2017 Mart Strateji Raporu / Şeker Yatırım

BIST TL’deki değer kazancının etkisiyle pozitif ayrıştı..

Şubat ayına 86.300 seviyelerinden başlayan BIST-100 endeksi ay içinde 86.000-89.583 arasında hareket ederken, ayı %1,37 yükselişle 87.478’den tamamladı. Bankacılık endeksi ayı %3,54 yükselişle tamamlarken, BIST-100’deki aylık pozitif getiride belirleyici oldu. Şubat ayında başta ABD borsaları olmak üzere gelişmiş ülke borsaları yükselişini devam ettirirken, gelişmekte olan ülke borsalarında da sınırlı yükselişler görüldü. ABD başkanı Trump’ın politikalarına ilişkin belirsizlik nedeniyle Fed’in faiz artırımlarında acele etmeyeceği beklentisi “Trump Rallisi”nin Şubat’ta da devam etmesine neden oldu. Fed tutanakları ve bazı Fed üyelerinin şahin tondaki mesajları sonrası Fed faiz artışı beklentilerinin artmasıyla yükseliş ay sonuna doğru momentum kaybetti. Son dönemde benzerlerinden negatif ayrışan TL Şubat ayında %4’e varan değer kazancıyla en fazla değer kazanan para birimlerinden biri oldu. Gelişmekte olan ülkelere yönelik risk alma iştahının yükselmesi ve özellikle de TCMB’nin aldığı sıkılaştırıcı önlemler, TL’nin değer kazancında etkili oldu. Fitch’in 26 Ocak’ta Türkiye’nin yatırım yapılabilir notunu düşürmesi sonrası beklentinin ve negatif baskının bitmesi de TL varlıkları pozitif etkilendi.

Fed Şubat ayı başındaki toplantıda beklentilere paralel faizleri %50-%75 bandında oy birliğiyle sabit bıraktı. Enflasyonun son dönemde arttığı ancak halen uzun vadeli hedefi olan %2 seviyesinin altında kaldığı ve faiz oranının bir süre daha uzun vadedeki seviyesinin altında kalmaya devam edeceği belirtildi. Şubat ayı içinde yayınlanan Fed tutanaklarında birçok Fed üyesi ekonomik görünüm değişmezse faiz artışının yakın zamanda yapılabileceğini söylerken, belirsizliklere rağmen üyelerin çoğu yavaş yavaş faiz artırımının uygun olacağı görüşünü tekrarladı.

TCMB 24 Ocak’ta, faiz koridorunun üst bandını %9,25 ve geç likidite penceresini %11,00’e yükselttikten sonra ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini, geç likidite penceresini kullanarak %10,30 seviyesi üzerine taşıyarak kısa vadeli sıkılaşmaya gitti. Toplantı sayısını azaltan TCMB’nin Şubat ayında toplantısı yoktu.

Mart ayında yurtdışı piyasalarda ana gündemi ABD Başkanı Trump tarafından açıklanacak olan vergi reformu ve diğer ekonomi politikalarının oluşturacağını düşünüyoruz. Bu açıklamalar sonrasında Mart ayı toplantısında faiz artışına gitmesi beklenmeyen Fed’den ve gelecek açıklamalar da piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Fed’in Mart artışı yapmasa bile Mayıs ya da Haziran için faiz artırım sinyali vermesi, son iki ayda güçlü performans gösteren ve tekrar fon akımı çeken gelişmekte olan ülkelerde satış baskısı oluşmasına neden olacaktır. Ancak, Fed’in bu yönde bir sinyal vermemesi ya da Mayıs toplantısının pas geçilebileceği yönündeki bir mesaj, gelişmekte olan ülkelere yönelik risk alma iştahını güçlendirerek devam ettirmesi beklenir. Bu durumdan en fazla yararlanacak olan ise göreceli olarak hala potansiyele sahip olan TL varlıklar olacaktır. Avrupa tarafında ise Fransa Cumhurbaşkanlığına ilişkin anketler izlenecek. Ancak, piyasalara etkisinin sınırlı olması beklenir.

Yurtiçinde ise gündem yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin referandum anketleri olacak. Ekonomik tarafta ise enflasyon ve diğer makro verilerin yanında TCMB faiz kararı ve geç likidite penceresi aracılığıyla kısa vadedeli sıkılaşmanın devam ettirilip ettirilmeyeceği izlenecek. TCMB’nin kısa vadeli para politikasına ilişkin sıkı duruşunu devam ettirmesi durumunda TL’deki değer kazançları momentum kaybetse de Mart ayında genel olarak devam edebilir. Ayrıca, Suriye’deki operasyonlar ve Jeopolitik riskler arka planda izlenmeye devam edilecek.

Mart ayında Fed’in Mayıs’ta bir faiz artırımı için açık sinyal vermemesi durumunda benzer eğilimin bu yılda devam etmesi ve BIST’in TL bazında tarihi zirve seviyelerini hedefleyerek yükseliş eğilimini devam ettirmesini bekliyoruz. Ancak, son iki ayda güçlü performans gösteren BIST’te ay içinde kar satışlarının yaşandıktan sonra BIST’in tekrar pozitif yönde hareket etmesi beklenmektedir. Gelişmekte olan ülkelere yönelik risk alma iştahında güçlü bir değişim olmadıkça kar satışlarının kısa vadede alım fırsatı oluşturması beklenmektedir.

Bu beklentilerin ışığında portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %55, döviz ağırlığını %15 ve hisse senedi ağırlığını %30 olarak sabit tutuyoruz.

Şeker Yatırım tarafından hazırlanan 2017 Mart Ayı Strateji Raporu için tıklayın.

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin