2017 Mart Strateji Raporu / Gedik Yatırım

Aylık Strateji Bülteni – Mart 2017

Başlarken…
Geçen ay sakin bir görüntü çizen yurtiçi piyasalar bu ay daha dalgalı bir görünüm izleyebilir…

Piyasalarda Son Durum
BİST-100’de boğa piyasasının ardından başlayan yön arayışı devam ederken, dolar/T’deki tansiyon düştü…

Yeni Ayda Piyasaları Bekleyenler
Mart ayında sahne Merkez Bankaları ve Politikacıların…

Son 10 Yılda Mart Ayları
Son 10 mart ayının 8’ini yükselişle tamamlayan BİST-100’e “mart”ların yaradığı görülürken; dolar/TL’de anlamlı bir mevsimsellikten bahsetmek zor …

Aylık Piyasa Stratejisi
Hızlı yükselişin ardından yatay kanala giren BIST 100’de kanalın kırılmasıyla sert hareketler görülebilir; dolar/TL’de düşen tansiyon TCMB’ye olduğu kadar Trump ve Fed’e de endeksli…

Aylık Hisse Önerileri
Bu ay teknik takibimizdeki hisseler: BIMAS, HEKTS, KORDS, TKFEN, TTRAK…

Finans Kürsüsü
Bu ay “Algoritmik Trade ve Robot İşlemler”i ele alıyoruz…

Bültenin Son Bölümünde Aylık Ekonomik Takvimi ile Piyasalara Dair Tablo & Grafikler de yer almaktadır.

Başlarken…

Trump ve Fed yeni bir yön çizebilir

Geçen hafta çarşamba akşamı açıklanan toplantı tutanakları ile Fed faiz artışının zamanlamasını bu sefer de “oldukça yakın” (‘fairly soon’) olarak nitelendirdi. İstihdam ve enflasyon verilerine yapılan vurguyla birlikte politika faizini oldukça yakın bir zamanda artırmanın uygun olacağı belirtildi. Fed’in bir sonraki Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı 14-15 Mart’ta gerçekleşecek. Fed’in ekonomik projeksiyonlarını da güncelleyeceği toplantının ardından, basın toplantısı da gerçekleşecek. Geçen hafta açıklanan tutanaklarda yer alan “oldukça yakın” söylemi ve ardından bu hafta Fed üyelerinden gelen açıklamalar mart ayında faiz artışı beklentisinde artırsa da, sis perdesinin biraz daha aralanması için bu hafta Cuma günü Yellen’in yapacağı açıklamalar bekleniyor.

Fed “eli kulağında” dedi

Geçen yıla 4 faiz artışı beklentisi ile giren Fed, yılı ancak aralık ayında yaptığı tek faiz artışı ile tamamladı. Fed’in faiz artışı özellikle yılın ikinci yarısında sürekli gündemde olmasına karşın, BREXIT ve Çin’deki belirsizlikler gibi nedenlerle faiz artış takvimi sürekli olarak ötelendi. Eylül ayındaki Fed toplantısının ardından faizlerin aralık ayında artışı neredeyse kesin hale geldi. Piyasadaki faiz artışı fiyatlaması ise eylül ayı Fed toplantı tutanakları yayımlandıktan sonra başladı. Ardından Trump’ın başkan seçilmesi ile de devam etti. Fed 2017 yılına ise üç faiz artışı beklentisi ile başladı. Son günlerde Mart’ta ilk faiz artışının gelme olasılığı yükselmiş olsa da çoğunluğun görüşü hala Fed’in mart ayını pas geçerek, mayıs ya da haziran ayında faiz artışı yapabileceği yönünde. Mart ayı toplantısının ardından mayıs ya da haziran ayı kesinleşmeye başlayacak olursa piyasalarda yeni bir Fed fiyatlaması görebiliriz. Bu nedenle mart ayındaki Fed toplantısı, zamanlama ve beklentiler açısından geçen yılki eylül toplantısına benziyor. Geçen yıl birçok nedenle faiz artışı konusunda karar alamayan Fed’in bu yıl ilerleyen aylarda toplantı döneminde ortaya çıkabilecek olumsuzlukları da göz önünde bulundurarak, uygun ortamın bulunduğu toplantıları faiz artışı konusunda değerlendireceğini düşünüyoruz. Bu nedenle Fed’in son toplantı tutanaklarında “oldukça yakın” (‘fairly soon’) ifadesine yer verdiğini düşünüyoruz. Geçen yıl Fed faiz artış beklentisi ve Trump sürpriziyle sertleşen fiyatlamalar bu yıl da yine Fed faiz artışı beklentisi ve Trump’ın yakın bir tarihte açıklaması beklenen maliye politikaları ile birlikte sertleşebilir. Bu nedenle marttaki Fed toplantısı ile birlikte gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere piyasaları zor günler bekliyor olabilir. Fed’in bir sonraki Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı 14-15 Mart’ta gerçekleşecek. Fed’in ekonomik projeksiyonlarını da güncelleyeceği toplantının ardından, basın toplantısı da gerçekleşecek.

Yurtdışında Fed içeride siyaset

Yurtdışında ana gündemi Trump ve Fed’in oluşturacağı bir aya daha girdik. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Fed’in mart ayı toplantısı geçen yılki eylül ayı toplantısının özelliklerini taşıyor. Avrupa tarafında ise Brexit görüşmeleri ön plana çıkacaktır. 14-15 Mart’taki Fed toplantısının hemen ardından 16 Mart’ta gerçekleşecek olan TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı, TCMB’nin ocak ayının ortalarından başlattığı politikaların sadeleşmesi için bir fırsat oluşturabilir. Piyasalar bu toplantıda yeni bir adım görmese bile, mevcut uygulamaların devamlılığı konusunda ipucu bulmak isteyecektir. Bunun yanında içeride yaklaşan referandum öncesi siyasi tansiyonun seyri önemli olacaktır. Bu ay içinde ortaya çıkacak anket sonuçlarına bağlı olarak da zaman zaman sert hareketler görülebilir. Geçen ay daha sakin bir görüntü çizen yurtiçi piyasalar bu ay daha dalgalı bir görünüm izleyebilir. Trump’ın gelişinden itibaren rekorlar tazeleyen ABD hisse senetleri endekslerinde bir düzeltme yaşanma olasılığı da mart ayında izleyeceğimiz önemli bir konu olacak.

Üzeyir DOĞAN
Araştırma Müdürü

Aylık Piyasa Stratejisi

Dolar/TL’deki düşüş devam eder mi?

TCMB’nin ocak ayının ortalarından başlayarak, gerek fonlama yapısı ve maliyetinde yaptığı düzenlemeler gerekse TL ve döviz likiditesindeki ayarlamaları kurlardaki tansiyonun düşmesini sağladı. Ocak ayı içinde 3,94’ü gören Dolar/TL geçen ay içinde 3,55’li rakamları gördü. Bu geri çekilmede TCMB’nin attığı adımlar ana etken olmakla birlikte Dolar Endeksi’nin Trump sonrasında başlattığı sert yükseliş hareketine ara vermiş olmasının etkisi de göz ardı edilmemeli. Bu nedenle yukarıda bahsettiğimiz gibi Fed ve Trump politikalarındaki değişimler Dolar Endeksi’nin seyri ve dolayısıyla TL dahil gelişmekte olan ülke para birimlerin seyri konusunda ana belirleyici olmaya devam edecektir.

TCMB’nin aldığı önlemler kurdaki tansiyonun düşmesine ve geçtiğimiz yılsonunda oluşan köpüğün büyük oranda geri alınmasına katkı sağlamış olsa da, bu önlemlerin ne kadar süreyle devam edeceği ve doların uluslararası piyasadaki konumu belirleyici olmaya devam edecektir. TCMB AOFM’ni %8,00- %8,30 civarından başlayarak önce %9’a, ardından da hızla %10,40’a çekmesiyle birlikte kur 3,94 civarından 3,55’e kadar geriledi. Kurdaki bu hareket mevcut son durumda faizlerde gelinen seviyelerin TL’yi spekülatif ataklardan koruduğunu göstermektedir. Küresel piyasa koşullarında ya da içeride siyasi veya jeopolitik risklerde önemli bir değişim görülmediği sürece kurlar daha dengeli bir seyir izleyebilir. TCMB’nin ocak ayının ortalarından beri sağladığı kazanımları kolay kolay kaybetmek istemeyeceğini göz önünde bulundurduğumuzda kurun en azından önümüzdeki referandum sürecine kadar ana hatlarıyla 3,50-3,70 aralığında dalgalanması beklenebilir. Ancak başta da belirtmeye çalıştığımız gibi dolar/TL de dahil gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin seyrinde ana belirleyici Fed ve Trump ekseninde ABD’de uygulanacak politikalar olduğunu unutmamak gerekiyor. TCMB’nin bu süreçte alacağı ya da almayacağı aksiyonlar kurun bu ana yöndeki değişim hızını ve diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinden ayrışma katsayısını belirleyecektir.

BIST’teki konsolidasyon ve teknik göstergeler

Aralık ve ocak ayındaki sert yükselişlerin ardından BIST Şubat ayı başındaki yükselişinin ardından son üç haftadır ana hatlarıyla 87.000-89.500 bandına sıkışmış durumda. Bundan önce çok kısa bir sürede yüzde 20’ye yakın getiri sağlayan endeksteki bu sıkışmayı bir konsolidasyon süreci olarak değerlendirmek mümkün. Bu tür sert yükseliş ve düşüşler sonrası oluşan bu konsolidasyon kanalları, yön konusunda yüzde yüz bir bilgi vermese de sonrasında oluşacak hareketler genellikle sert olmaktadır. Endeks son üç haftalık dönemde 89.500’ü üç kez test etmesine rağmen bu seviyelerde hacim azalmış ve endeks bu direnci kıramayarak geri dönüş yapmıştır. Bu denemeler yapılırken, teknik göstergelerde gerek saatlik gerekse günlük grafiklerde negatif aykırılıklar oluştuğu görülmektedir. Bu durum endeksin bahsettiğimiz bu konsolidasyon kanalını aşağı yönlü kırma ihtimalini artırmaktadır. Temel açıdan değerlendirdiğimizde ise endeksin son yüzde 20’lik yükseliş sonrasında, hisse hedef değerlerine göre getiri potansiyelinin azaldığını düşünüyoruz. Bu durum orta ve uzun vadeli portföylerde alım iştahının azalmasına neden olacaktır. Bu da endeksin bahsettiğimiz konsolidasyon kanalındaki fiyatları sindirerek yeni güçlü bir yükseliş hareketi başlatma ihtimalini azaltmaktadır. Buna karşın BIST dahil bir çok ülkede hisse senetleri endekslerinde ana yönü ABD’de Trump’ın uygulayacağı mali politikaların ve Fed’in yaklaşan faiz artışı takvimi ile ilgili gelişmelerin belirleyeceğini düşünüyoruz. Bu çerçevede Trump’ın altyapı ve vergi politikaları ile ilgili açıklamaları ve Fed’in 14-15 Mart’taki toplantısı ön plana çıkacak. 16 Mart’ta ise TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısını izliyor olacağız. Uzun süredir gündemi belirleme etkisi düşük olan Avrupa’da ise Mart ayında Brexit süreci ön plana çıkabilir.

Aylık Hisse Önerileri…

Gedik Yatırım tarafından hazırlanan 2017 Mart Ayı Strateji Raporu için tıklayın.

SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN
Google Play'den ücretsiz indirin