2019 Aralık Hisse Senedi Stratejisi / İş Yatırım

Hisse Senedi Stratejisi Aralık 2019

Yükseliş için Yerlerinizi Alın

Temel dengelerdeki iyileşme henüz fiyatlanmadı

İntizamlı yumuşak iniş sonrası ekonomin kırılganlığı azaldı;2018 kur şokunu kontrollü bir yeniden dengelenme ile atlatan Türkiye ekonomisinin kırılganlığı önemli ölçüde azaldı. Geçtiğimiz 17 ayda cari denge 58 milyar dolar açıktan 6 milyar dolar fazlaya geçerken, bankalar ve şirketler 33 milyar dolar dış borç ödedi. Aynı dönemde banka-dışı kesimin açık döviz pozisyonu 45 milyar dolar azalırken, kısa vadeli uzun döviz pozisyonu 9 milyar dolar arttı.

Dış dengedeki düzeltme ekonomide sert iniş pahasına sağlanmadı
Üstelik dış dengedeki düzeltme ekonomide sert duruş pahasına sağlanmadı. Tam tersine büyümenin 2018 yılındaki %2,8’den 2019 yılında tahminen %0-%0,5 bandına gerilediği bir yumuşak iniş sürecinde başarıldı. 2018 Ekim ayında %25’e yaklaşan enflasyonun mali piyasalarda kontrolün sağlanmasıyla ile birlikte 2019 sonunda %11,5’e gerilemesi bekleniyor.

2020 yılında ekonomide dış dengeyi fazla bozmayan bir canlanma bekliyoruz.
Ekonomideki canlanmanın yılın dördüncü çeyreğinden itibaren hız kazanmasını bekliyoruz. Merkez Bankasının önden yüklemeli 1.000 baz puan faiz indiriminin etkilerinin görülmesiyle birlikte, büyümenin 2020 yılında %3,0, 2021 yılında %3,5 seviyesine yükseleceğini tahmin ediyoruz. Ertelenmiş talep, tüketici güveni ve finansman maliyetindeki gerileme büyümenin itici gücünü oluşturacak.

Yüksek döviz borcu, mali genişleme imkanının daralması ve jeopolitik riskler aşılması gereken engeller
Özel sektörün döviz borcunun yüksekliği, kapasite kullanım oranının düşüklüğü ve Türk lirasındaki sert değer kaybı yatırım iştahını ve tüketici güvenini sınırlayarak Türkiye’nin orta vadeli trendinin altında büyümesine neden oluyor. Olağanüstü gelirler hariç tutulduğunda milli gelirin %4’üne yaklaşan bütçe açığı maliye politikası kullanılarak büyümenin desteklenmesini zorlaştırıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Trump ile görüşmesi sonrasında oluşan olumlu havaya rağmen ABD yaptırım riski Türkiye varlıkları için halen bir risk unsuru. S400 alımı, Halkbank’ın İran işlemleri, Suriye’de askeri operasyon gibi nedenlerle ABD’nin yaptırım uygulaması durumunda Türkiye varlıklarında önemli boyutta değer kaybı oluşabilir.

Jeopolitik riskler nedeniyle temel dengelerdeki iyileşme sınırlı oranda fiyatlanıyor
Kur şokunun intizamlı bir dengelenme ile atlatılmasına, ekonomide ‘V şeklinde’ bir canlanmasının işaretleri görülmesine, 2020 yılında şirketlerin %30, bankaların %45 karlarını artırmasının beklenmesine rağmen Borsa İstanbul gelişmekte olan piyasalara göre %50’nin üstünde ıskonto ile işlem görüyor. Iskonto oranının yüksekliği ve yabancı katılımının sınırlı olması ABD yaptırımı olmayan (sınırlı oranda olan) bir senaryoda sert bir yükselişi getirebilir.

Neden Türkiye hisseleri alınmalı?

Güçlü kar büyümesi
2020 yılında takip listemizdeki şirketlerin karının %35 büyümesini bekliyoruz. Ekonominin canlanması, faizlerdeki düşüş, öngörülebilirliğin artması kar büyümesinin arkasındaki temel dinamikler. Mali sektör şirketlerinin – bankaların önderliğinde – net faiz marjındaki artış, kredi büyümesinin canlanması ve düşük baz yılının etkisiyle karını %45 artıracağını tahmin ediyoruz. Mali sektör dışındaki şirketlerin net karının da ekonomideki canlanma ve finansman giderlerinin gerilemesiyle %30 artacağını öngörüyoruz.

Gelişmekte olan piyasalara ve tarihsel ortalamalara göre cazip değerlemeler
MSCI Türkiye hisseleri 5,6x 2020 fiyat kazanç oranıyla gelişmekte olan piyasalara göre %53, son beş yıllık tarihsel ortalamasına göre %32 ıskonto ile işlem görüyor. Bankaların ıskontosu da gelişmekte olan piyasalara göre %54, tarihsel ortalamasına göre %33 seviyesinde.

Takip listemizde olan şirketlerin büyük çoğunluğu tarihsel ortalamasından 2 x standart sapma aşağıda işlem görüyor. (Detaylar 6. sayfada)

Yabancı yatırımcılar yükselişe katılmaması
Hisse senedine yabancı kaynak girişi 2019 yılı ilk 11 ayında sadece 470mn dolar oldu. Söz konusu girişin 420 milyon dolarının Kasım ayında olması yabancı yatırımcıların yükselişe katılımının yeni başladığına işaret ediyor.

Hisse senetlerin alternatif yatırım araçlarının gerisinde kalması
Şirket değerlemelerinde risksiz faiz olarak kullandığımız 10 yıllık DİBS faizi tahvil piyasasındaki yükselişle birlikte 2018 yılı başındaki %12,5 seviyesine geriledi. Borsa İstanbul ise 2008 başına göre halen %10 geride.

Euro-tahvil piyasası ile yapılan karşılaştırma borsanın ne kadar geride kaldığını daha çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Yaşanan korkunç dalgalanmaya rağmen Türkiye euro-tahvilleri 2018 başından beri %5 getiri sağlıyor. Borsa İstanbul ise aynı dönemde %40 değer kaybediyor.

Yükseliş için yatırım temaları

Faizlerdeki düşüş, kredi büyümesinden ve iç talebin canlanmasından yararlanacak şirketler

Bankalar: Güçlü kar büyümesi ve cazip değerlemeler

(GARAN.IS, VAKBN.IS)

Gayrimenkul yatırım ortaklıkları: Düşük faizler ve ekonomik canlanma ile artan konut satışları. Net aktif değerine göre %61 iskonto ile cazip bir getiri / risk profili sunması.

(TRGYO.IS )

Yurtiçi talebin canlanmasından yararlanacak şirketler

(ULKER.IS, YATAS.IS, AGHOL.IS)

Yüksek ıskontolu ve karı artacak şirketler

(TTKOM.IS, EREGL.IS)

En Çok Önerilenler Listesi

Rapor için tıklayın.
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin