2017 1. Çeyrek Strateji Raporu / Bizim Menkul

YÖNETİCİ ÖZETİ

 2016 4. Çeyrekte yurtdışında ABD başkanlık seçimleri ve FED faiz artırım kararları gündemi meşgul ederken, yurtiçinde TL’nin aşırı değer kayıpları, TCMB’nin bu kayıplara verdiği ve vermediği tepkiler ile yeni cumhurbaşkanlığı sistemi referandum süreci gündemin öne çıkan maddeleri oldu.

 ABD seçimleri öncesinde düşük bir olasılık ta olsa Trump zaferi ihtimali piyasalar tarafından negatif fiyatlanırken, seçimlerden beklentilerin aksine Trump ve Cumhuriyetçilerin zaferle çıkması sonrasında ABD hisse senedi piyasaları yine herkesi şaşırtarak rekor seviyelere ulaşan yükselişler sergiledi. Trump’ın büyüme, istihdam, vergi düzenlemeleri gibi konularda vermiş olduğu vaatler ABD ekonomisinde yaşanan canlanmanın hızlanacağı beklentilerini de beraberinde getirirken, bu vaatlerin piyasalar tarafından da şimdilik olumlu fiyatlandığı görülüyor.

 ABD’de işler iyi giderken Aralık ayında FED faiz oranlarının 25 baz puan artırılması sonrası yapılan açıklamalardan 2017 yılında 3 faiz artırımı gelebileceği ihtimaline verilen olasılığın artmış olması özellikle gelişmekte olan piyasaların para birimleri üzerinde oluşan baskının sürmesine neden oldu.

 Küresel piyasalarda ana gündem ABD merkezli olurken yılın son çeyreğinde yurtiçinde ise yeni cumhurbaşkanlığı sistemi referandum süreci ve TL’nin değer kayıpları ana gündemlerden biri haline geldi. 2016’nın son çeyreğinde TL’deki değer kayıpları hızlanırken Aralık ayında bu kayıplar çok hızlı ve sert hale gelmiştir. TCMB’nin tek seferlik faiz artırımı piyasa tarafından beğenilmezken 2016 yılını 3,53 seviyesinden kapatan USD/TL kuru 11 Ocak 2017 tarihine geldiğimizde 3,94 seviyelerine kadar yükselmiştir. 12 Ocak itibariyle TCMB’nin klasik olmayan müdahaleleri ile TL’deki değer kayıpları bir miktar azalmış, 27 Ocak’taki Fitch’in kredi notumuzu indirmesi sonrasında ise TL’de değer kayıpları yerini kazanca bırakmış ve USD/TL kuru 3,65 seviyelerine kadar gerilemiştir.

 TL ve referandum dışında 3. Çeyrekte yıllar sonra gelen negatif büyüme, yılsonunda beklentilerin üzerine çıkan enflasyon ve işsizlik oranları piyasaları tedirgin etmiştir.

 Aralık ayında 72.000 seviyelerine kadar gerileyen ve USD bazlı oldukça düşük seviyelere gelen Bist100 endeksi yılsonunda 78.000 seviyelerine ulaşırken, yeni yılla birlikte TL’deki değer kaybının durması sonrasında 89.000 seviyelerine kadar yükselmiştir.

 Önümüzdeki dönemde Bist endeksi için en önemli belirleyici etkenin referandum süreci olacağını düşünmekteyiz. Referandum için yapılan ön çalışmalarda ve referandum sonucunda çıkabilecek hayır sonucunun piyasalar gözünde belirsizliği ve risk unsurlarını artıracak bir gelişme olarak negatif fiyatlanabilme olasılığı daha yüksek görünmektedir. Ayrıca 2016 yılına ait şirket bilançolarının şirket bazlı hareketlere sebep olabileceğini söyleyebiliriz. Bunun dışında TL’deki dalgalanmaların devam edebileceğini bu süreçte referandum süreci dışında TCMB’nin alacağı aksiyonların da etkili olabileceğini düşünmekteyiz. Şimdilik TCMB tarafından Ocak ayında alınan önlemler ve süregelen uygulamaların kurlar üzerindeki baskıyı kırdığını söyleyebiliriz. Altın tarafında uluslararası piyasada son dönemde yaşanan yükseliş trendinin ilk çeyrekte tersine dönmeyeceğini ve en azından yurtiçinde dolar kuruna da bağlı olarak düşüş riskinin az olduğunu düşünmekteyiz.

Bu gelişmeler ışığında 2017 yılı ilk çeyreği için BİST Sınaî Endeksinin şu anda seyretmekte olduğu 85-90 bin bandında hareketine devam etmesi durumunda, hisse senedine %40, sabit getirili menkul kıymetlere (SGMK) %40, altına %15 ve döviz sepetine %5 ağırlık verilerek VYM portföyümüzü çeşitlendirmekten yanayız.

Google Play'den ücretsiz indirin
SİZ DE BİNLERCE YATIRIMCI GİBİ PARA & BORSA MOBİL UYGULAMASINI ÜCRETSİZ İNDİREREK GÜNCEL PİYASA YORUMLARINA ULAŞMAK İÇİN HEMEN BURAYA TIKLAYIN