayındaki kayıplar geri alındı. Eylül ayı başında yurt içinde beklenenden daha iyi gelen ekonomik veriler, ekonomideki toparlanma emareleri, TCMB’den gelen faiz indirimi, ticaret görüşmelerine ilişkin artan iyimserlik ve ABD – Türkiye ilişkilerine dair pozitif beklentiler TL varlıkları destekleyen gelişmeler oldu. BIST-100 Endeksi eylül ayını %8,60’lık güçlü bir yükseliş kaydederken, Dolar/TL kuru %3,12 oranında düşüş gösterdi.

Yeni Ayda Piyasaları Bekleyenler

Ayın en önemli gelişmesi 24 Ekim’de gerçekleşecek olan TCMB toplantısı ve ay sonu açıklanacak olan enflasyon raporu olacak. TCMB’nin faiz karar beklentileri yine içeride enflasyon rakamları ile şekillenecek. TCMB Başkanı Uysal’ın verdiği mesajlarda PPK’nın önden yüklemeli faiz indirimine gittiğini belirtmesi diğer toplantılardaki beklentileri de şekillendiriyor. 3 Ekim Perşembe Türkiye eylül ayı enflasyon rakamları açıklanacak. 11 Ekim’de Türkiye cari işlemler dengesi gelecek. Hatırlanacağı üzere temmuz ayında Türkiye cari işlemler fazlası vermişti. Dengenin ağustos ayında da fazla vermesi beklenebilir. Ekonomideki daralmaya bağlı olarak cari işlemler dengesindeki gerileme diğer taraftan bütçe açığı olarak belirginleşiyor. Bu nedenle 15 Ekim’de açıklanacak bütçe dengesi önemli olacak. 14 Ekim’de ağustos ayına ait sanayi üretim rakamları Türkiye 3.çeyreğe ilişkin büyüme beklentilerini şekillendirebilir. 31 Ekim’de açıklanacak Enflasyon Raporu da yine TCMB’den beklentileri ve enflasyondaki düşüş seyrinin niteliğini bizlere yansıtacak.

Aylık Piyasa Stratejisi

Ekim ayına başlarken iyimserliğin korunduğu kanaatindeyiz. Gerek küreselde gerekse yerelde merkez bankalarının hamleleri piyasalardaki pozitif trendi destekler nitelikte. Uzun süredir siyasi ve jeopolitik risklerle baskılanan TL varlıklar için de ABD ile ilişkilerde normalleşme eğilimi önemli bir katalizör oldu. Bu tarafta başta Suriye konusu olmak üzere ilişkileri gerecek yeni kutuplaşmalar olmaz ise TL varlıklardaki pozitif trendin korunduğunu görebiliriz. Bu nedenle bu aya başlarken stratejinin BIST’te ara düzeltmeler olsa da yükselişin devam edebileceği ve TL’deki volatilitenin düşük seyredebileceği üzerine kurgulamak gerektiğini düşünüyoruz.

Finans Kürsüsü

Bu ayki Finans Kürsüsü bölümümüzde Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF) konusunu ele aldık.

Aylık Hisse Önerileri

Bu ay teknik takibimizdeki hisseler: AKSA, ASELS, MGROS, TAVHL, YKBNK

Başlarken…

Eylüldeki iyimserlik ekimde de sürebilir

Suudi Aramco’ya düzenlenen saldırı, Trump’a yönelik azil sürecinin başlatılması gibi sürpriz olumsuzluklar yaşansa da küresel risk iştahının görece yüksek seyrettiği bir ayı geride bıraktık. Ayın geneline damga vuran gelişmeler ise ticaret savaşlarının seyri ve daha önemlisi Fed, ECB ve TCMB gibi merkez bankalarının kararları oldu. Bu ayda ayın son bölümünde toplantıları gerçekleşecek olan bu üç merkez bankasının alacağı aksiyonlar ve yapacağı açıklamalar ile ticaret müzakerelerine yönelik gelişmeler ön planda olacak. İçeride ise dün açıklanan Yeni Ekonomi Programı ile gelecek yıldan itibaren %5’lik büyümeye odaklanılacağı görüldü.

Enflasyonda yeniden tek hane

Eylül ayında enflasyon beklentileri %1,00 ile %1,65 arasında şekillenmiş durumda. Ortalama beklenti ise %1,30-1,35 aralığında bulunuyor. Aylık enflasyon bu beklenti aralığında gerçekleşecek olur ise son aylarda pozitif sürprizler yapan TÜFE Temmuz 2017’den sonra ilk defa tek haneye gerilemiş olacak. TCMB Başkanı Murat Uysal, geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada enflasyon dinamiklerinde iyileşme görüldüğünü, küresel gelişmelerin de etkisiyle para politikasında oluşan hareket alanının önemli kısmını Temmuz ve Eylül’de önden yüklemeli şekilde kullanmayı tercih ettiklerini söyledi. Bu söylem yıllık enflasyonda baz etkisi kaynaklı yaşanacak bu düşüşün para politikası tarafına büyük oranda yansıdığının bundan sonra yılın son bölümünde olası faiz indirimlerinin oldukça sınırlı kalabileceğinin işareti oldu. Bu nedenle henüz daha vakit bulunmakla birlikte bu ay sonunda gerçekleşecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısından piyasaların dinamiğini değiştirecek bir hamle gelme olasılığı düştü. Benzer durum Fed için de geçerli. Geçtiğimiz ay yapılan faiz indiriminin ardından yapılan açıklamada Fed Başkanı Powell, risklere karşı sigorta sağlamak için faiz indirdiklerini ifade ederek, kısmen bunun önden yüklemeli bir faiz indirimi olduğunun mesajını vermiş oldu. Bu açıklama Fed’in de bu ayki toplantıyı faiz indirimi açısından pas geçme ihtimalini artırdı. Avrupa Merkez Bankası tarafında da geçtiğimiz ayki mevduat faiz indirimi ve varlık alım programının başlatılmasının ardından bu ay önemli bir hamle beklenmiyor. Bu nedenle her üç merkez bankasının bu ayki toplantıları alınacak aksiyonlardan ziyade sonraki aylarda alınması muhtemel aksiyonlara yönelik verilecek mesajlarla ön plana çıkacak.

Ticaret müzakereleri yine ön planda

2019 yılında 12 kez gerçekleşen ABD-Çin arasındaki ticaret müzakerelerinde 13. görüşmenin 10 Ekim’de ABD’de gerçekleşmesi bekleniyor. Son dönemde Trump’tan gelen açıklamalar kafa karışıklığı oluşturmaya devam ederken, piyasalarda eylül ayında bu konuda daha iyimser bir tablo oluştuğunu gördük. 10 Ekim’deki görüşmelerden önce yine Trump’ın açıklamaları ön planda olacak. Trump’tan zaman zaman tezat açıklamalar gelse de 23 Ağustos’ta Çin’in 75 milyar dolarlık ABD ürününe getirdiği ek vergiden sonra piyasalarda görülen oynaklığın ardından, Trump’ın daha makul açıklamalar yaptığını söylemek mümkün.

TL’deki dengeli seyir devam ediyor

Türk Lirası’nda geçen hafta da değer kazanımları devam etti. Salı günü yer alan haber akışında ABD’nin Türkiye’ye serbest ticaret anlaşması önereceği ve bu anlaşma içerisinde F-35 ile Patriot satışına yönelik tekliflerin de yer alacağı belirtilirken, haber akışına bağlı olarak ABD – Türkiye ilişkilerine dair iyimser beklentiler güç kazandı. ABD – Türkiye ilişkilerine dair oluşan olumlu hava geçen hafta boyunca TL varlıkları destekleyen ana gelişme oldu. Bu haber akışı sonrasında Dolar/TL’de aşağı yönlü hareketler etkili oldu. Ayrıca TCMB Başkanı Uysal’ın geçen haftaki konuşmada verdiği mesajlar temmuz ve eylül ayında gerçekleştirilen agresif faiz indirim sürecinin tamamlandığı şeklinde yorumlanırken Türk Lirası’nı destekleyen bir diğer gelişme oldu. ABD Başkanı Trump’a yönelik azil sürecinin Temsilciler Meclisi tarafından başlatılmasının risk iştahı üzerinde bir miktar baskı oluşturmasına ve gelişen ülke para birimlerinde baskıyı artırmasına rağmen Türk Lirası’ndaki pozitif ayrışma dikkat çekti. Geçen haftaya 5,74 seviyesinden başlayan Dolar/TL kurunda 5,65’li seviyeler görüldü. Önümüzdeki süreçte ABD – Türkiye ilişkilerinin seyri ve 3 Ekim Perşembe günü açıklanacak enflasyon rakamları kur cephesindeki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olacaktır. Ayrıca ticaret görüşmelerine yönelik beklentiler ve haber akışları da küresel risk iştahının seyri üzerinde etkili olacağından takip edilecek önemli bir konu başlığı olarak sıralanabilir.

Özetle

Ekim ayında aksiyon beklentisi zayıf olsa da yapacakları açıklamalarla bir kez daha merkez bankalarının ön plana çıktığını göreceğiz ancak öncesinde bu yılın rutin gündemi haline gelen ABD-Çin arasındaki ticaret gelişmelerine dair gelişmeler takip edilecek. Gündemin yoğun olmasına karşın eylül ayında oluşan pozitif havanın dağılması için ekstra bir neden görmüyoruz.

Aylık Piyasa Stratejisi

TL varlıklardaki pozitif trend korunabilecek mi?

Eylül ayı TL varlıklar için oldukça pozitif geçti. Ekim ayına başlarken de iyimserliğin korunduğu kanaatindeyiz. Gerek küreselde gerekse yerelde merkez bankalarının hamleleri piyasalardaki pozitif trendi destekler nitelikte. Uzun süredir siyasi ve jeopolitik risklerle baskılanan TL varlıklar için de ABD ile ilişkilerde normalleşme eğilimi önemli bir katalizör oldu. Bu tarafta başta Suriye konusu olmak üzere ilişkileri gerecek yeni kutuplaşmalar olmaz ise TL varlıklardaki pozitif trendin korunduğunu görebiliriz. Bu nedenle bu aya başlarken stratejinin BIST’te ara düzeltmeler olsa da yükselişin devam edebileceği ve TL’deki volatilitenin düşük seyredebileceği üzerine kurgulamak gerektiğini düşünüyoruz.

Dolar/TL’de sıkışma alanından çıkış hareketi sertleştirebilir

Dolar/TL’de 5,6450-5,71 aralığındaki sıkışma alanı oldukça önemli. Bu iki seviyeden birinin geçilmesinin kurdaki hareketi hızlandırabileceği görüşümüzü koruyoruz. Dolar/TL’de geçen hafta gözlenen aşağı yönlü seyrin yeni haftada da devam etmesi ve 5,6450 seviyesinin altına sarkılması durumunda 200 günlük üssel ortalamanın geçtiği 5,6150 seviyesi gündeme gelebilecektir. 2018 yılından bu yana 200 günlük üssel ortalamanın güçlü bir destek olarak çalıştığı ve gelen tepki alımlarıyla Dolar/TL’de tekrar yukarı yönlü hareketlerin yaşandığı görülmüştü. Bu nedenle geri çekilmelerde 200 günlük üssel ortalama oldukça önemli bir destek olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sefer 200 günlük ortalama altında kalıcılık sağlanacak olursa kurda aşağı yönlü hareketlerin hız kazandığı görülebilir. Bu durumda 5,56 ve 5,5350 seviyeleri gündeme gelebilir. Ancak 200 günlük ortalamadan tekrar tepki alımlarının etkili olduğu görülürse buna bağlı olarak 5,6800 ve 50 günlük üssel ortalamaya denk gelen 5,7050 seviyesi direnç konumunda bulunmaktadır. 5,7050 direncinin aşılması durumunda Dolar/TL’de teknik olarak alımların hız kazanabileceği ve tekrar 5,75’e doğru bir hareketin yaşanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

BIST yıl içi rekorlarını geçebilecek mi?

Önceki hafta bankalara yönelik yoğun haber akışının etkisi ile beş iş gününün dördünü düşüşle kapatan ve bu haftaya başlarken de satışlarla başlayan BIST 100, Salı günü ABD – Türkiye ilişkilerine yönelik olumlu haber akışlarının etkisi ile yönünü yeniden yukarıya çevirdi. Bununla birlikte bankacılık sektörüne yönelik haber akışının durması ve kısa vadedeki olumsuzluklardan ziyade orta vadede belirsizliklerin kalkmasına yönelik algı bankacılık endeksi öncülüğünde BIST’de yükselişin hız kazanmasını sağladı. Bankacılık endeksi Cuma günü %6,84 yükselirken, hafta boyunca bankacılık endeksinde yaşanan yükseliş %9,9 oldu. Cuma günü %3,15 yükselen BIST 100’ün ise haftalık kazancı %4,9 olarak gerçekleşti. Böylece endeks mart ayından sonra ilk defa 105 bin seviyesini aşarak, 106 bin civarındaki yıl içi zirvelerine göz kırpmış oldu. Yaşanan bu son yükselişle birlikte önceki hafta görülen en yüksek seviye olan 103.300 civarı çok güçlü bir destek konumuna geçti. Endekste bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece yükselişin devam etme olasılığı yüksek olacaktır. 106 bindeki yıl içi zirvelerin geçilmesi durumunda ise 107.500 ve devamında 110-112 bin aralığı gündeme gelebilir. Bu nedenle kısa vadede endekste önemli bir destek kırılmadığı sürece stratejilerin yukarı yönlü oluşturulmaya devam edilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz.

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin